şükela:  tümü | bugün
  • sumerlilerin ayya$ $arap tanricasi. ce$itli ressamlarca elince $arap kadehi, babasinin gomlegini giymi$ bir halde $ominenin onunde ickisini yudumlarken tasvir edilir.

    (bkz: sumer dini)
  • mekanı dünyanın sonundaki meyhane olan, burada white rabbit eşliğinde demlenen sümer tanrıçası.
  • sümerlerde sadece biraya özgü iki tanrıça vardı. siduri ve ninkasi.

    içki satan dükkanların koruyucusu sayılan ve isminin anlamı hurri lisanında “genç kadın” olan siduri, sümer mitlerinde sıklıkla yer alan bir tanrıçaydı. bazı araştırmacılara göre ana tanrıçanın görünümlerinden olan ishtar, bazılarına göre kibele, kimilerine göreyse demeter’den -yani ana tanrıçanın kendisinden- türemişti.

    dünya inançları sözlüğü, orhan hançerlioğlu - siduri
    sümerlerde tanrısal bira yapımcısı. kimi incelemeciler iştar'ın (tammuz’un karısı olan seks tanrıçası; ana tanrıçanın görünümlerinden), bundan dolayı da kybele'nin bir başka adı olabileceğine dikkat çekiyorlar.

    hey koca yurt, halikarnas balıkçısı
    belki de siduri demekle toprak ve tahıl anası olan bereket tanrıçası demeter kastedilmektedir.
    şaraptan önce ilk içki bira idi. ekmek bulunduktan az sonra bira yapıldı; çünkü bira ekmekten yapılıyordu.

    (bira ve ekmek aslında aynı öze sahiptir, oysa nice tekel bayiinden bira ve ekmek alırsanız birbirinden ayırırlar ve ayrı poşetlere koyarlar.)

    ilginçtir ama siduri sümer mitlerinde yazdığına göre sümer’de değil, "deniz kıyısında güneşin bahçesinde" yaşardı! bu güneş bahçesi kimine göre akdeniz kıyıları, kimine göre ise “dünyanın kenarı”ydı. (halikarnas balıkçısı, balıkçı, sümerlilerce anadolu kıyılarının böyle anıldığını belirtmekte.) dünyanın kenarında sadece yaşamakla da kalmazdı siduri; orada bir de birahanesi vardı.

    siduri’nin, gılgamış destanında sümer kahramanı gılgamış’a verdiği öğütler, onun kimliğinin ve savunduğu değerlerin öylesine güzel bir yansımasıdır ki... destanda gılgamış, ölmüş olan “erkek arkadaşı” enkidu’ya yeniden sahip olabilmek için siduri’nın yeri belirsiz ülkesine gelir ve ona ölümsüzlüğü aradığını söyler. böylece arkadaşına kavuşacak ve mutlu olacaktır. siduri ona istediği bilgiyi verir ama buna ek olarak belki o bilgiden daha da önemli bir de öğüt verir:

    gılgamış destanı (muzaffer ramazanoğlu)
    tanrılar insanı yaratırken onun kaderine ölümü yazdılar. ölümsüz yaşamı kendilerine ayırdılar. onun için gılgamış, mideni gece gündüz güzel gıdalarla doldur; dans et; esen ve güleç ol; giysilerin hem temiz hem serin olsun; sularda yıkan; elini tutan küçük çocuğu sev. koynuna aldığın karını mutlu kıl.

    günün birinde sümer devletinin başına “modern kanunların babası, adaletin yaratıcısı” şeklinde tanıtılan hammurabi geçti . çıkarttığı kanunlarla ülkeye uygarlık getirdiği düşünülse de, kurduğu yeni sistem, gerçekte kişisel hak ve özgürlükler “pahasına” düzen kurmaya dayalıydı. kanunlarla kadınlar; cinselliklerini ifade etme; aile mirasından ve gelirinden pay edinme; boşanma kolaylığına sahip olma gibi çeşitli sosyal özgürlükler açısından kayba uğratıldılar. zamanla kadının boşanmış ya da dul olması, onu “kötülüklerden koruma” amacı taşıdığı iddia edilen, çoğunlukla kanunlar tarafından desteklenen kısıtlamalarla büyük bir handikapa dönüştürüldü. “düzeni sağlama” adına yüklü para ve ölüm cezaları da getirildi. cinsel suçlara uygulanan –özellikle de kadınlar aleyhine çifte standartlı cezalar- da son derece barbarcaydı.

    bu uygar yasalar sürecinde içki satışları da kanun tarafından “denetlenmeye” başlandı. sümer’de bolca tüketilen, çok popüler olan, adına siduri ve ninkasi adlı iki de tanrıçası bulunacak ölçüde dinsel ayinlerle ile içiçe geçmiş bir kavram olan; kutsal sayılan; ilaç yapmakta kullanılan içkinin satıldığı dükkanlara artık giriş çıkışlar kontrol ediliyor; içki tüketimini azaltma gayreti, içki satılan yerleri “düzenleme” maskesi altında dolaylı yoldan gelişiyordu.

    hammurabi kanunları
    108. eğer bir tavernacı kadın içki ücreti olarak brüt ağırlıkta mısır kabul etmez, para alırsa, ve içkinin fiyatı mısırınkinden daha az ise, o suya atılacaktır.
    109. eğer tavernada bir devlet aleyhine suç işleyen biri olduğu tespit edilir ve yakalanamazsa o tavernanın sahibi ölümle cezalandırılacaktır.

    gerçek hedef, içkiye ulaşımı zorlaştırmaktı. böylece önceden bolca tüketilen; kolay bulunan; yaygınca satışı yapılan içki, giderek zor elde edilen ve adına ceza uygulanan bir metaya dönüştü.

    içki kanunları, diğer yandan iştar (attis’in benzerlerinden tammuz’un eşi; ana tanrıçanın babilli görünümü) tapımına da olumsuz açıdan yansımıştı; çünkü iştar’ın fahişe rahibelerin görev aldığı aşk tapınaklarında bira bolca kullanılmaktaydı... fakat gün geldi, iştar’ın fahişe rahibelerinin birahanelere girmeleri yasaklandı!

    hammurabi kanunları
    110. eğer bir “tanrı kız kardeşi” (ıshtar’ın fahişe rahibelerine verilen ad) bir taverna açar, hatta bir tavernaya içki içmeye girerse, o kadın ölene dek yakılacaktır.