şükela:  tümü | bugün
  • kızılderililerde bu olay, savaş baltalarının gömülmesi sonucudur.
  • silahhane sorumlusu askerin teskere aldığı zaman gidip son bir kere, temizlik ve bakımını yaptığı silahlara bakıp hatıralarını aklına getirmesi ve ardından o sevimsiz demir yığınlarına da el sallayarak veda etmesi.
    ayrıca (bkz: ernest hemingway)
  • düne kadar hemingway idi. hatta bugün bir dakika evveline kadar. artık askerliğin bitişinin müjdecisi. bu arada förü, biliyorum ben kitabın orijinal adını, atlama lütfen sazan gibi! evet, artık bitti meyve veremeyen nöbet ağaçlığım.
  • remzi jöntürk ve erdoğan tünaş'ın senaryosunu birlikte yazdıkları 1976 yapımı remzi jöntürk filmi. başrollerde kadir inanır, perihan savaş, hikmet taşdemir, ülkü ülker, baki tamer, alev altın ve tuncer necmioğlu yer alıyor. namlı bir kabadayının (inanır) genç öğretmen sevgilisine duyduğu büyük aşk nedeniyle silahlara ve kabadayı yaşantısına veda etme çabalarını konu alan, carlito's way'e benzer noktaları bulunan (bu film daha önce çekilmiştir), dövüş sahnelerinin amatörlüğüne karşın ilgi çekici bir yerli filmdir.
  • hikmet taşdemir abimiz filmde otel odasinda çamaşirlarini yikar. yikar yikamasina da durulamadan öyle tursilli tursilli ipe asar ve yönetmen de bunu gözümüze gözümüze sokar.
  • az önce bitirdiğim kitaptır. keske kadın ölmeseydi çok üzüldüm yazık zıbıdı hemıngciğimin işleri işte ne çektin be catherine neyse kitap çok güzeldi tavsiye ediyorum arada çok güzel edebi cümleler vardı. mesela vicdanını diş fırcasıyla temizleyemezsin gibi.
  • hemingway'i barda oturan ve etkileyici bir ses tonuyla savaş anılarını anlatan yaşlı ancak oldukça yakışıklı biri olarak tahayyül ederim.

    yaşına rağmen kaslı. saçındaki beyazlar ona sadece karizma katmış. kadınları ve aşkı önemsemeyen biri olmalıydı o benim zihnimde. çünkü hiç bir kadın ona karşı duramazdı.

    oysa silahlara veda'yı okurken sevmedim hemingway'i. catherinle çok yapmacık, savaş ve yaşanan acılar karşısında bir o kadar duygusuz. beklentimden olsa gerek fazlaca yapay buldum karakterin duygulanımlarını. haa gerçi kitap catherin'e hissettiği duyguların gerçekliğini de sorgular bir şekilde bitiyor.

    -sayın hemingway, inanın sizinle viskiye ortak olmak en büyük hayallerimden idi. ama nasıl ki can dündar'ın eşini aldattığını öğrendiğim gün onunla ilişkilendirdiğim "aşk" kavramı yıkıldıysa gözümde, silahlara veda ile sizin muharebe anılarınıza donukluğunuzla sizin güçlü imajınız yıkıldı. tabii bu lafımdan viski teklifinizi geri çevireceğimi sanmayın. korkaklarla değil belki ancak güçsüzlerle de içeriz. şişemi mezarınızın toprağıyla paylaşmaya razıyım. toprağınız yeşil olsun..