şükela:  tümü | bugün soru sor
65 entry daha
  • şu anlama gelmektedir:

    1- önce gerekli yere gidip o formu dolduracaksın ve sana her türlü özel harcamalarının hesabını soracaklar. misal ailenden, eşten dosttan, her neredense bir şekilde para almışsan ve onunla harcama yaptıysan sana gelirin var kardeşim senin diyecekler.

    2- bununla kalmayıp evine gelecekler. evet evine gelip evini inceleyecekler, ailenle senin özeliniz olan eşyalarınıza bakacaklar. ve yine ailenin, eşinin dostunun vs. aldığı şeylere bakarak onları senin gelirinin de hesaplanmasında kullanacaklar. yani onları senin gelirin olarak yazacaklar.

    3- bütün bunlar yapılan 26 yaşında, lisansüstü eğitimine devam eden, sadece babası çalışan ve ayda 900 tl alan 3 kişilik bir ailenin çocuğu bir öğrenci var diyelim. o öğrenciye diyecekler ki senin gelirin ayda 300 lira, o yüzden her ay 35 tl ödeyeceksin. bu uygulamayı savunan beyinsizler için tekrarlıyorum; o evde 3 kişi yaşıyor, eve giren para sadece 900 lira, evde çalışmayan 2 kişi var ve bunlardan biri hatırı sayılır miktarda eğitim masrafı (yol parası, lisansüstü eğitim olduğu için okuması gereken bir sürü kitap, okulda yeme içme parası... vs.) olan bir lisansüstü öğrencisi. ve sen o öğrencinin aylık gelirini 300 tl sayıp o gelir için o aileden her ay 35 tl keseceksin.

    daha bunun içinde ev kirasını saymadım, zaten sinema tiyatro falan ne haddimize vatandaş kısmı olarak. belki kira bedeli o 28 kriterden biridir, belki değildir. ama fark etmez. kira ödemediğini varsaydığım bu bahsettiğim durumda olan birinden her ay 35 tl alacak bu uygulama. bunu yaparken de vatandaşın özel hayatına zorla müdahele ederek özelini hiçe sayacak, seni birey olarak yok sayıp sadece ailenin bir üyesi kabul edecek, bunu da kendi zorunlu yükümlülüğü olan vergi/sgk sigorta primi denetimini doğru düzgün yapmayı beceremediği için yapacak. ayrıca bu bahsettiğim durumda olan biri 35 tl ödeyince de bütün sağlık hizmetlerini ücretsiz alamayacak. zaten bu ödenecek paraların büyük bir kısmı sağlık dışında yerlere aktarılacak, devleti soyanların iç ettiği paraları o 5 kuruş geliri olmayan öğrenciden çıkaracak... ve bütün bunlara rağmen hala daha bunu savunabilen beyinsizler/vicdansızlar var. ulan bu ülke hiçbir haltı haketmiyor be. daha da beter olalım anasını satayım.

    not: ayrıca aylık geliri 900 tl olan kişiden 106 tl alınacak. bir de aylık geliri 1800 tl olan kişiden de, 1800 tl üzeri herhangi bir miktar - mesela 30000 (yazıyla otuz bin) tl - olan kişiden de 212 tl alınacak. tam bir eşitlik abidesi çok şahane uygulama. allah padişahımız sayın recep tayyip erdoğan efendi hazretlerinden razı olsun.

    edit: bu entry üzerine gelen ailesi o kadar kazanıyorsa ne işi var yüksek lisansla, doktorayla, gitsin çalışsın, zaten yüksek lisans lüks... temalı mesajlar da devletin yaptığı bu zorbalıktan daha az vahim değil. yalnız ne hikmetse onların hiçbiri devletin böyle yaparak özel hayatı ve bireyi hiçe saymasıyla ilgili hiçbir şey diyemiyor. yeni bir tanım yapalım o halde bu zorba uygulamaya; yüksek lisansı lüks olarak görenlerin savunduğu uygulamadır bu.
  • işsiz adama gelir testi yapılması, özel sigorta varken zorla bunun dayatılması falan bir yana ama bütün bu dayatmaların oy dahi vermediğim bir iktidar tarafından bana dayatılıyor olması ayrıca zoruma gidiyor.

    ben işsiz olmama rağmen bu parayı verebilecek güçteyim. lakin hem bu partiye oy verip hem de bu parayı veremeyecek güçtekiler ne düşünüyor merak ediyorum. acaba aldıkları kömürler, makarnalar karşılıyor mudur parayı.

    hükümet, bu gibi gizli vergilerle işsiz vatadaşın iliğini sömürme odaklı politikalar yerine çalışanların düşük gösterilen sigortalarının bedellerini sorsun patronlara. eminim daha büyük gelir elde ederler.

    sosyal devlet böyle olunmaz.
    böyle ancak rezil olunur.
  • sistemin içine girmezsen sistem sana girer sözünü hatırlatan uygulamadır.
  • bir yandan, işsizlik rakamlarında esameleri okunmayan okuyan işsizlerin birer işsiz olduğunun sonunda kabul edildiği zorunluluktur. zira, neredeyse 2002'den beri açıklanan işsizlik rakamlarında öğrenciler (üniversite, yükseklisans, doktora...vb.) hiç yer almıyordu ve yeni açılan üniversiteler sayesinde de işsizlik rakamları sürekli düşüyordu. bu yasa ile birlikte muhtemelen -tabi eğer dürüst davranılırsa- ülkedeki gerçek işsizlik rakamlarını da görebileceğiz sanırım.

    öte yandan ise, zaten işsiz olan bir kişinin nasıl para ödeyebileceği düşünülüyor gerçekten merak ediyorum. ailenin bir geliri var bile olsa, kişisel hiç bir geliri olmayan birisinden "zorunlu olarak" her ay para kesmek (ki tamamen kendi iradesi dışında) hiç bir mantığa uymayan bir harekettir.

    hele ki, kalkıp bu yasayı savunmaya çalışmak dalkavukluktan başka birşey de değildir.
  • aylık geliri asgari ücretin 3'te 1'inden az olanların! primini devlet hazinesi karşılayaoecagkmuaeıs. pardon. ağzım bozuldu.
  • part time çalışanların da sağlıktan yararlanabilmeleri için primlerini 1 aya tamamlamaları gereken bir durum varmış.

    (bkz: soyguncu canınızı sizin)
  • ortalama 50 yıl prim ödeyecek bir şahsın ömründe 127.800 tl ödemesini öngören saçmalıktır.
    bu paranın %20'sine çok daha nitelikli özel sigortalar yapılabilir sanıyorum.
    sigortacı değilim ama bu işte bir soygun var gibi gibi...
1345 entry daha