şükela:  tümü | bugün
  • toplumumuzun adıdır. haberleri izleyip yüreği dayanan varsa el kaldırsın. holiganlar hayat memat meselesi yaptıkları oyunlar için hastanelik ediyor birbirini, bir küçük kız okulunun önünde öldürülüyor, güpegündüz sokak ortasında silahlar uçuşuyor, her gün tecavüz, her gün cinayet, doktorlar, öğretmenler, kadınlar, çocuklar, hayvanlar, durmadan öldürülüyor. "eskiden bu kadar değildi" diyor eskiler. ama yine de kimse durmuyor...
  • eğer ait hissetmiyorsanız, kendinizi korkmuş, soyutlanmış, bir köşesine pısmış olarak bulduğunuz toplumdur kendileri.

    http://i.imgur.com/rujpl.jpg (bkz: yiğit özgür)
  • aydın denilebilecek net sitelerinde takılan kısmı bile en küçük fırsatta birbirine laf çarpan, linçe çok yatkın, ota boka gaza gelen insanlardan oluşan bir toplumdur. şu sol daşşağın haline bakın mahallede reyiz kalmadı reyiz.
  • kafası çalışmadığı için yumruğunu ve silahını çalıştırmaya müsait toplum. kafasının çalıştığı yerler de olduğu gerçektir elbette: sahtekârlık, kurnazlık, puşluk, kalleşlik, soygun, hile, hırsızlık, taklit, yağma, v.s. böyle bir toplumun bireyleri için kendini tanımlama ve kanıtlama yoludur şiddet. her uyuşmazlıkta "ağzına bir tane" çakmak vardır, çözüm olarak ilk aklına gelen. bunu yapmadığı zamanlar ise kendi kendine öyle bir hayıflanır ki, sanırsınız dünyası yıkıldı. şiddet düşkünlüğü daha çok erkek tarafında ve söyleminde görülmekle birlikte, kadınlar da kafaları bozulunca muhataplarının orasını burasını yırtmaya, yolmaya v.s. pek meraklıdır. cinsel eylem bile bu toplumun özellikle erkekleri için bir şiddet va aşağılama aracıdır. her lafın başı sallamaya meraklı oldukları cinsel içerikli küfürde bile cinsel eylem sanki muhataba indirilen ağır bir vuruştur, darbedir. uluorta onun bunun kafasına sıkma fantezileri yine şiddet kültürünün bir başka seviyede ifadesidir.

    böylesi toplumları basit nedenlerle galeyana getirmek kolaydır. liderlerinin hedef gösterdiği kişi ya da nesneyi hunharca ortadan kaldırmaya eğilimlidirler. toplu olduklarında barbarlıkta tanıyabilecekleri herhangi bir sınır yoktur. vicdan, empati gibi duyguları bu tür şiddet hevesiyle yanıp tutuşan toplum bireylerinde görmek ve aramak boşunadır, aksine bunların yerini sadist, acımasız, gözü dönmüş, cinnetvari eğilimler almıştır. gözünü kırpmadan öldürmekten çekinmezler, bununla da övünürler. hele bu gözü dönük duygular bir takım dinsel, ideolojik v.b. kitlesel birleştiriciler üzerinden harekete geçmişse vahşette hiçbir sınır tanımazlar.
  • evvelsi gece geç saat eve dönerken dolmuş yavaşladı. yolculardan biri "çocuğu dövüyorlar ya. engelleyin" dedi.
    iki ergen, sırtını duvara yaslamış bir başka ergeni yumruklayarak dövüyor.
    dolmuştan iki erkek indi. ayırmaya gittiler.
    sonra 1,85 boy civarı bir başka genç müdahil oldu
    ve

    "kimsiz oğlüm siz?" (aksan buydu. mizahileştirmeye çalışmıyorum) diyerek bu iki genci savurdu. devam etti.
    "şiddet dolu bir toplum olduk yaa! yürü git la" diyerek ayırdığı gençlerden birinin kafasına küt diye silme bi tokat attı.
    tokadı yiyen
    "sen bana niye vuruyon o zaman abi?" diye güzel bir münazara çıkışında bulundu.
    "oğlüm. iki kişiye bi kişi giriyosunuz. adam ağlıyor lan. e hadi bana girin bakalım. hadi bana saldırın" diyerek şiddet toplumunun korkunçluğuna dair mesajını iddialı bir meydan okumayla destekledi.
    çocuklar dağıldı.

    döve döve şiddet toplumunun sonunu getirdi gibi kendince orada, dur bakalım.