şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: aron nimzowitsch)'i şurada izlenebileceği üzere sadece yenmekle kalmayıp sadistçe eziyet etmiştir.
  • "birinci sınıf oyuncular ikinci sınıf oyunculara kaybeder; çünkü ikinci sınıf oyuncular bazenbirinci sınıf oyun oynarlar." demiş büyük satranç azizi.
  • tarrasch'ın en iyi olduğu zamanlar romantik oyun tarzının yerini prensipli oyun tarzının kabul görmeye başladığı yıllardı.

    bu da merkez karelerinin kontrolü, hızlı bir şekilde taş gelişimini tamamlayıp rok atmak, fil çiftini değişmemek, oyun sonunu mümkün olduğunca kusursuz bir teknikle oynamaya önem veren fikirleri içeriyordu.

    sonraki yıllarda, reti, nimzowitch gibi oyuncular, unorthodox dedikleri ekolü başlattılar, artık merkezin kontrolünü piyonlardan ziyade hafif taşlarla sağlamaya eğilim gösteren, taşların aktif olmasına daha çok önem veren, yani dinamik pozisyonlar yaratmaya çalışan, prensiplerin yeri geldiğinde bozulabileceğini savunan görüş.

    bu oyuncuların sahneye çıktığı yıllar, hem tarrasch'ın buna uyum göstermek istemediği, hem de yaşının ilerlemesi dolayısıyla oyun gücünün düştüğü zamanlara denk gelir.

    dönemin ustaları nimzowitch, lasker gibi oyuncularla sürekli bir sürtüşme içindedir. biraz huysuz bir tipti sanırım.

    hatta lasker onun hakkında, '' dr. tarrasch o kadar narsist bir kişilik ki, bu durum onun için zayıflık olmaktan ziyade, satranç için ona büyük fayda sağlamış. orta seviyede bir oyuncu olacakken büyük egosu sayesinde efsanevi bir oyuncuya dönüştü'' şeklinde bir yorum yapmıştır.

    oyun tarzı hem öğretici hem de zevklidir.

    chessmetrics analizine göre, satranç motorlarının olmadığı, kaynak kitapların kısıtlı olduğu 1894'teki bir turnuvada 2853 elo oyun gücüyle oynamış, ki gerçekten o zamanlar için korkunç bir rakam.
  • acaba henry kissinger bu adamdan ne kadar etkilenmiştir. oyun hakkında ama hayat dersi olabilecek bir şey demişti: "nasıl oynayacağından emin değilsen, bırak muhatabın oynasın. belki sen hamlesinin doğru hamle olmadığını fark edebilirsin." patronum da tecrübeli bir adam, o da alman orijinli ve işin adını koyar ama planın yapılmasını muhataba bırakır. sebebini sorduğumda, "muamma olanı uygulamak için fırsat vermek, oluşacak hataları düzeltmek için şanstır." demişti.
hesabın var mı? giriş yap