şükela:  tümü | bugün
  • sürekli bir iş sahibi olmak istemeyen ve sigorta kesintisini de cebe indirmek isteyen öğrencilerin kendi seçimi olabileceği gibi sürekli işçi çalıştırıp sigorta kurumlarına para ödemek istemeyen patronların da rağbet ettiği iş yapma yöntemi. sonucunda istatistiki veriler dudak uçuklatır. zira çalışabilecek kesimin (14-65 yaş arası) sadece %60 ının böyle büyük bir üretim kapasitesine sahip olması ender rastlanan durumlardandır.
  • sigortasız çalışmayın, sigortasız çalıştırmayın.
    sigortasız işçinin başvuracağı 3 yol var;
    1.işten ayrılmadan şikayette bulunmak
    2.işten ayrıldıktan sonra şikayette bulunuyorsanız elinizde iddianız kanıtlayıcı fatura, evrak, makbuz, vs. belge olmalı
    3.iş mahkemelerinde 'hizmet tespit davası' açmak.

    şikayetlerinizi alo 170'e, bimere, sgk il müdürlüğüne yapabilirsiniz. şikayetinizi isimsiz de yapabilirsiniz ancak patronla herhangi bir sorun yaşamayacağınızı düşünüyorsanız isim ve soyadınızı vererek detaylı bir şikayette de bulunabilirsiniz. şikayetiniz sgk il müdürlüğünde görevli sosyal güvenlik denetmenlerince incelenir ve gerekirse işyerinde denetim yapılır. gerekirse diyorum çünkü işten ayrılan, işten ayrıldıktan sonra işyerinde çalıştığını kanıtlayıcı evrakı, bordrosu (sigortasız işçinin de bordrosu mu olur dediğini duyar gibiyim ancak mevzuat böyle) olmayan işçi için işyerinde denetim yapılmaz.

    sigortasız çalıştırıldığınızı anlamanın birçok yolu var. e-devlet şifreniz var ise sistemden sigortalı işe giriş bildirgesini sorgulayabilirsiniz. eğer e-devlet şifreniz yoksa en yakın sgk il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkez müdürlüğüne giderek sigortalı işe giriş bildirgeniz verilip verilmediğini ve hangi tarihte sigorta başlangıcı yapıldığını öğrenebilirsiniz.

    inşaat/tarım/balıkçılık faaliyetleri yapan işyerinde çalışıyorsanız sigortalı işe giriş bildirgesi en geç aynı gün kuruma verilmelidir, bu işlerin dışında bir iş yapan işyerinde çalışıyorsanız sigortanız en geç işe çalışmaya başlamadan en geç bir gün önce sigortalı işe giriş bildirgesi kuruma verilmelidir. örnekle açıklayalım ki zira ben de yazdığımı okuyunca pek bir şey anlamadım.

    bir inşaat/tarım/balıkçılık işyerinde 23.06.2016 tarihinde işe başlamışsanız sigortalı işe giriş bildirgesi en geç 23.06.2016 23:59'a kadar kuruma verilmelidir.

    yukarıda belirtilen işlerin dışında bir iş yapan işyerinde 23.06.2016 tarihinde işe başlamışsanız sigortalı işe giriş bildirgesi en geç 22.06.2016 23:59'a kadar kuruma verilmelidir. işe başladığınız günün bir gün öncesi resmi tatil ise sigortalı işe giriş bildirgesi çalışmaya başladığınız günün sonuna kadar (23:59'a) kuruma verilmedilir.

    ne diyordu ekşi sözlük yazarları sormak istediğiniz bir şey varsa yeşillendirin.
  • bu dönemde yapılabilecek en akıllıca eylem. 30 yıl çalışacağımı öngörürsek 2050 cviarı emekli olacağım. ne yazık ki bu zaman bir türkiye bir sgk kalacağından ümidim yok. ya suriyeliler gibi yürüyerek yunanistan kapısına dayanacağız ya da bir bombayla sokakta öleceğiz. ayrıca hükümet yandaşları vergi aflarına doymazken, esnaf çatır çatır vergi kaçırırken bordrolu çalışanın da vergi kaçırma hakkı olmalı; çünkü eşitlik ilkesi bunu gerektirir.
  • akraba dediğiniz insanın yanında çalışmaktır. 6 aydır çalışmışsındır ama hiç sigorta yatıyor mu acaba diye sorgulamazsınız çünkü sizi kazıklamayacaklarını düşünürsünüz diğer insanlar gibi değilsinizdir. aradan zaman geçer sigortanın geçilmediğini fark ettiğiniz vakitte yıllardır tanıdığınız insanların gerçek yüzünü görünce işte o zaman hayatın gerçek yüzünü tadarsınız.
  • işsizlik sigortasını, babasından bağlanan maaşı veya eski kocasından bağlanan nafakayi almaya devam edebilmek için sigortasız çalışmayı talep eden işçiler de var toplum içinde. patronların da canına minnet tabii.
  • çalışan kadınların %65,2'si ücretli veya yevmiyeli, %1,4'ü işveren, %9,3'ü kendi hesabına ve %24,1'i ücretsiz aile işçisi olarak çalışıyor. erkeklerde ücretli ve kendi hesabına çalışanların sayısı kadınlardan çok daha fazla.

    işte sigorta ve kayıtlılık durumu da yine cinsiyetler açısından oldukça adaletsiz. tarımda neredeyse aynı sayıda çalışan erkek ve kadın bulunmasına rağmen kayıtlılık oranında büyük bir fark söz konusu; tarımda çalışan kadınların %93,7'si kayıt dışı çalıştırılırken, erkeklerin ise %76,4'ü kayıt dışı çalıştırılıyor.

    tarım dışı faaliyet alanlarında nispeten daha eşit bir oran gözlense de, halen tarım dışı alanlarda istihdam edilen kadınların %24,7'sinin bir sosyal güvencesi yok.

    kaynak: http://www.dogrulukpayi.com/…e-kadin-istatistikleri
  • bir turkiye gercegidir.

    en tehlikeli islerde bile sigortasiz ve on sekizinden kucuk isciler calistirilabiliyor hala malesef.

    insanlar temel yasam fonksiyonlarini surdurebilmek icin bu sartlarda calismayi kabullenmek zorunda birakilirken bu durumun duzelmesi de pek mumkun gorunmuyor.