şükela:  tümü | bugün
  • sonradan gelmeme ragmen hayatimin en guzel yillarini gecirdigim, c subesi olmasi nedeniyle ogretmenler tarafindan surekli ezilen bir sinifin mezun olup gectigi (ne doktorlar muhendisler cikti o siniftan),yeni yerine tasindiktan sonra iyice bir kolej havasina burunmus hatiralarla dolu okulum.evet dogrudur kalite giderek dusmektedir fakat hala silifkenin en iyi okuludur.
  • lise hayatımı iyisiyle kötüsüyle 4 yıl boyunca dolduran okuldur... özellikle hazırlık aşaması damağımda tad bırakmıştır efenim... hazırlık yıllarındayken şehrin içindeki taş binada eğitim-öğretim hayatını sürdüren bu güzide okul, benim okula girişimden sonra 1 yıl dayanabilip dağın başına pembe- ama dünyadaki en kötü pembe - olan binaya taşınmıştır.. (bkz: ayağının değdiği yerin kuruması)

    son yıllarda ise kalite oldukça düşmüştür anlatılana göre, ama hala silifkeye tatile gittiğimde ziyare ederim kendisini... sadece beden eğitimi öğretmeni ve liseden voleybol takımı antrenörümüz feyhan solak ı görmek için bile gidilebilen bir okuldur kendisi.... heybetlidir, mazisi başarılarla doludur amma velakin artık yaşlanmıştır...

    edit: en son gittiğimde dikkat ettim o pembemsi rengi güzel bir laciverte çevirmişler... yahu gareziniz bize miydi?? adam olun şöyle be ya!!!
  • lisedeyken artık bir yeri kazansam da gitsem şu lanet okuldan dediğim ama şu sıralar yana yakıla aradığım okulumdur. şubat tatilindeki ziyaretime göre duvarların boyanması dışında, formaların iğrenç bi yeşile dönmesine değinmeden geçemiyeceğim doğrusu. bir tane boş hocası yoktur. tüm hocalar bi olaylı böyle bi birşeyler vardır.

    (bkz: ferhat şahin)
    (bkz: zeynep yılmaz)
    (bkz: yasemin çetinkaya)
    (bkz: sedat öztürk)
  • 2002 - 2006 yılları arasında hayatımda cok onemlı yerı olan anılarla dolu lisedir. hocaların hepsı ayrı ayrı degerlıdır. hele kı bı mudur vardır kı arıf ekıcı; babadır, candır. fakat sımdı hepsı dağılmıştır. hocalar ogrencı profılı oyle degısmıstır kı gıttıgınde kendını yabancı hıssedersın. o okulun ılk zamanlarını kurak bır arazıde tek basına bır bınayı hatırlarsın. sımdıkı halını gorup vay be dersın.
  • 1996 da girip 2003 te çıktığım okul. en güzel zamanları şehir merkezindeki eski binasında yaşandı. ortaokul kısmında iken üst sınıftan ikinci el kitapları alır öyle okurduk. yabancı dilli kuşe kağıtlı parlak pahalı kitaplardı. ingilizce hocaları derse 10 kiloluk hayvan gibi teyplerle girerlerdi listening dersi için. kasetleri bir ileri bir geri sararlar uygun metni ayarlamaya çalışırlardı. bu dönemlerden aklımda kalan diğer bir şey ise öğleden sonra son iki ders beden dersi olayı. kızlar soyunma odasında, erkekler sınıfta. ayak kokusu ter kokusu bir birine karışır, ı koku ertesi sabaha da kalır ilk ders hala kokardı. ne hikmetse o yıllar günahmış gibi futbol oynatılmaz, kızlar voleybola erkekler basketbola yönlendirilirdi. daha sonra eli bileği düzgün olan erkeklerden voleybolcu çıkar okullar arası turnuvalara katılınırdı. bu okulun geri planda olan sessiz bir öğrencisi idim ben. benle mezun olup da çok iyi yerlere gelenler oldu. ders çalışmak bana göre değildi. bu okulun bana kazandırdığı şey hayatım boyunca sürecek okuma alışkanlığı, imkansız aşklar düşlemek oldu. ara sıra geçerim önünden, içim cız eder. hayatımın en güzel en önemli en sıradan şeylerini burada yaşadım derim kendi kendime. bir kaç sarışın, bir kaç esmer hayal pencerelerden geçer. akşam olur ben eve giderim.
  • yakında imam hatip olur kesin.