şükela:  tümü | bugün
  • kendisi hakkında 3. ağızdan methiyeli entry giren; sözlükçülerin instagram sayfaları başlığında " bir sahte psikolog olarak ülkenin yarısını engelledim ama yine de takip ederseniz sevinirim." yazan yazar. bu arada kendisinin de kabul ettiği üzere sahte psikologmuş. sağda solda bununla para kazanmış.

    (bkz: #68232529)
    (bkz: #68205141)

    kendisi beni engellemeden engelledim. dak feys, kalça, "bakın nasıl da hamileyim" temalı sosyal platformlarıyla hayatımdan çaldığı 2 dakika için şu an çok sinirliyim. kendi evladına yazık ama şunu takip eden anne babalara daha büyük yazık.
  • bir ekşi sözlük yazarı.
    kendisi ile iletişime geçmeye çalışmama rağmen beni ısrarla görmezden geliyor. yapılacak çok şey olduğunu buradan da duyurup bir icazet de siz hazurun önünde istemiş olayım.
  • şöyle bir entry girmiş yazar (bkz: #68998250)

    bir baba olarak empati yaptım, gözlerim doldu. yardıma ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
  • yaralı yanlarından öperim senin.
  • aşırı üzüldüğüm, beni hikayesiyle derinden etkileyen, hayatı yeniden sorgulatan ekşi sözlük yazarı. eğer söylenen doğruysa huzur içinde yatmasından başka bir temennim yok. keşke kendisine yardım edilebilseydi...

    edit: denemiş ama ölmemiş.
  • az önce instagram da yayınladığı fotoğraftan sonra instagram hesabını ve ekşi hesabını sildi. çok merak ediyorum kendisini umarım herşey yolundadır umarım iyidir. umarım
  • son yazdığı itiraf ile beni afallatmış yazar. suan her biçimdeyim zira. hem yalan söylediği için kızgınım hem o yazdıkları yaşanmamış diye sevinçli, hem de ona günlerce üzüldüğüm dedektif gibi araştırıp yardım etmeye çalıştığım için kendimi enayi gibi görüyorum. duyar kasmaya gerek yok ruh hastası yazar de geç. hakkında söylenenlere bakınca çoklu kişilik bozukluğu vs. de olduğuna inanmıyorum artık . sadece yalan söylemeyi seven birisi. keşke gidip bir deftere yazsaydın da şuraya yazmasaydın be .
    bundan sonra yeni girdigi her entrysine benden bir adet napak inanak mi gardas gelsin.
  • bir süre sonra sileceğim bu yazıyı ama insanların okuması gereken şeyler var. bu nickli şahsın da, üzdüğü, kırdığı, kafasını karıştırdığı insanların da, bu şahsın arkadaşlarının da okuması gereken şeyler; yazı uzun ama nasılsa okuması gereken bal gibi okuyacak.

    hikayenin başında toz bulutu yok, metressavar var. instagram'da metressavar hesabını (şeyma subaşı karşıtı sayfa) yöneten kişiler polis mi artık ne zoruyla olduysa hesapları kapadılar. bu kişi geldi "hesabı artık ben yönetiyorum" dedi, aldı. farklıydı, daha ölçülüydü, çocuğa laf ettirmiyordu, benim çok bunalımlı bir dönemimde, kafamı dağıtmak için takip ettiğim ve gerçekten da kafamı dağıtan bu sayfada ne olduysa oldu, kendisi sahte psikolog (çağla düvenci sönmez) karşıtı hesap açtı, adını da "instamomsavar" koydu. ona yoğunlaşınca metressavar'ı bıraktı. bir sürü insan, bu çok güzel hukuki, sosyal konuda kendisine destek olduk. sayfalar bir bir kapanıp yenisi açılırken, instamomsavar adının yağmur olduğunu, kanser olduğunu, 2 yaşındaki kızının bir süre önce ölmüş olduğunu yazdı. eşiyle birlikte mücadele ediyorlardı. kendisine inanmayanlar oldu ve ben dahil bir sürü insan arkasında durdu. ölmüş kızına (deniz) mektuplar yazdı, yüzlerce insan ağladı, dua etti, hem iyileşsin hem de kızının üzüntüsü hafiflesin diye. sonra yağmur, insanları ezmeye başladı. az sayıda insan hariç herkes, bunu bir sürü sebebe bağladı, aslında hatanın kaynağı buydu. kötülüğün sebebi, hafifleticisi yoktur. yağmur yahudi olduğunu, özel kolejler bitirdiğini, sonra tıp okuduğunu, bir gün fotoğrafçı olmak istediğini söyledi. kendisine yapılan her kötülükte yanında duran insanlardan biri oldum, sabahlara kadar onunla konuştum, onun için çok üzüldüm. yağmur eşiyle kore'deydi, çok aşıktı. sonra yağmur hamile kaldı, bizlere şiş karnının fotoğrafını yolladı, aşerdiğini söyledi. instagram sayfaları bir bir kapatılınca, kendisi twitterdan mücadeleye başladı ve en büyük destekçisi adı rüzgar olan babasıydı, kızına aşıktı, kızı tıp okumuştu.

    sonra biri bir fotoğrafla çıkageldi. "yağmur bu insan, adı da yağmur değil c." dedi. o andan sonra bir şeyler garipleşti. yağmur'un ölmüş bebeğine küfürler ediliyor, mezarına küfürler ediliyor, yağmur'un istanbul moda'daki aile evine birileri gidip üstü kapalı tehdit ediyor, yağmur'un babası kalp krizi geçiriyor, yağmur'un yahudi kimliğine küfür ediliyor. yağmur bir gece isyan etti "ben mi seçtim yahudi olmayı, hayatım boyunca bunun acısını çektim, babamı kaybediyorum, yaşlı adam" dedi çekti gitti. herkes şaşkın, "kim bu kötüler" sorusuyla baş başa.

    arkada kalan 3-5 kişi sordu:
    "ulan biz keklendik mi?"

    o 3-5 kişi, 7 aydır c.'nin amacını anlamaya, kim olduğunu öğrenmeye, bir insanın bu kadar kötü olabileceği ihtimalini ekarte etmeye çalışıyor.

    7 ay sonra, bir adam çıkıyor. "seni ifşa edeceğim. ben eski sevgilinim, bana 300 lira borcun var, benimle ve herkesle alay ettin" diyor, kadının zamanında yaptığı kötülükleri sıralıyor, "çok yalanını yakaladım" diyor, "intikam alacağım". eski sevgili mi? yağmur ortaya çıkıyor. "eski sevgilim beni öldürecek."

    bu arada yağmur (c.), sözlükte yazar oldu, bir ayda iki kez intihar edeceğini söyleyip, yine onlarca insanı üzüyor. akıl hastanesindeymiş, borderline imiş. sözlük yazarlarından gidip avrupa'daki bu hastaneye ziyarette bulunanlar, hastaneye mail gönderenler, yapma etme diye yalvaranlar var.
    bunlara yakın zamanda kendisine sözlükten mesaj yolluyorum, görüş benle diyorum, yoksa seni kafamda bitireceğim, sana kızgınım. bana "neden?" diyor. o soruya o kadar kızıyorum ki, cevap bile vermiyorum. gerisi hep intihar ediyorumlar, kızım öldü ben boşandımlar, toprak öptümler.

    ben, c.'nin arkadaşına instagram üzerinden ulaşıyorum. 7 aydır nedir ne değildir diye arkadaşlarla bakınırken, arkadaş çevresini görmüştük ama hep kendisinin bir yerde duracağını düşündüğüm için ve bazı şeylerden emin olmak için sustum. hasta olduğunu bildiğim halde. arkadaşına durumu anlatıyorum. "c. intihar edeceğini söylüyor, bakın sözlük hesabı, bakın instamomaavar hikayesi, bakın akıl hastanesinden instagram sayfası" diyorum, insanlar çok üzülüyor diyorum. arkadaşı önce "bizim yardımımızı reddetti diyor ama benim kim olduğumla çok ilgili. kendi halinde insan olduğumu, c.'nin insanları üzdüğünü, haber alırsa bana iletmesini rica ettiğimi söylüyorum, bana teşekkür ediyor ve beni engelliyor.

    ertesi gün öğlen, instagramımda bir mesaj. gönderen "halamıc.yahu", gönderdiği de şu
    - ben yağmur'un arkadaşıyım, ben c., ona kendi adresimi vermiştim, o şimdi akıl hastanesinde.
    ya diyorum ben 40 yaşında kadınım, yemem, baya ciddi bana bunları anlatıyor. ben de kendisini gerçekten kafamdan siliyorum artık, benim için haklı zerresi kalmıyor ve engelleyip çıkıyorum. öyle arkadaşları var ki, insanları uyarmak yerine yardım etmek isteyeni engelleyip, yardıma ihtiyacı olana o insanın adresini veriyorlar.

    ertesi sabah, bu eski sevgili kendisinin adını, soyadını bulmuş, ifşa etmiş halde uyanıyorum ve c, sözlüğe itiraf yazıyor. diyor ki "bende çoklu kişilik bozukluğu var, insanlara itiraf edeyim ama utanıyorum, aslında 23 yaşındayım, çocuğum ölmedi, hayatım terapilerde geçti, bunu yazınca insanlar belki beni araştırmayı bırakırlar, bir sürü kimliğim var, onları sahiplendim."

    şimdi gelelim bütün olayların sonucuna.

    kızım sende çok kimlik falan yok. insanlara hava atmaya çalıştığın bir kimlik var ve onu ayakta tutmak için bu rezillikleri yaptın. sen, sadece insanları üzmek ezmek isteyen ve bu uğurda sabahlara kadar uğraşan bir insansın.
    evli değilsin, skype üzerinden konuştuğun ve tüm instamom sürecine ortak ettiğin bir adam var. yahudi değilsin, 30 yaşında değilsin, zengin değilsin, tıp okumadın, kızın ölmedi, hamile kalmadın, kanser olmadın.

    neden insanlar seninle "uğraşıyor"? önemli biriyim yazdın bio'na, yok ondan değil. enteresan olduğundan falan da değil. insanları üzmeyi aşırı sevdiğin için. bırakmıyorsun insanların yakasını. sahte psikolog davasına o lohusa kadının porno görüntülerinin olduğunu iddia ettin, o kadının başkasıyla ilişkisi olduğunu iddia ettin.

    hastalık bu değil. evet ağır hastasın ama bunun önüne geçen bir şey var: sen çok kötü bir insansın. tek tehdidin intihar etmek ve boşa kahrettiğin insanların buna da çok üzüleceğini umup, sözlük'te seni tanımayanları da ağına düşürüp, sabahlara kadar "ölme, yaşamın değerli" dedirtiyorsun, sadece 3'ü benim badilerim, kimbilir kaç kişiler.

    şimdi özür diliyorsun, yani ifşa edilince. bu kadar aydır, bu kadar insandan dilemedin.

    şimdi sözlük hesabını kapatıyorsun, ifşadan hemen önce ölmüş kızını anlatıyordun.

    şimdi doktorun "itiraf et kurtul" demiş, o nasıl bir doktor ki sana internet veriyor? onlar nasıl arkadaşlar ki, yardımcı olmaya çalışan insanın üzerine seni salıyorlar, senin internette zehir saçmana izin veriyorlar?

    şimdi yeni blogunda (bitmiyor blogların mazeretlerin) arkadaşını övüyorsun, ben onlara ulaşıp durumunu bildirdiğim için. 24 saat geçmemişti, bana hala hikaye anlatıyordun.

    ay neymiş çok kişilik varmış da, intihar edermiş. senin hayatın kıymetsizse, boktan farksızsa, bu senin seçimin. hayatını değerli görecek, onu değerli yapacak olan sensin. kimse, evladı ve çok yakını hariç kimsenin ölümüyle yerlere serilmez, iki güne unutulursun.

    internette istediğin yalanı söyle. kendine. ama evlat ölümünü kullandığın, insanları aralıksız bir senedir bir şekilde üzdüğün için sen çok kötü bir insansın.

    yanlış biliyorsun, hastalık mazeret değil. kime mazeret? altına işeyip, sokaklarda avare dolaşan gerçek delilere. sen gibi insanlar üzerinden ego şişirenlere, evladı olan olmayan yüzlerce insanı ağlatana değil.

    hala ve hala "beni ifşa etmeye çalışıyorlar" diyorsun, sen kimsin kızım? çamurun herkese bulaşmasa, sen kimsin senle uğraşılsın? bir de çoğul eki koymuş, ifşacı kullanıp attığı bir adam halbuki. o adam da ayrı hikaye, onca yalanını kötülüğünü yutmuş ve sanal olarak terk edilince, soyadını bile bilmediği bir kadına savaş açıyor.

    bulunduğun yer kaliteli olsa, o akıl hastanesi sana internet sağlamaz. boşa yatıyorsun. hala yazıyorsun oradan, tamir için çalışıyorsun halbuki tamirlik tek şey kalbin. insanlar ne düşünmüş artık takma, herkes aynı şeyi düşünüyor, değişmeyecek. git doğru dürüst bir yer bul, insanları zehrinden kurtar, internetsiz ortamda sıkı tedavi gör. daha önemlisi, iyi insan olmaya çalış. hayatta en önemli şey bu. "kimlik arıyom ben" falan yazdın buraya. kimlik yoksa yoktur, kasma yani. sana iyi bir kalp lazım.

    bu senle ilgili son hamlemdir, yazımdır, bundan sonra böyle birini tanımıyorum, varlığını kabul bile etmiyorum. bana gecenin 3'ünde kızının balkondan düşüşünü, onun soğuk bedenini tarif eden ve sonra dönüp yaşayabilen birini hayatımda istemiyorum. ne ben ne başkası ister, yeter yalanlarınla üzme insanları.

    "hakkımda tek kötü laf etmeyin intihar ederim bak" felsefesini de ben yemiyorum.

    internetin en korkunç hikayesisin.
  • hayvan haklarıyla ilgilenmeye başladıktan sonra insanlara ve insanlarla ilgili her konuya karşı ilgimi kaybettim. (bkz: nick) zira hayvan hakları ihlallerinin tamamını bu insanoğlu denilen, yaratılmış olmamasını dilediğim varlık gerçekleştiriyor.
    insanlarla ilgili sadece tek konu kalmıştı hassasiyet gösterdiğim, özellikle sözlükte yoğun olarak denk geldiğim için kendisine yönelik bir hassasiyet geliştirdiğim: intihar.
    sözlük'te maalesef ciddi bir intihar eğilimi mevcut, intihar eden ve intihar etmeyi planlayan/düşünen çok sayıda yazara denk geliyorum çok üzülerek. ki, bunun bir nedeninin de inançsızlığın ortaya çıkardığı boşluk hissi olduğunu düşünmekteyim. yine inançsız insanların inançlılardan farklı olarak, maruz kaldıkları haksızlıkların yaptırımsız kalacağı düşüncesine kapılmaları intiharı tetikleyen unsur olarak karşımıza çıkıyor.
    tabi bir de, yine inançlılardan farklı olarak ahiret kavramına sahip olmadıkları için intihar ettiklerinde gideceklerini düşündükleri bir cehennem de onlara göre bulunmadığından rahatlıkla intihar kararı alabiliyor/uygulayabiliyorlar.

    özetle, intihar eden veya etmeyi düşünen yazarlara çok üzülüyordum. bu arada beni bu konuyla ilgili en çok rahatsız eden husus da bu kadar çaresiz hissetmiş olmalarıydı.

    her neyse...bu yazarın da yine küçük kızının kendi hatası yüzünden balkondan düşerek öldüğüne ve bu nedenle intihar eğiliminde olduğuna yönelik entry'leri açıkçası beni epey üzmüş, duygulandırmış, hatta gözlerimi doldurmuştu. ki, insanlarla ilgili konularda bu nadirdir şahsım için.
    ancak bir gün meğer kendisinin büyük bir yalancı olduğunu, bunların tamamını uydurduğunu okudum.
    açıklamasını içeren son entry'sini de okuyunca aslında yine yalan söylediğini, kuvvetle muhtemel ruhsal sorunları falan da bulunmadığını farkettim. halen ısrarla yalan üstüne yalan söyleyerek insanların duygularıyla oynamaya, çok iyi becerdiği duygu sömürüsünü yapmaya devam ediyor. şuna bak: "maddi durumu iyi olmayan bir aileyiz. annem temizliğe gidiyor, babam ise pek çalışamıyor kopan parmaklarından dolayı." (#69645813)
    "babamın parmakları yok" güya esprisini tee lisedeyken yapıyordu bazı densiz çocuklar.
    kendisine çok kızgınım ve hakkımı helal etmiyorum. ruh hastasıysa da etmiyorum, değilse de etmiyorum. o zaman sözlük, yazar olmak isteyenlerden akıl sağlığının yerinde olduğuna dair sağlık raporu istesin, beni ilgilendirmez. akıl sağlığı bozuk diye milyonlarca insanın takip ettiği bir platformda istediği gibi yalan beyanda bulunup, insanları yanlış yönlendiremez. bu tür insanlar allah bilir ne türlü türlü kötülüklere sebebiyet verebilir bu tür usta yalancılıklarıyla.
    ki, ben ruh hastası olduğuna da inanmıyorum, bence halen yalan söylüyor, maalesef bu konuda da yalan söylüyor.
    hakkımı niye helal etmediğime gelince, bende var olan insanlarla ilgili son hassasiyet kırıntısını da yok ettiği için.
    artık sözlük'te zor durumda olduğunu beyan eden, intihar etmek istediğini yazan vs. çeşitli insanlara ve onların sorunlarına karşı ciddi bir şüpheyle yaklaşacağım maalesef. aklıma bu yalancı gelecek çünkü.
    kesin yine birileri yalan söyleyip ilgi çekmeye, duygu sömürüsü yapmaya çalışıyor diyeceğim.
    şu sözlük'te yazan tek bir insana bile inanmayacağım artık. bunun da vebali bu şahsın boynuna.
    ne boş beleş, gereksiz insanlarsınız yahu.
    amaçsız, saçma sapan, anlamsız...
    sizin gibileri görmemiş/bilmemiş olmayı tercih ederdim.