şükela:  tümü | bugün
  • yeniden başlamanıza engel değildir.
  • yılbaşından 2 gün sonra gerçekleştirdiğim olay. birdenbire nasıl oturduysa bu fikir zihnime bir daha çıkmak bilmedi çok şükür. bir ayı geçti ve rüyalarımı saymazsam henüz ağzıma sigara almadım.
  • tehlikelidir. birden bırakırsanız yere düşerek yangına sebep olabilir.
  • nikotin bandi, zyban veya champix le olan hede. sigarayi biraktiktan sonra raki baliga, vodka redbula, sarap peynire cok ciktim geceleri. hicbir eksikligini hissetmedim. ha arada bi farg kaldi o farginan cok güzel oldu, cok sarhosken ver lan cekim dedim, cektim icime cekmeden, üfledim. agzima gelen tad igrencti. kissadan hisse, bir kahvenin kirk yillik hatri vardir.
  • 2. sınıfta tekrar başlarsanız hiçbir yararı olmaz.
  • genelde 20 sene içtikten sonra doktora gidip "senin ciğerlerin yarrağı yemiş" lafını duyduktan sonra yapılan eylemdir. bunu duymaktansa genç yaşlarda yapılması tabii ki mantıklı olanıdır.

    not: 5 yıl içtim. bir anda bıraktım. hayatımda yaptığım en doğru şeylerdendir.
  • birden bırakılması çoğu doktor tarafından onaylanmayan eylem. sigarayı birden bırakanlarda görülen çeşitli sağlık sorunları buna örnektir. velhasılı birden bırakmayı denemeyin efendim. yavaş yavaş, azar azar...
  • işe yaramadığı test edilip onaylanmıştır.

    yavaş yavaş bırakmak da zor amenna. ama aniden-birden bırakmak olgusu tamamen yalan.

    -sigara paketini kıvırdım attım bir daha da içmedim...
    -son izmariti koluma bastım bir yenisini bir daha yakmadım...
    -o gün bir yemin ettim ki geri dönemem... siktir ulan yalancı pezevenk.

    ben bunu çok güzel bir şekilde denedim, sonra anladım ki, hayatımı sigara üzerine modernize etmişim.

    ne oluyor birden bırakınca?

    yemek, yemek anlamsızlaşıyor, lan üstüne sigara içmedikten sonra neden yemek yiyoruz ki? tatlı yemek bir zevk olmaktan çıkıyor, o ağzında kalan şire tadını sigara ile ahenkleştirmeyince o yediğin tatlının hiçbir anlamı olmuyor. kahve desen ne kadar da anlamsız bir içecekmiş, hatrını sikeyim onun moduna geçiyorsun. çay yine candır can; ama sigara isteğini en felaket doruklara çıkaran da o oluyor, o yüzden çay da manasızlaşıyor. -pikniğe gidelim, mangal yapalım... lan ben o mangalın közünde sigara yakıp içmedikten sonra ne anlamı var mangalın? -hadi dağa çıkalım, manzaraya bakıp efkarlı efkarlı muhabbet edelim... e bire sikik arkadaşım, ben o manzara karşısında sigara içmezsem ne o muhabbet efkarlı olur, ne de o manzara güzel olur. denize gidelim, biraz çimelim (bkz: çimmek), kendimize gelelim, iyi de birader ben o denizden çıkan yanık tenimi kurulayıp bir yandan da filitresi ıslanmış sigarayı yakıp içime çekerken dimağıma gelen tuzlu suyu hissetmezsem, o çok sevdiğim denizin ne manası kalıyor.

    hadi hepsini geçtim, hepsini bir kenara koyuyorum. ya sıçarken? ya sıçarken içmezsem ben bu mereti, sıçmak dediğin şeyin zevki mi kalır? zevk olmaktan çıkıp sadece ihtiyaç mahiyetine dönüşmez mi o ritüel?

    bak binlerce bahane buldum yine kendime, bunların hepsinin amına koyim, bırakın olum sigarayı, valla bırakın, ben bırakamıyorum siz bırakın. ama birden olmasın, olursa bu düşüncelere fazlasıyla kapılırsınız. yapılması gereken, kasa kasa, yavaş yavaş bırakmak, bu yukarda saydığım durumlar dışında gereksiz yere günde onlarca içtiğin sigarayı aradan çıkarıp bırakmak gerek. yoksa birden bırakırsan hayat birden anlamsızlaşıyor, sana haz veren her şey hayatının gereksiz bir öznesiymiş gibi cümle başlarında kalıveriyor.

    yavaş yavaş bırakın, sakin sakin. ama ne olursa olsun kurtarın kendinizi bu meretten.