şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bir zamanlar iki hain varmış.
    birisinin adı silho diğerinin adı süreyya imiş.

    gel zaman git zaman bu iki hainin sırtları ile karınları belli olmamaya başlamış.
    hatta öyle değişken korkaklarmış ki bu iki hain;
    "sırtlarını ancak teröristlere dayayabilecek kadar acizlermiş."

    ne diyelim ki:
    "bu ülkenin de aziz türkiye cumhuriyeti devleti'ni hainler ile başbaşa bırakmayacak kadar asil yiğitleri varmış.
    " her biri ölüm ve ölümsüzlük üzerine yeminli..."

    kaldı ki:
    türkiye'nin her yeri bütün hainlerin aksine,
    kadim ve mukaddes bir
    yurt imiş.

    o yurdun da adı:
    yüce "türkiye cumhuriyeti" imiş.

    öyle ki:
    biz vatana yeminli insanlar,
    ulusal mukaddesatımıza aykırı gelen nice hainlerin karşısında her an herşeye hazır ve daim hazır ve de her an beklemedeymişiz.

    türkiye'mizin güneydoğu bölgesi'ni kendileri gibi hainlerden zanneden hainler de "ibretle" izlemelilermiş ki:
    nerede türk bayrağına yeminli yiğitler varsa orası bizimdir, bizimmiş; bizim kalacak imiş

    kerim ve derin duyguların söz sahibi olan bu aziz devletin beklemede olan asil yurttaşları der ki:

    "biz hazır ve daim hazırız."

    "ne mutlu türk'üm diyene!"
    *

    çünkü bir çerkes atasözümüzün de buyurduğu gibi:
    "candan önce onur gelir" ' imiş...'

    onurumuz ve varlığımız:
    yüce ulusumuza armağan olsun,
    "ne mutlu kahramanlara."

    ne mutlu kahramanlara ki:
    hakikatle, izzetle ve şerefle
    candan önce onur gelir 'imiş...'