şükela:  tümü | bugün
  • "bir insan bir yere bakıyorsa orada ilgilendiği birşey vardır, bir insan bir yere hiç bakmıyorsa orada ilgilendiği birşey mutlaka vardır." sözünün sahibi efsane bilimadamı.
  • anne çocuk ilişkisine dair bir yazısı var ki;

    alıntı:
    anne-çocuk ilişkisi

    freud diyor ki:

    “bir insanın gelişmesini bir huni gibi düşünün.
    bu huninin tepesine anneden, babadan ve aileden gelenleri koyun, çevresel faktörleri ekleyin, sosyal öğrenmeler, arkadaşlar, hepsi bu huniye dolsun.
    bunlar hunide yavaş yavaş karışacak. ve huninin dar ağzından aşağı doğru akacak.
    tam arada, akmaya başlarken, huninin o en dar olan kısmında herşey bulamaç haline gelir. esas çıkacak şey orada şekillenir.
    o huninin dar kısmına ne denir biliyor musunuz?
    anne – çocuk ilişkisi !
    annelik işte bu kadar önemli. anneliğin bir eşi daha yok. tanımlayabileceğimiz bir şey değil. yerine başka bir şey de koyulamıyor.
    evet, babalık da önemli.
    ama babanın en büyük görevi aslında ne biliyor musunuz?
    evde ki anneyi mutlu etmek.
    evde ki anne mutlu olursa, o yuva yürür. o anne mutlaka eşini ve çocuğunu mutlu eder. “
  • bülent somay'ın bilim kurguyla harmanlayarak yazdığı enteresan makalesinin gizli öznelerindendir. farklı bir psikanaliz okuması için; freudo baggins'in mordor yolculuğu
  • son zamanlarda anlık aydınlanmalarımı yaşatan deha.

    9 yıl bir yatılı okulda, babası vefat etmiş insanlarla bir arada yaşadıktan sonra edirne gibi aydın bir şehirde tıp fakültesine başladım. yatılı okuduğum dönemlerde din ve inanç kültürlerini tartışmaya ortaokuldan başlamıştık, yatakhanelerde gece boyu süren o yoğun hararetten çok keyif alırdık. çevremde ben de dahil bir çok insan göktanrı inancını o yıllar içinde kaybetti, ya da hiç bulamadı. tıp fakültesine başlayacağım kesinleştiğinde pozitif bilim olmasından ötürü genel çevreme göre inançsız popülasyonun (veya göktanrı hariç inanç sistemlerine sahip insanlar diyeyim) artacağını düşüyordum; ama gariptir ki burada gördüğüm kadar inançlı bir toplulukla bildim bileli hiç karşılaşmamıştım. bugün freud'un leanordo da vinci and a memory of his childhoodunda şöyle bir analize takıldım:

    “psikanaliz, bize baba kompleksi ile tanrı inancı arasıdaki yakın bağlantıyı öğretti. bize tanrı’nın yüceltilmiş babadan başka bir şey olmadığını ve birçok gencin babalarının otoritesinden kurtulur kurtulmaz dinî inançlarını kaybettiklerini gösterdi. (...) artık psikanaliz sayesinde anlıyoruz ki, her şeye kâdir olan tanrı ve tabiat ana imajları, çocuklukta tecrübe edilen baba ve anne imgelerinin yüceltilerek tekrar canlandırılmasından başka bir şey değildir.”

    çok küçük yaşta babasını kaybetmiş; yine çok erken yaşta anneden ayrılmış bu kitlede inanç oranının az olmasının nedeni varmış meğer. canımsın freud.
  • birinci dünya savaşının hazırlayıcılarından biri olan milliyetçi böbürlenmeden etkilenmiştir. savaşı son derece akla yatkın görmektedir hatta savaş konusunda heyecanlıdır. 1914 yazında kendisini otuz yıldır ilk kez tam bir avusturyalı olarak hissettiğini açıklamıştır. ayrıca her iki oğlu da avusturya ordusuna gönüllü katılmışlardır.
  • ancak, nietzsche'nin nazi olmasi kadar antisemitist olan insan.

    anlayabilmek icin evvela son calismasi olan "der mann moses" okunmalidir.

    ilgili kitapta tektanricilik kritizmi ile antisemitizm arasindaki ince cizgi freud'un yahudilerle ilgili tutumunu acikca yansitmaktadir.
  • araştırmacı profesör olmak istedi ama o zamanın koşulları ve yahudi olduğu için için tıp okudu
    purodan vazgeçemedi
    kendi kendine psikoanaliz uyguladı
  • hiç psikolojik analizlere veya bilimsel çıkarımlara falan gerek olmadan gayet net bir şekilde bellidir ki bu yavşak bu çalışmaları tamamen kendinden yola çıkarak yapmıştır.

    ne kadar psikopatolojik über fantaziler ve çalışmalar ortaya attıysa da kalıbımı basarım kendi beyninden yola çıkarak yapmıştır bunu. çoğu deneyi yapmasına neden olan kendi beyninin ürünleridir. kendi hisleri ve düşündüklerini araştırmalarında açıklığa kavuşturmaya çalışmıştır. o çok marjinal temalı çalışmalarını ve açıklamalarını muhakkak ki kendi beyni beslemektedir ve fakat şaşırmayınız ve hatta şaşırmış gibi yapmayınız. siz de ondan pek farkı olmayan insanoğulları olarak aynı hislere ve düşüncelere sahip olabiliyorsunuz kimi zaman. fakat cesur olan ve bunların nedenini ortaya çıkartma cesareti ve araştırmasını yapma becerisi freud'da varmış.

    bu amcanın daha sanatsal versiyonu için (bkz: michael haneke)
  • insanın temel ihtiyaçları ekseninde bilinçaltı tarafından nasıl oradan oryaya sürüklendiğini dile getiren, anlaşılması için verilen tipik örnek rüyanda balkon gördüysen bu salında ayşe'nin balkonlarına duyduğun açlıktır. olan psikanalitik kuramcı.