şükela:  tümü | bugün
  • alexander payne'in yönettigi, paul giamatti ve thomas haden church'un basrolünde oldugu 2004 yapimi film. virginia madsen'i özleyenleri de mest edebilir.
  • san diego'da yasayan lise'de ingilizce ogretmenligi yapan miles ile bir hafta sonra evlenecek pembe dizi/reklam aktoru arkadasi bir yolculuga cikarlar, ve olaylar gelisir...
    bu iki kafadar santa barbara'nin biraz kuzeyindeki solvang isimli kasabaya gidiyorlar. yol boyunca ve orada kaliforniya sarabi tatmak ve golf oynamak amaclari. gelin gorun ki bekarliginin son bir haftasini yasayan arkadasin aklinda farkli seyler vardir ve bunlarin cezasini zavalli miles cekmek durumunda kalacaktir.

    super manzaralar, sarap kulturu --aslinda dusununce, ince bir mizah, ama sonucta umit dolu bir filmdi. benim aldigim ders ise etrafimda insanin enerjisini emen insanlar bulundurmamak gerektigi.

    edit: miles'in pinot guzellemesinin tamami icin:
    (bkz: pinot/#6939567)
  • hicbirseyi abartmadan, muthis bir kaliforniya manzarasi esliginde ve sarap kokusuyla izleyiciye sunan bir basyapittir sideways. gercek hayati temel alir ve olan olaylar aslinda herkesin basina gelebilir; mutlaka birinin maco takilan liseden/universiteden bir arkadasi vardir, mutlaka "bu hafta ikimiz de kari kiz olayina giriyoruz" diyen arkadaslar vardir, ve mutlaka herkesin depresif, ezik, ama zeki ve yeri geldiginde cok komik bir arkadasi da vardir. genelde de bu iki buklum karakter, "yok abi ben kari kiz olayina girmem" diyerek ortami bozar*.

    yapilan espriler hicbir zaman abarti olmadigi gibi, kanimca tam bir seinfeld havasi tasiyor. olan olaylar biraz daha belki gundelik hayatta olanlardan farkli, ancak her zaman karsilasilan ufak tefek seylere yapilan gondermeler ve sarfedilen sozler, filme muthis bir komedi unsuru katiyor. filmdeki romantizm hicbir zaman bunaltici bir hal almiyor, hersey guzel cereyan ediyor. sonunu soylemeyecegim dogal olarak, ancak zaten film boyunca surpriz olmayan "mutlumsu" son, tam anlamiylan bir "ah herkes ne kadar mutlu, herkes coluk cocuga karisti, ustelik sarap icinde yuzuyorlar" tarzi olmuyor. film, tam gerektigi yerde bitiyor.

    biz filmin nicin sideways olarak adlandirildigini bulamadik aslinda, ancak tahminimizce, sarabin da yan yatirilmasi gerektiginden, ve bu iki karakterin baslarindan gecen olayin da buna paralel bir sekilde gerceklestiginden dolayi "sideways" olarak isimlendirilmis olabiliecegi kanisina vardik (gerci bu kaniya ben varmadim, arkadasim vardi, o yuzden hicbir fikrim yok ne oldugu hakkinda. burada da arkadasimin fikrine "eheh evet biz bu kaniya vardik" diyerek sahip ciktigim icin, ben de filmdeki jack gibi davranmis bulunmaktayim).

    cok kaliteli, cok. hakikaten kral yonetmenmissin be iskender.
  • altin kure almis bir film'dir ayrica kendisi.
  • altın kürelerde "eternal sunshine of the spotless mind"ın hakkı olan müzikal komedi dalında en iyi film ödülünü alan film. paul giamatti'nin önlenemez yükselişi.
  • bu filmi zledikten sonra insan şarap içtiğinde çok daha farklı bir boyuttan bakabiliyor şaraba, thomas haden churchte kesinlikte oscar adaylağını haketmiş kanımca. kesinlikle izlenmesi gereken bir film.
  • "iyi, peki, tamam, izlensin" bir film. ama nedir bu guvenli sularda kulac atma meraki, nedir bu amerikan sinemasinin hali, nedir bu klasik film anlatimina yaslanip arada ekran bolme, enteresan afis hazirlama, asyali kadin ermeni dugun serpistirme meraki, diye de bir sorasi geliyor insanin. hollywood'un sosyal realizmi ikibinler itibariyla kesfetmesini ilgiyle takip edelim bakalim...
  • --- spoiler ---
    kullandiklari (ve parcaladiklari) araba icin (bkz: saab 900)
    --- spoiler ---
  • take the plan, spin it sideways demistir brian molko ve o bunu derken biz onun sesinde eriyip yitmisizdir
    (bkz: aklima geldi iste ne biliyim)