şükela:  tümü | bugün
  • dorian gray in ilk kurbanı.
  • dorian gray'e öyle aşıktır ki bu hanım kızımız, kendisi onu izlemek için tiyatroya geldiği gün berbat bir oyunculuk sergilemiştir. sebebi de sahnede bir aşığı oynamanın sahte olduğunu düşünmesi, gerçek aşkı sadece dorian gray ile yaşamak istemesidir. fakat bu tavırla dorian gray'in gözünden düşmüş, rezil rüsva olmuştur. çünkü dorian gray, onun sahnedeki hakimiyetine vurulmuştu.
  • dorian gray ile lord henry'nin konuşmalarındaki ingilizceyle karşılaştırıldığında vasat kalan ingilizcesi ile halkın en düşük katmanına ait olduğunu gösteriri
  • üniversite hazırlıkta korkunç bir gönülsüzlükle okumaya başlayıp bitirince hayran kaldığım the picture of dorian gray’de dorian'ın aşık olduğu oldukça yetenekli, güzel ama aşırı fakir, kısmetsiz aktris.

    --- spoiler ---

    gerçek hayatta aşkı öğrenirken kurgusal aşkı canlandırmaktan zevk alamamasından dolayı dorian'a olan aşkı oyunculuk yeteneğini yok eder. dorian gray’in aşkı da kızın oyunculuk yeteneğinin yok olduğunu görünce bitiverir. dorian'ın artık onu sevmediğini anlayınca intihar eder

    --- spoiler ---

    kitabı tekrar tekrar okurken ve sonradan düşündükçe kendimi hep sibyl olarak hayal ettim ama her fırsatta lord henry gelip kulağıma aslında dorian’ın ta kendisi olduğumu fısıldıyor. :/
  • an itibariyle fon müziği dinlenilesi sitesini incelemekteyim.

    http://www.sibylvane.com/
  • ölümünün ardından lord henry'nin yarattığı beyin fırtınası, insana hayatın amacını sorgulatır. kişinin trajedilere bakış açısını değiştirir.
  • ne dorian, ne de lord henry'i oynayabilecek biri gelmiyor aklıma ama kendisini düşündüğümde nedense kirsten dunst canlanıyor gözümün önünde. yuvarlak suratı, kocaman sevimli elmacık kemikleri ile mutlu mutlu bakıp gözünüzün içine gülecek, ama siz o gözlere baktığınızde şahane bir melankoliye ev sahipliği yapabilecek potansiyel ile dolu olduğunu görebileceksiniz.
  • dorian gray'in portresi'nde bir karakter.
    onu o yapan özelliği sahnede giyip çıkardığı roller, yeteneği değildir. o yeteneğin ardındaki saflık ve duygu yoğunluğudur.
    dorian en iyi arkadaşına bu tiyatrodan böyle bir yeteneğin nasıl olup da çıktığına inanamadığını, kıza aşık olduğunu, her role büyük bir ustalıkla girip çıktığını anlatır. beraber onu izlemeye gittiklerinde o kadar yüceltmiş olduğu kadın gerçekten çok kötü bir performans sergiler. arkadaşına mahcup olan dorian, oyunun ertesinde kıza acımadan yüklenir. kız coşku ile gerçek aşkı bulmanın yeteneğini nasıl körelttiğinden bahseder, maske takamaz olmuştur artık. sahnede oynadığı aşk ona olan yüce sevgisi karşısında pek aşağıdadır. söylediği sözler onun içinden gelen şeyler değildir. aşık taklidi yapmak, aşka hakarettir. ''sanatın ancak yansıması olabileceği bir şey'' getirmiştir dorian ona.
    dorian'a göre ise, sanatı olmadan, sibyl bir hiçtir.. üçüncü sınıf güzel bir aktris! ilişkilerini oracıkta bitirir büyük bir hayal kırıklığı içerisinde.
    sonra, kızın kendi canına kıydığı haberi gelir...
    dorian'ın günahlarına bir yenisi eklenir.
    sibyl vane bir aşk kurbanıdır. salt tutkudan ibarettir. tüm benliğiyle sevmiş ve gerçekten sevilmemiştir.
  • en dokunaklı roman kahramanlarından biridir.
    aşıkken olmak istediğinizin dışına çıkarsınız işte. bildiğinizi unutursunuz. saçmasapan bir hale evrilir, aşığın gözünden düşersiniz.
    oscar wilde'ın sevdiğim tarafı bu. hayatın olağanüstü taraflarını görebilmesi ve fikirlerini gerçekliğe dönüştürebilmesi.