şükela:  tümü | bugün
  • cehennem söyle onlara sedat yalçın bir daha asla aşık olmayacak.
  • (bkz: arzum onan)
  • cocuk oyuncunun ismi icin hayretlere duserdim, ben de 5 yas falan olunca.

    (bkz: suleyman suleymanoglu)

    cocuk ismi suleyman mi olur diye. soyada deginemiyorum bile.
  • sedat ile buket'in çarpışması ve sonrasındaki diyalog
  • ceyhun emre piçi. nedense bu karakter kalmış aklımda hem de piç olarak. çok mu kötüydü acaba?
  • arzum onan'ın güzelliği.
  • bittiğinde ağladığım.

    harbiden ağlamıştım ben bu dizinin son bölümünde, beykoz sırtlarında evlenmişlerdi finalde, lan bana ne oluyor amk, kütahya'da lise son öğrencisisin amk, okuldan çıkıp eve gelip mandalin yeyip test çözüyorsun niye ağlıyorsun harbiden. çok ergenmişim lan, hayır bir de kıllı mıllı, sesi borazan gibi olan ergendim, son bölümde bildiğin hüngür hüngür ağlamıştım.

    hadi tamam bir bok yedin ağladın madem, jeneriğin en sonunda çıkan mail adresine neden "ben sizi çok seviyorum" diye mynet hesabından mail atarsın?

    kafamı sikeyim demeyeceğim, güzel diziydi lan.
  • martılar, mihrabat korusu, gidenler ve kalanlar,
    ben sana mecburum,
    güzel kız,
    cehennem ve sedat'ın türküleri,
    rıfat hazal'ın barı,
    sedat yalçın'ın ''hepsi gittiler cehennem'' derkenki bakışları...
    hala ilk izlediğim günkü gibi hatırlıyorum çoğu şeyi. daha 10 yaşındaydım izlemeye başladığımda. her pazartesi iple çekilirdi. karşısında o zamanın fenomeni çılgın bediş vardı. okulda kızlar onu izlerdi.. hey gidi günler.. hem neden bütün gereksiz şeyleri hatırlıyorum ki ben?
    edit: beni eric clampton'la tanıştıran wonderful tonigt eşliğinde sedat ve buket'in dans edişini unutmuşum. olmazsa olmazdı *