şükela:  tümü | bugün
  • ve din/ateizm üzerinden prim yapmaya çalışması olacak istediğim tam başlık. niye prim yapıyor diyorum çünkü dini konuları gerçekten tartışmak isteyen, ateizmi anlama uğraşında olan ve bazı konulara gerçekten açıklık getirmek isteyen birisi, bunu sorgulayarak, araştırarak, kesin yargılar olmadan, kışkırtıcı başlıklar açmadan, mevcut konulara yazarak yapar.

    ekşi sözlük 17-18 yıllık. bu süre içinde en çok başlıklar dini konularla ilgilidir herhalde .peki sidon ne yapıyor: sözlükte daha önce dindarlar ve ateistler tarafından çeşitli açılardan defalarca tartışılmış konuları, ortaya sürülmüş argümanları sanki daha önce hiç öne süren olmamış, hiç başlığı açılmamış gibi kışkırtıcı ve düzenli bir şekilde tekrar ayrı başlıkta açıp, yine aynı argümanları ısıtıp öne sürüyor. sonunda da kendi blog sitesine ve sosyal medya hesaplarına yönlendiriyor okuyucuları. tipik bir imaj çalışması mevcut burada tabii yüksek seviyede de bir tatmin durumu. yani hem imaj kasıyor, hem de ateizmi çürüttüğünü düşünüyor. yarattığı imaja kendisi de inanmış. inandığı dinle ilgili bir bok bilmeyen, ateistlerle tartışacak zerre donanımı olmayan bir sürü avare de bunun peşinden koşuyor.

    bunlara rağmen başlık altında kendisine, eski, yeni, ünlü, ünsüz bir sürü yazar farklı açıdan cevaplar vermeye çalışıyor. peki kendisi ne yapıyor. verilen cevapları tınlamayıp çocuk gibi kendini galip ilan ettiğini açıklıyor sonuç kısmında.

    peki nasıl yapıyor bunu: çok basit bir algoritması var.

    ilk olarak, bir tane ünlü ateist bul ya da kendi kafasındaki ateist profilini al, argümanına yedir, sonra da genelleyip bilmem ne gerçeği diye sıç başlığı. tabii başlığı sıçarken olur olmadık yerleri hedeyle renklendir, atarlı dil kullan, kimsenin felsefe bilmediğini belirt, ingilizce linkten kaynak ver ki entelektüel sansınlar, verilebilecek muhtemel cevapları tahmin et ve cevab veremediyle bitir.

    sonra biraz bekle, başlığa ilk entry girenler genelde laf sokanlar oluyor ve çok geçmeden ilk editi patlat, ad hominemciler gelmiş hemen diyerek safsata bildiğini belli et, işte hemen cevap veremeyince dalga geçerler böyle işte ateistler bunlar böyle kalbi mühürlü diye yapıştır. ikinci etap, cevap verenlerden sağlamlara cevap verme, kendi argümanını destekleyecek ateist profiline uyanları bul, bunlar ergen tayfa olur genelde, bunları akla pakla bir güzel genelle ve tiye al. bingo patlat 2.editi: sonuç: ben kazandım kaynak: bloğum ateistler yine cevab veremedi kih kih.

    avaraler: bay üstat eline sağlık, yine sıçtın ağzına ateistlerin, yine kimse cevap verememiş.

    not: oğlum kimsenin senin çürük temellendirilmiş fikirlerini şeyine taktığı yok. öptüm bye. tanım: ateistler ve tüm dinsizler için eğlence konusu.
  • ''umrumuzda değil lan, sidon kim? takmıyoz o'lum seni'' diyenlerin, nasıl takmadıklarını sorguladığım başlık. ulan sallamıyorsan sallamazsın olur biter. sikine takmıyormuş da bilmem ne. belli. nerede ne cevap aldın kim bilir de içine oturdu acaba da geldin başlık açtın?

    sidon kimdir tanımam etmem. 2-3 tane epistemolojik yazısını favorilemişimdir en fazla. bunu da ''ateistlere giydiriyor'' diye yapmamışımdır. adam gibi bilgi veren kim olursa olsun, favorilerim. o nedenle gelip burada tanımadığım adamı övecek halim yok. ama ''takmıyoruz'' deyip de gelip başlık açarsan, tartışma adabını bilmez ''yenmek- yenilmek'' diye olaya bakarsan, kusura bakma biri gelir bunu söyler.

    dediğim gibi, nasıl yazar, nerede edit verir, bir algoritmaya sahip midir? bilmiyorum. son saat gelip de dünya yok olana kadar iman edenlerle etmeyenler var olacaktır. hatta kur'an'dan anladığım kadarıyla, inkarcılar daha fazla olacaktır. o nedenle, ateizmi çürütmek gibi bir amacı olduğunu düşünmüyorum kimsenin. kimsenin ensesine tokat atıp ''inanma boşver'' diyecek halimiz de yok, efendi efendi inanan inanır, inanmayan inanmaz. ha buna karşın, ateizme veya islam'a, yahut herhangi başka inanca eleştiri getirilebilir, bu doğaldır. ama bu çürütmekten ziyade, kendini ifade ediştir.

    bu arada, islam eleştirisi bir yığın blog yazısı görüyorum ben de ortalıkta. çarşaf çarşaf yayınlayıp reklamını yapıyorlar. e bu adam da yapsın ne var bunda? iki entryden, iki blog yazısından bu kadar rahatsız olmanın alemi ne? inancı sağlam hiçbir müslüman, ateistlerin derme çatma iddialarıyla dinini terketmez, hemen hiçbir ateist de islam'ı doğru anlama çabasında olmadığı, gidip en uyduruk meali okuduğu için de, islam'a hicret etmez. bırakın kim ne yazıyorsa yazsın. küfür, hakaret, küçük düşürme gibi rencide edici bir dil, ifade kullanılmamışsa, ağlamanın alemi yok.
  • sidon'un entry profiline genel olarak bakan birisi, onun böyle bir amacı olmadığını rahatlıkla anlar. gözlemlediğim kadarıyla kendisi ateizmi çürütmek değil de ateistlerin islam aleyhine yalan yanlış bilgiler üzerinden bir dünya kurgulamasına ve bunu doğruymuş gibi sunmasına hatta bu yalanlara inanmasına karşı. aslında kendisinin ateistler için bir felaket değil de bir fırsat olduğu söylenebilir. nitekim ateistlerin şuan da islam karşıtlığı üzerinde inşa etmeye kalkıştıkları bilgilerin büyük çoğunluğu gerçeği yansıtmamakta. oysa dinle ilgili gerçek bir yaklaşım elde etmek isteyen bir ateist hatta müslüman kim olursa olsun edepli bir dille atacağı mesaj sonrası kendisinin engin bilgilerinden faydalanabilir.
  • 'yine cevap veremediler' tavrından rahatsız olan bir müslüman olarak söz konusu yazarın imaj kasmak gibi bir derdinin olduğuna kesinlikle inanmıyorum. din başlığı altında canı isteyince hakaret edebilen komple yobazlarla karıştırmayalım bence.

    bunun yerine modifiye etmek en güzeli. mesela bu kadar teoriye boğulmadan insanların kalbine de dokunabilecek yazılara yer vermek gibi. çünkü sonunda büyük emeklerle yazılmış bu entrylerin doğruluğu herkes tarafından kabul edilse bile iman dolu bir kalbi verebilecek gücümüz yok. tabi bunları herhangi bir cevap beklemeden yapılması yerinde olur.

    zaten ince bir çizgi. çok bilmekle hiç alakası yok. iman noktasında bizim garantimiz olmadığı gibi ateistlerin de garantisi yok. korkuları bu sanırım.*
  • tanımam etmem.. hatta entriler üzerinden atışmayı sevmediğim için, yazdığı bir entride düştüğü algı hatası ile ilgili kendisine aylar önce attığım ve ekşi sözlük standartlarına göre oldukça uzun sayılabilecek mesajıma tek kelimeyle bile olsa cevap vermeyerek ortada bırakmış bir arkadaştır.. mesajlaşma konusunda prensipleri var herhalde deyip üstünde durmamıştım ama epeyce bir kredi kaybetmişti gözümde..

    bu girizgahtan da anlaşılacağı gibi bir sidon muhibbi değilim, hatta kendisine kırgın sayılabilirim ama hak edenin hakkını vermezseniz aynı muameleye layık olacağınızı da unutmayın.. adam öyle veya böyle ateistlerin her adımda kendileriyle çelişerek öne sürdüğü iddiaları onların yöntemiyle çürütüyor.. ateizmin anladığı dilden, onların yöntemiyle konuşarak içine düştükleri çelişkileri net ve temiz bir dille gün yüzüne çıkarıyor..

    sanırım sidon'u tanımlamamız gerekirse; rakibin yöntemini kullanarak açıklarını bulan ve onu kazdığı kuyuya düşüren kişi diyebiliriz rahatlıkla..

    ---
    bana sorarsanız (niye sorasınız ama sordunuz diyelim); bu şekilde karşılıklı atışmayla, iddialar ve bu iddialara mantık sahasında bulunan kanıtlarla bir yere varılabileceğine inananlardan değilim.. iman, gönlün ıssız ve kuytu yerlerinde açan nazenin ve endemik bir çiçektir..

    hal böyleyken "akıl" denen buldozerle iman sahasına girmeye kalkarsanız neler olabileceğini hayal bile etmek istemiyorum..

    lafı uzattım yine;

    başlıktaki haliyle, sidon'un ateizmi kendi silahıyla güzelce vurduğunu ve çelişkilerini okuyucusuna gösterdiğini düşünüyorum..

    ancak, bize akıldan fazlası, aklı aşan bir şeyler gerek.. düşmanı düşmanın silahıyla vurmak güzel ama sonra ne olacak..? onların yöntemi içimize işledikten sonra bir farkımız kalacak mı savaştığımız kırmızı urbalılardan..?
  • tanrıyı ve onun dinini var eden, o tanrıya dolayısyla o tanrının dinine inananlardır. inanırsanız vardırlar, inanmazsanız yoklardır. sanırım bu durum tanrı ve sidon gibiler için çok acı vericidir.

    ben daha çok sidon gibilerle değil de inandıkları tanrıyla ve ilahi kitaplarıyla ilgileniyorum örneğin inandıkları allah konuştuğu kitapta sürekli meydan okuyor, peki hangi inancı söküp attı dünya halklarından? hangi yeni inancın doğmasına engel olabildi? açın gözlerinizi de dünyaya turist gibi bakmayı deneyin, bu gezegen müslümanların etrafında dönmüyor, sizden sayıcı bir milyar fazla nüfusa sahip bir inancın insanlarını barındırıyor bu gezegen. sizle sayıca neredeyse aynı nüfusa sahip ateist-deist-agnostik vs vs gibi düşünce sistemlerine sahip insanları barındırıyor bu gezegen. ve bu gezegende bahsini ettiğim inançların düşünce sistemlerinin ve daha nice farklı dinin mensuplarının kuranı çürütmek gibi bir dertleri yok zira sizler nasıl altı milyar insanın yanlış yolda olduğunu, inançlarının, kutsallarının çürümüş olduğunu düşünüyorsanız o altı milyar insanda sizin inancınızın yanlış, temelsiz ve çürük olduğunu düşünüyor. sizin inancınızın, kitabınızın çürümediğinin, çürütülmediğinin kanıtı hala ona inanılıyor olması mı ? sahi siz musevilerin, hristiyanların inançlarını hangi ara çürüttünüzde bizim haberimiz olmadı ?

    son olarak; yeryüzünde fitne kalmayıncaya ve insanların allah’ın dininin egemenliğini kabul etmelerine kadar onlarla savaşın. (enfal suresi 39. ayet)
    yeryüzünde allahın dininin egemenliği sağlandı mı? meydan okuyan eğer gerçekten bir tanrı olsaydı şu an yukardaki ayet doğrultusunda yeryüzünde din tamamen o tanrının olmuştu.
  • yazık, cidden çok üzülüyorum bu arkadaşa. çiğ insanın ne demek olduğunu kelimesi kelimesine gösterdi. bu ne büyük bir öfkedir içinde sakladığı ve inanmıyorum ki binde birini dahi boşaltamadı bile. bu ne büyük bir kendini kanıtlama çabasıdır ki hayatının bir yılını efsanevi ve sapkın çıkarımlarını; kalitesiz argümanlarıyla, yalanlar ve hayali, çarpıtılmış istatistiklerle doğrulamaya dayalı geçirdi. kendini kanıtlamanın nefret saçmadan da olabileceğini öğrenmesi gerekiyor. bilhassa ahlak mefhumunu ya tamamıyla anlamadığını ya da herhangi bir çocukluk travmasını örtmek için bu mefhumun yokluğu ile ihtiva ettiği nefreti yönelttiği ateistler arasında zorunlu bir illiyet bağı kurmaya çabaladığını düşünmeye başladım. üzerine bir de edindiği garip misyonerlik mağrurluğunu da ekleyince tadından yenmiyor. müslümanların arasındayım. çevrem, ailem, arkadaşlarım da müslüman. envai çeşidini gördüm, muhabbette bulundum, yazıştım, kavga ettim. ama hiçbirinde bu kadar ağzı köpüklü olan bir nifakçıya rastlamadım. yazık, ne diyeyim.