şükela:  tümü | bugün
  • kill bill volume 2' daki en bilge karakterin de acikladigi cok yaygin bir bayan davranisi.
  • küsüp hiç konuşmayarak ceza vermek anlamına gelir.
  • bünyesinde "treatment" kelimesini barındırıyor; demek ki neymiş iyileştirici, onarıcıymış, hak edene yapmak caizmiş. (nıhaha)
  • burdaki treatment, tedavi'den ("iyileştirme") çok, "terbiye" sözcüğü karşılığıdır. öfkeye kapılıp kırıp dökmekten daha etkili bir yöntem olup, zaafı karşıdakine tam olarak neye kızdığınızı, onun yerine nasıl davranmasını istediğinizi iletememenizdir. aman dikkat; sustuğunuzla kalmayasınız!
  • ayni zamanda leziz bir the roots parcasidir.
  • saylint tretman toplumu olmadigimiz belli, kimse manasini bilememis, anlayamamis. saylint tretman konusmayarak cezalandirma da degildir, terbiye de degildir. sessiz kalarak

    1. hatasini fark ettirecek sekilde dusunmeye motive etmek
    2. ilgili hatadan dolayi ozur dilettirmek

    gibi iki temel belirleyeni vardir. diger hatasini fark ettirmek ve ozur dilettirme cabalarindan farki, tercih edilmesinin sebebi, acik vermeyen bir tavir olmasidir. kisilere "ozur dile cunku su acidan haksizsin, bu acidan mustebdisin, su acidan okuzsun" demek ister istemez konusmak ve acik vermek manasina, savunma, savusturma, mesrulastirma kapilarini aralattirmak anlamina gelir. oysa ki sessizlik karsimizdakine "kendi hatasini bulma" firsatini araya bizi karistirmadan kendi kendisiyle cozme, kendi kendisine yenilme sansini verir.

    elbette sessizligin suresi belirleyicidir, sahsi tecrubemle soyleyebilirim ki sessizlige uzun sure mukavemet edebiliyorum, dahasi aramizda kesin bunu okuyacak olan kimi arkadaslarimiz da bileceklerdir, "benimle konusmaya tenezzul etmeyenle ben hic konusmam, bana yok muamelesi yapana ben de yok muamelesi yaparim" diyerek bu eylemi dahi bir "soylem"e cevirip, ardindan "benden o denli nefret ediyor ki konusmaya bile tenezzul etmiyor, benden oyle igreniyor ki konusmaya deger bulmuyor, benden boyle igrenip saygisizlik yapana ne geri donecem" diyebilme yetenegine, ozelestirinin onune varsayilan yozelestiriyi koymaya muktedirim.

    ve fakat uzun sure mukavemet'in de bir bel verdigi yer vardir. sessiz tretmanin en guclu olan ozelligi sessiz kalan kisinin bir sure sonra tecrubelerimizle eslestirdigimiz bilinir gerceklikten kopup, varsayimsal, kuramsal bir sahsa donusmesidir. bu anlamda sessizligin suresi arttikca (ve artacak gibi gorundukce) hatali oldugumuz konulardaki durumlar tekrar ettikce "benle konusmaya tenezzul etmiyor" dedigimiz kisinin dublajini yapmaya, onu vicdanimizin sesi ve sozu yapmaya baslariz. bu durumlarda bu sahisin konusmasini, susmasina tercih ettigimizi soylemek mumkundur, cunku icten ice biliriz ki artik bizi bizim kadar iyi bilen ama sessiz kisi suretinde gorusen kendimizle tartisiyoruzdur, ve muarizin asli bu konuda cok daha bayagi, banal ve ice su serpecek kadar ilintisiz, uzak, hedefi sasmis argumanlarla gelecektir. sessizligi surdurebilen kisi bu durumda kendisini sorgulama yetenegini haiz, kafayi maddeyle, kuddeyle, iktidarla, konum ve statuyle bloke etmemis herkesi kirmayi, paralamayi, icten cokertmeyi, hatasini (ve daha fazlasini) gostermeyi basartabilir. bu anlamda sessizligi en kesintisiz ve en guclu surduren kisilerin oluler oldugunu soyleyebiliriz; olmuslerimizin uzerimizdeki gucleri, iktidarlari sessizlikleri gibi suresiz, kesin ve kat'idir.
  • çocuğuma asla uygulamayacağım yöntem.
    sevmediklerimle konuşmam, sevmediklerim hakkında da konuşmam. herkesi seviyorum o ayrı.
    (bkz: insanlar konuşa konuşa)
  • (bkz: bartleby)