şükela:  tümü | bugün
438 entry daha
  • olmadı olmadı olmadı. uzun zamandır heyecanla beklerken karşılaştığım manzara beni derin hayal kırıklığına uğrattı.

    -diziyi izlerken birkaç sahne hariç sürekli ya bu sıfır bir mi? dedirtti. enteresan bir şekilde oyunculuklar iyiye gideceğine daha kötüye gitmiş. yan rollerin hepsi dökülüyordu. diyaloglar ellerindeki kağıttan dümdüz okunur gibiydi. yani birçok sahnede ben bile daha iyi oynardım dedim.

    anafor çok iyi oynuyor. fakat başına böyle bir olay gelen karaktere yalnızca bir yangın söndürücü camını kırma patlaması yaşatmak çok çok eksik kalıyor. olay sonrasındaki dona kalma tepkisi senaryo açısından çok başarılı. ama bu donmanın kırıldığı andaki patlama olarak sadece bir tane camı kırmak çok eksik. benzer bir eksiklik ölüm haberleri alan aileler için de geçerli. doktor maalesef kurtaramadık diyince orayı inim inim inleten analar görmeliydik. yalnızca gelinin öldüğü haberi yerine tüm ölenlerin ailelerine ölüm haberleri verilmesi sahneleri ayrı ayrı ve ard arda işlenebilirdi. o zaman işin yakıcılığını daha çok hissederdik. ama biz tüm ölümleri avukat beyin ağzından duyduk.

    -buradaki eleştirilerin aksine işin içine polisin süperego benzeri bakış açısının girmesini çok mantıklı ama tam olarak becerilememiş buldum. müdür bey bu derinlemesine işlenebilecek şeyi çok yüzeysel verdi bize. haliyle insanlar güldü geçti müdüre sadece. fakat örneğin narcostaki emniyete gülüp geçiyor muyuz? onların uğraşı da oldukça anlamlı ve dolu geliyor izleyiciye. bu kısım kıymetli üzerinde çalışılmalı biraz. öyle her bölüm arka sokaklar polis müdürü nasihatı gibi olacaksa da hiç girmeyin buna.

    -elimizde oynatacak oyuncu yoksa eldeki hamura uygun roller yazmaya devam edelim lütfen. örneğin eski sezondaki yan oyuncular zaten mahalle serserisi olduğundan mahalle serserisi rolünü iyi oynuyordular. şimdi eli ayağı düzgün insan rolleri var ortada ama oynayacak oyuncu yok. blutv bu konuda destek olmayacaksa yarardan çok zararı oldu demektir. eminim birçok iyi tiyatrocu bölümlük konuk oyuncu tekliflerini kabul edecektir bu yapımın. en azından böyle desteklerle işi kotarmaya bakabiliriz.

    -elimizde esat bargun gibi bir reyiz olmasına rağmen bu bölümde oldukça fazla sahnede müzik eksiklikleri vardı. haliyle o efektlerle desteklenmeyen sahneler çok kuru kaldı. seyirciyi içine almakta zorlandı diyebilirim. ama eski bölümler öyle miydi? sanki çatışmaya da giren cezaevine de giren benim gibi hissederdim.

    -diziye kadın oyuncular girmesi güzel. hatta daha da arttırılmalı. herkes buna sıcak bakmıyor ama unutmayalım ki varoşlardaki her gencin uğruna koluna façasını attığı bir sevdiği vardır. ve bu hikayeler ana akım dizilerin aptal kapris entrika temelli ilişkilerinin aksine oldukça duygu yüklüdür.

    -yönetmen çok başarılı. sanırım tek geriye gitmeyen ve yerinde saymayan ana karakterlerin oyunculukları dışında yönetmendi. o kahve basma sahnesi ve hastaneye gidiş sahnesi çekimleri çok iyiydi.

    üstadlar biliyoruz burayı takip ediyorsunuz. hadi beni siktir edin. ama bakın neredeyse buradaki tüm yorumlar bazı benzer konuların eleştirisinde ortaklaşmış durumda. bunları düzeltmek de sizin elinizde. yoksa iki bölüm sonra buralar "çok bozdu" geyikleriyle dolar.
  • eskisinden daha kaliteli bir bölümle başlamış olan dizi. savaş’ın geçmişini göstermeleri falan güzeldi. karakterlerin geçmişini de diziye dahil ederlerese çok daha kaliteli bir iş çıkar ortaya. hatta her bölüm başka bir karakterin geçmişi incelense falan(oz gibi) çok daha güzel olur.

    ayrıca iki polis sahnesi var diye ne salakça eleştiriler yapılıyor. tamam kötü oynamışlar falan deyin de( ki bu dizideki insanların çoğu amatör) çok polis sahnesi var ne demek lan? o olaylardan sonra hiç polis olmasaydı daha mı tatmin edici olacaktı? bir kişi böyle yazmış geri kalanının hepsi bandwagon’a atlayıp “ çoh polis sahnesi vor yaovv” diye tekrarlamış.

    tüm bunlardan ayrı olarak da bu dizi resmen elimizde büyüyor. o ilk bölümlerdeki amatör hallerinden her bölümde daha da sıyrılıp, daha bir profesyonelleşiyorlar. kim bilir belki bir gün yurtdışında bile izlenir ki ben yurtdışında izleyip, izlettiriyorum. *
  • buyuk hayal kirikligi yaratmis dizi. biz bu diziyi ruhundan dolayi izliyorduk ya. goruntu kalitesi, kamera acilari, senaryo menaryo sikimizde degildi ki. bunlari sikleyecek olsam acar the wire izlerim, bu diziyle niye ugrasayim.

    tamam kendinizi dusundunuz, para kazanmak istediniz. bunlari anlarim. ama bari diziyi siz yapsaydiniz amk. diziyi almislar lan sizden. o polis ikilisi ne? biz de biliyoruz cio'nun iyi boklar yemedigini ama polis guzellemesi yapmak nedir amk. biz siz para kazanin diye gerceklikten uzak cekimler, hicbir sey anlatmayan uzun sahneler izlemeye bile raziydik ama bu kadar da degil ya.

    ayrica oyunculuklar da inanilmaz geri gitmis. polislerinizin oyunculugu sinir bozucu derecede kotu. yan roller eskiden daha bizdendi, onlar da degil artik.

    ozetle, havlu atmistir...
  • herkesin dediği gibi yan roller dışında dizide gerilemiş bir durum yok. hatta karakterlerin iç dünyalarına iç çatışmalarına dokunacaklar sanırım bu sezon biraz da bu güzel bir durum. özgür'ün tuvalette delirmesi, bölüm sonunda amirin yaptığı konuşma falan hep buna işaret.

    yan roller ise hakikaten berbat. allah aşkına 2. sezon 1. bölümü bir açın. vedat'la anafor'un sorgulandığı kısacık bir sahne var. ordaki polisler 3 5 replikten ibaret rollerine nasıl girmişler adam nasıl sorgulanır gösteriyorlar. ben yüzlerce ifadeye girdim avukat olarak o polisler gerçek polise daha yakın. adam senden bilgi almaya çalışıyor seni küçümseyerek seninle taşak geçerek alacağı bir bilgi yok. gerçek sorguda polis soru sorar sıkıştırır sinirlenir ama şüpheli ile dalga geçmez. kendi işine yarayacak bir yol değil çünkü bu. ha mesela o avukat-komiser görüşme sahnesi de kolpa. ki kolpalığını geçtim gereksiz de. ne işe yaradı o sahne hangi bilgiyi veya duyguyu aldık biz o sahneden anlamadım.

    yani demem o ki polislerin tek olduğu sahnelerde oyunculuk sorgu sahnelerinde ise hem oyunculuk hem senaryo zayıftı. geri kalanı ise bildiğimiz sıfır bir. hatta ilk baştaki hastaneye gidiş sahnesi ve kahvehaneyi basma sahnesi oyunculuk bakımından mükemmeldi.

    hoşgelmişler allahını sevdiklerim
  • hürriyet, şehit duran, mestanzade ekseninde yetişmiş bi karpuz olarak iki çift laf etmek istediğim dizi.
    bence bu diziyi başarılı kılan doğallığı ve gerçekçiliği. adana'nın gerçek yüzünü hiç cilalamadan, olduğu gibi yansıtmasıdır.

    --- spoiler ---

    s3 b1 için söylüyorum berbattı.
    --- spoiler ---

    o kadar ay bekledikten sonra en fanatikleri bile "bu ne hııaamınna" demiştir.
    öncelikle ölümlere verilen tepkiler çok zayıf ve yapmacık olmuş, az daha zorlasalar flash tv oyunculuğuna iney geçiş yapacaklar. hadi bilmesek neyse de, çocuğuna araba çarptı diye hastaneyi ayağa kaldıran , 2.kattan arabanın üzerine atlayan bi milletin mahallesini taramışlar, düğününü basmış, gelini öldürmüşler. başını ellerinin arasına alıp da " ovvv yavrum gittii" demez. (bkz: başkaları adına utanmak)

    ortada çok da yorum yapacak bir sey yok aslında. çünkü klasik türk dizi formatindaki gibi 1 bölümü 1 konuyla doldurmuşlar. tahminim blutv'e gectikten sonra 1 sezona 10 bölüm filan sığdıracaklar. böyle boş bölüm çıkacaksa biz 15dk'lık ilk bölüme de razıyız. 39dk'nin sonunda "ee ben ne izledim şimdi" demeniz normaldir.

    son sahnedeki dayının konuşmaları da hiç olmamış. pirus zaferi filan boş verin emmi, bu dizi zaten baştan sona toplumsal mesaj, ne gerek var kasmaya.
    polislerle olan muhataplik, bol takım elbiseli fox dizileri kıvamında olmaz.
    cionun sahnesinde olduğu gibi;
    polis "ne diiüün laynn" der.
    cio da "abi bişey mi dedik? ne cop çekiyon şimdi" şeklinde olur. *

    adana'da olduğumuzu hissedemedik nedense bu bölümde, birkac sahneyi çıkar mahalle yok piyasada. tabii ki diğer bölümlerde bu eksikler giderilmiş ve özlenen sıfır bir aynı hızda devam edecektir ama kötü bir giriş oldu.

    cio'nun arabada ağlayarak konuştuğu bölüm ve
    tümer'in ambulansta "baba kurban olim, allah için emanet o bize, kurtar onu" sözleri... benzer şekilde yüzlerce sahne çekilmiştir. hangisinde duyabilirsiniz böyle bir diyalog? çok gerçekçiydi.

    önceki sezonlari hatirlatan ve sifir bire yakışan tek sahne hades'in kahve baskını olmuştur.

    --- spoiler ---

    "bi da kim bu mahallede uyuşturucu satar, kim osman yavşağına selam verir. arvadınızı sikerim!!!"
    --- spoiler ---
  • 1.bölüm için cio'nun arabada ağlaması pek olmamış yakışmadı sanki.
    ikinci bölümün daha bir sağlam geçeceğini düşünüyorum. yeni sezonun güzel geçmesi ümidiyle esen kalınız.
56 entry daha