şükela:  tümü | bugün soru sor
  • büyütülmemesi gereken olay.

    cinsel açıdan yetersiz kişilerin bir kısmı bu eksikliklerini daha hızlı, daha büyük arabalarla giderirken, bir kısmı da silah taşıyarak erkek olduklarını hissederler.

    şuç o zavallılarda değil, çüklerindedir.
  • zaman zaman silah tasımamaktan daha güvensiz bir duruma sokan durumdur.

    silahını korkutmak amacıyla kullanmak gibi bir hataya düşen kıroların en büyük yanlışı, karşısındakinin de silahı olabileceğini, ve daha da kötüsü, onun silah taşıma samimiyetini de düşünmemesidir.

    eğer tehdit edilen insan silahlı ise, panik yaptığı ya da karşısındakinin ateş açabileceği zannına kapıldığı anda, silahını çekip büyük ihtimalle vuracaktır. böylece elimizde 1 adet bok yoluna katil olan niyazi, 1 adet de pekmezi akmış kıro kalacaktır.

    silah taşımadan önce düşünülmesi, ve hep hatırlanması gereken, o silah çekildiğinde hemen kullanılmak zorunda olunduğudur. tereddüt silahın doğasıyla ters düşer, ve taşıyıcıyı çatışmadan daha da büyük tehlikeye atar.
  • zaman zaman haberlerde ya da kulaktan kulağa duyarız hikayesini;

    "...işte adam arabasına çarpmış, sonra inip silah çekip bağrınmaya başlamış. ondan sonra da öbür arabadaki o sessiz sakin adam silahını çekip kafasından vurmuş. hatta öldüren de doktormuş!"

    "..korkutalım diye kurusıkı tabanca çekince, barın korumaları da bunları delik deşik etmiş."

    "..yolda giderken makas attı diye kırmızı ışıkta yanında durup kafasına sıkmış!"

    (bkz: daha gider bu)
  • (bkz: #3037973)
  • geçerli sebeplerle yapıldığı taktirde anlaşılabilir.

    (bkz: nefsi müdafaa)
    (bkz: meşru müdafaa)
  • taşıması zordur, nerenize soksanız, rahatsız eder. herşeyden önce iyi saklanması gerekir, çünkü taşıdığınız tabancayı teşhir etmek terbiyesizlik ve aptallıktır.giydiğiniz kıyafate göre en güzeli bel çukurunda ya da koltuk altında taşımaktır. öncelikle silahı hangi amaçla taşıdığınız önemlidir, savunma ya da saldırı amaçlı taşıma şekilleri farklıdır. en hızlı kullanabileceğiniz şekilde taşımak daha mantıklıdır.
    ama zordur taşımak, memlekette bayılır insanlarımız tabanca taşımaya, hava atmaya.adap ister, efendilik ister tabanca taşımak. hem bilmezler ki türkiyenin en silahşör isimlerinden biri taşıdığı magnum tabancaya ve usta nişancılığına rağmen tabancasına uzanamadan öldürülmüştü. (bkz: hiram abas)
  • bir sivil icin silah tasimak, ancak savunma amacli olursa mazur gorulebilir.
    silah, olasi ir tehlikeyi bertaraf etmek amaci ile tasinir. bu tehlikeyi bertaraf etmenin yolu silahi kullamak olmayabilir. bazen gostermek veya bosa sikmak da pacayi kurtarmanizi saglar. silaha davranmanin tek sarti; cana ve namusa gelebilecek zarardir. cana, mala, namusa diye sayarlar ama mal gidecekse yerine konabilir. cana gelecek kasitlardan kasit dayak yemek degildir. yani sokakta 2 kisiyle kavgaya tutustun diye hemen silahina davranmamalisin (sahsen ben otobanda bi arabayla takismistim vakti zamaninda. amcalar onumu kesti; kavgaya tutustuk... pasa pasa dayak yedim (gerci ben de vurdum ama nafile tabi). kavga suresince belimde silah vardi. dayak suresince hep saldirinin hayati tehlikede olup olmadigini sorguladim. olsa davranirdim silaha kurtarirdim pacayi. ama olmadi, dovuldum biraz gecti gitti...)
    neticesi suur ki efendim; silah oyle ota boka cikmaz. bu hayatiniz boyunca belki bi kere lazim olur; onda da hayat kurtarir... (misal 4 eskiya gecmis yillarda bahcelievlerde bir evi basip adamin gozunun onunde karisina tecavuz ettiler... e olsaydi silah; cakardin alinlarinin catina...)
  • çok sağlam bir psikolojiye sahip olamak gerekir silah taşımak için.
    sonuçta öldürme düşüncesi insanın varoluşuyla birlikte içgüdüsel olarak geliyor.
  • eğer zorundaysanız, hiç istemeden yapılandır. tıpkı okula giderken kitap taşımak gibi. en başta, farkedildiği anda eş, dost, arkadaşlara neden taşıdığınızı açıklamak durumunda kalmaktır zora sokan. yeni tanıştığınız insanları tedirgin edendir. durumdan haberdar bir arkadaşınızın evine misafir olduğunuzda, kimsecikler görmeden ona güvenli bir yere koyması için el altından vermek durumunda kalmaktır. gidilen devlet daireleri, alışveriş merkezleri, eğlence mekanları gibi yerlerde arabanın koltuk altına çaktırmadan sıkıştırmaktır. gömleği pantolonun içine sokamamak, takım elbisenin düğmesini ilikleyememektir. havaalanlarında, sıradan çıkıp, bir odaya girip form doldurmaktır. spor vs. gibi aktivitelerde kendini hafif hissetmektir. tek bir avantajı varsa, üzerinizin aranması gereken bir yerde veya çevirme esnasında taşıma ruhsatınızı gösterdiğinizde sizi veya aracınızı aramıyorlar, o kadar.
  • eğer bir silah taşıma ruhsatı ile desteklenmiyorsa son derece riskli ve gereksiz bir eylemdir.

    haa, direk canınıza kasteden hasımlarınız vardır, düşmanlarınız vardır, can güvenliğiniz için mecbursunuzdur, o zaman tamam. ama sırf öyle hoşunuza gittiği için silah taşımak kadar saçma bir şey yoktur.

    yirmi yıldır silahım var ama yanıma alıp da taşıdığım anlar bir elin parmaklarının sayısını geçmez. o da ancak, binde bir denk gelip de gecenin bi yarısı tee tilkinin bakır sıçtığı yerdeki bahçeme gitmek zorunda olduğum ve sırf üşengeçliğimden, "uğraşmayayım şimdi tüfekle müfekle" dediğim zamanlarda vuku bulmuştur. inanın bana hamallıktan başka birşey değil.

    yanınızda silah olunca nisbeten basit bir mevzuda bile -belki- sırf göt korkusundan çıkarır çeker ve karşınızdakini de "radikal" davranışlara yöneltip, aslında bir iki yumrukla, kaba dayakla savuşturulabilinecek bir durumu içinden çıkılmaz hallere sokabilirsiniz.
    sanmayın ki silahı görünce hemen "bokunu yiyem abi" moduna giriyor millet. ne piskopatlar var bu memlekette. artı, "kuru sıkıdır nasıl olsa" diyip daha bi hışımla üstünüze gelebilir.

    direk hayati risk altında değilseniz ne gerek var ki? etliye sütlüye karışmayan, kendi halinde efendi bir adamın silah milah gerektiren olaylarla ne işi olabilir ki? olmaz ya, hadi oldu diyelim ve bir iki serseri sizinle dalaştı. bırakınız yapsınlar bırakınız etsinler. fazla fazla ağzınız burnunuzun kırılıp yüzünüz gözünüzün moraracağı bir olaydan katil olarak çıkmanız işten bile değil allah korusun.
    taşımayın efenim.