şükela:  tümü | bugün
  • sevda demirel in goguslerinin arasi
  • inanilmaz paralarin dondugu toprak parcasi. gecen gun yasadigim kasabada 100 donum toprak satin alip burada kendine malikane kuran ve oldukca varlikli oldugu her halinden belli olan, bununla birlikte en fazla 40 yasinda gosteren bir adama denk geldim. adamin hikayesini ve nasil buraya dustugunu merak ettim ve aramizda kisa bir muhabbet gecti.

    adam ilk olarak "google'da calisiyordum ve erkenden emekli olmaya karar verdim" dedi. aklina direkt "tum kariyeri bir kenara birakip koye tasinmak" basligi geldi ama daha once adamin google eski bir yonetici oldugunu dusundum. adamin en azindan bir direktor veya vp seviyesinde oldugunu dusunuyordum ve ona google'da calisirken hangi departmani yonettigini sordum. bana gayet garip bir sekilde bakip "ic'ydim" dedi. ic bir kisaltma ve "individual contributor" anlamina geliyor. yani bir departman, grup veya takim yonetmeyen, sadece kendi performansindan sorumlu olan, yonetimden ziyade uretimde gorev alan takim elemani anlamina geliyor. adam bildigin "siradan" bir muhendis cikti. peki bu kadar mala mulke nasil ulasmisti?

    2004 yilinda google ilk kez halka aciliyor ve borsada islem gormeye basliyor. normalde google'da calisan muhendislere her yil (normal maastan bagimsiz olarak) 20-25 bin dolar performans primi verilirken o yil ilk kez nakit yerine 20-25 bin dolarlik google hissesi veriliyor. tabi bu hisseler belli sartlara bagli oluyor mesela tam olarak vest etmesi yani nakte cevrilmesi icin 4 yil gecmesi gerekiyor ve muhendislerin bu surec icinde sirketten ayrilmamis olmasi gerekiyor. sonraki yil yine 20-25 bin dolarlik hisse veriliyor ve bu sekilde bir prim sistemi olusuyor. bazi sabirsiz muhendisler 4 yillik sure biter bitmez hisselerini satip araba veya baska bir luks esya aliyor ama %80'lik kesim hic satmiyor. gunumuzde sirf ilk yilda verilen 20 bin dolarlik hisseler bile 750 bin dolar degerinde.

    bu bahsettigim adam 2000-2015 yillari arasinda google'da calismis, sadece aldigi hisseleri biriktirerek 7 milyon dolarlik bir servet yapmis. bu normal maasin uzerine verilen bir rakam oldugu icin bu rakami hic harcamadan ve hisselerini hic bozdurmadan biriktirmis. zaten google'in ilk yillarinda sirkete girip de en az 6-7 yil calismis olanlardan dolar milyoneri olmayan neredeyse yokmus.

    aslinda bu google'a ozgu de degil. facebook, netflix, apple gibi hisseleri son 20 yilda deli gibi degerlenen ve calisanlarina hisse senediyle prim odemesi yapan tum sirketlerde bu durum mevcut. hatta bircogu dolar milyoneri olan ve 5-10 milyon dolar civari servet sahibi olan bu muhendislerin isyerinde nasil motive edilebilecegi de cok tartisilan bir konu.

    yillarca google'in insan kaynaklarinda ust duzey yoneticilik yapan ve bu konuda kitap yazan (work rules) laszlo bock bu konuda cok taninan bir isim. kendisi birkac sene once google'dan ayrilip kendi danismanlik sirketini kurdu (humu isminde) ve silikon vadisindeki sirketlere her biri milyoner olan muhendisleri motive etme konusunda egitim ve danismanlik veriyor. gecen sene intel'e de ugradigi icin ve direkt benim isimle alakali (endustriyel psikoloji) oldugu icin tanisma firsatim olmustu. kendisi bu konuda bir cok sirketin zorlandigini ama sirketleri calisanlari para disinda yontemlerle motive etmesinin mumkun oldugunu anlatmisti. zaten google'in o muhtesem kampusunun ve calisma sartlarinin fikri de asagi yukari buradan geliyor.

    silikon vadisinde calisiyorsaniz ve cok aranan ve nadir bulunan bir konuda yeteneginiz varsa donen paralar futbolcu transferlerinde donen paralara esit. gecen gun google'in kendi kendini surebilen araba projesi olan waymo'dan biri intel'in bmw ile ortak yuruttugu projeye transfer olmus ve adama imza parasi 1 milyon dolar odenmis. tabi adam 5 yil icinde bu projeyi terk ederse o parayi geri odemek zorunda kalacak ama yonetici olmayan ve siradan bir muhendis icin bu gayet iyi bir para. gerci adama "siradan" demek haksizlik olur cunku onun sahip oldugu spesifik tecrube ve bilgiye sahip cok az insan varmis. siradan demekten kastim adamin yonetici sinifinda olmamasi yoksa adam asla siradan biri degil.

    bu yaz silikon vadisinde stajyer maaslari bile (master veya phd seviyesinde) 6 bin dolardan basliyordu ve cok nadir uzmanlik gerektiren konularda 10 bin dolara kadar ciktigini gordum. fed'in bastigi ve ozellikle amerikan borsasini artik balon seviyesine cikartan paralar sagolsun teknoloji sirketleri inanilmaz zenginlesti ve bu zenginligi calisanlariyla paylasmaktan cekinmiyorlar. gecmis yillarda aldigim google, facebook, tesla hisseleri inanilmaz degerlendi ve oradan gelen parayla simdi yasadigim evi alabildim ama en buyuk pismanligim amazon'daki yukselisi kacirmis olmam. 2008'de 42 dolara satilan amazon hisseleri simdi 1800 dolari gecti. amazon disinda yukselisini kacirdigim bir baska hisse de netflix oldu. bundan 10 sene once 5-10 bin dolarlik amazon ve netflix hisseleri alip kenara koysaymisim simdiye emeklilige cok yaklasirmisim. bu arada intel'dem aldigim hisseleri her zaman aldigim gun satip apple hissesine ceviriyorum. apple benim icin yillardir "buy and forget" yani "satin al ve unut" hissesi olmustur. en unutamadigim hisselerimden biri de yillar once iflasin esigindeyken 1 bucuk dolara aldigim nokia hisseleriydi. daha sonra microsoft bunlarin iflasin esigindeki telefon isini satin alinca hisseler 6 dolara firlamisti ve oradan gelen para iyi gelmisti.

    bu arada su da denilebilir: madem siradan bir amerikan vatandasi da google, amazon gibi sirketlerin hissesini alabiliyor, o zaman google'in calisanlarina verdigi hissenin ne ayricaligi var ki? aslinda teknik olarak bir ayricaligi yok ama bu hisseler maasin uzerine prim olarak bedavaya verildigi icin ortada alinan bir risk yok. ayrica hisseleri 4-5 yil elinizde tutma zorunlulugu oldugu icin hisse birazcik yukselince gaza gelip satma riskiniz az oluyor.

    yine de her sey tozpembe degil cunku bu hayat pahaliligina da kotu sekilde yansimaya basladi. en basit ornek universite fiyatlari. sanirim abd'de ucuza universite okuyan sansli nesilin son uyelerinden biriyim. 2008'de 4 yillik bolumumden mezun oldugumda california state universitesine donem basina odenen ucret 1600 dolardi (eger amerikan vatandasiysaniz veya en azindan green card varsa). hatta geliriniz dusukse belli burslar ve indirimlerle beraber donemi 500-600 dolara kadar gitmek mumkundu. az once mezun oldugum okulun donemlik ucretine baktim ve amerikan vatandaslarina bile 8 bin dolarlik fiyat cekmisler. yani sirf dolar bazinda bile okulun ucreti 5 katina cikmis. bu donemde dolar da turk lirasina gore 3 kat deger kazandigina gore 2008'de turkiye'den gelen birinin california state'de okumasi tl bazinda bugunkune gore 18'te 1 oranindaydi (donemi 2200 lira versus donemi 39 bin lira). su anki fiyatlarla turkiye'den gelip burada universite okumak icin zengin olmak lazim (ki california state her zaman en ucuz universitelerden biri olmustur).

    bu artis ev fiyatlarina da yansimis durumda. silikon vadisi ve civarinda en ucuz ev kiralari 2-3 bin dolardan basliyor. bu fiyat artisi silikon vadisinin "uzantisi" olarak gorulen yerlere bile sicramis durumda. mesela amazon, microsoft gibi sirketlere ev sahipligi yapan seattle'da eli yuzu duzgun bir evin fiyati 600-700 bin dolar civarinda geziyor. 10 sene once seattle'da 300 bin dolara cok rahat ev aliniyordu. onu birak intel disinda buyuk bir teknoloji sirketine ev sahipligi yapmayan oregon'da bile ev fiyatlari inanilmaz artti. californialilar 20-30 sene once 100 bin dolara aldiklari evi 2 milyon dolara satip oregon'a tasiniyor, burada 400 bin dolara ev alip paranin geri kalaniyla emekli oluyorlar. bu sayede oregon'a, hatta nevada, arizona ve idaho gibi california'ya yakin diger eyaletlerde bile son 10 yilda ev fiyatlari 2-3'e katlandi.

    sonunda olan garibana olacak cunku orada yasayan herkes teknoloji sirketlerinde calismiyor ve hayat herkes icin pahalilasiyor. california'da asgari ucret 10 dolarin uzerine cikarken portland'da 15 dolar ve seattle'da yine benzer bir rakama cikti ama bu rakamlar bile bu bolgelerde rahat bir yasanti saglamak icin yeterli degil. gecen gun dogma buyume oregon'lu bir arkadasim baska bir eyalete tasinmak zorunda kaldi cunku buralar bile artik cok pahalilandi. bu da isin kotu tarafi.

    ha bu arada ekim ayinda red dead redemption 2 cikacakmis. o oyunda emegi gecen herkesin kazandigi her kurus helaldir. umarim en az ilki kadar iyi bir oyun olur.
  • bu bolgedeki teknoloji sirketlerinin yoneticilerinin cocuklarini teknolojisi olmayan okullara gonderdigini konu alan makale tamamen abartidan ibarettir.

    genel nufusun icerisinde az sayida mevcut olan insanlarin egilimlerini vadinin tamaminin benimsedigi bir gorus olarak sunmasina ragmen, ne mutlu ki boyle bir sey yoktur. tersine bir cok teknoloji sirketinin cevredeki k12 okullari ile cocuklarin erken yasta teknoloji tuketicisi yerine ureticisi olmasini saglayan isbirligi ornekleri mevcuttur.

    adi gecen okulun elestirildigi su makaleyi ayrica oneririm:

    http://blogs.reuters.com/…rous-school-in-los-altos/
  • kase latife etmis.

    bu bolgede hintli nufusu abd'nin cogu yerine gore cok daha yogun olmakla beraber abartildigi kadar fazla degildir. onlara gelene kadar asyalilar var, latinler var.

    bilimsel veriler silikon vadisi'nin "sanilanin aksine" oldukca beyaz oldugunu soyluyor [muhtemelen aynen texas gibi]. bu da zaten populer bir elestiri konusu.
  • kuzey kaliforniya'da san francisco'nun guneyindedir..

    silikon ismi, bolgedeki semiconductorsirketlerinin yogunlugundan gelir. vadi isminin kaynagi, bolgedeki santa clara vadisidir. palo alto, menlo park, san jose, mountain view, sunnyvale sehirleri vadiyi olusturur.

    adobe, apple, google, yahoo, ebay, facebook, oracle, hp ve intel'in merkezleri buradadir. microsoft'un merkezi ise enteresan bir sekilde redmond'dadir (bkz: seattle)
  • burada merkezleri bulunan google, facebook vb reklamdan da gelir sağlayan şirketlerin yazılım şirketi olmadığı iddiasını geçtim artık da böyle arkası sağlam olmayan iddialar nasıl debe'ye girebiliyor onu anlamaya çalışıyorum.

    ürünü yazılım olan bir şirketin gelir modeline bakarak bu şirket reklamdan para kazanıyor diyebiliriz ama google aslında yazılım firması değil reklam firmasıdır diyemeyiz. bu mantıkla tüm televizyon kanallarına reklam firması dememiz gerekir ama demiyoruz neden? çünkü adamların yaptığı iş reklam değil ama reklamla gelir sağlayıp mevcut yaptıkları işi devam ettiriyorlar. bugun reklamdan gelirleri azalsa reklam alabilecekleri başka bir işe yönelmek zorunda değiller. en iyi bildikleri iş neyse onu yaparlar. google yarın tüm elektrikler geri dönüşü olmayan bir şekilde kesilse elindeki parayla güvercin satın alıp reklam işini devam ettirmeye çalışmaz. büyük ihtimalle elektriksiz bilgisayar çalıştırmaya filan çalışır. yok böyle bir şey ya nerden böyle fantastik fikirleri buluyorsunuz ve hemen inanıp şükela veriyorsunuz?

    google ve facebook reklam firmaları değil yazılım firmalarıdır. çalışanlarının çok büyük bir çoğunluğu yazılımla ilgilenir. kimi kodlar, kimi tasarımını yapar, kimi user experience ile uğraşır, kimi kullanıcıları daha fazla sitede tutmak için neler yapmaları gerektiğiyle uğraşır. neticede ürünü yani yazılımı geliştirmeyle uğraşırlar. şirketin business tarafıyla uğraşanlar ise gelir modeli üzerine kafa yorarlar. bugün reklamdan para kazanırlar yarın kafalarına eserse mesajlaşmayı paralı yaparlar ordan para kazanırlar. sonuç olarak para kazandıkları ürün düzenli bir değişim içinde olsa bile köklü bir değişim olmaz. ama gelir modellerinde heran köklü değişimler yaşanabilir. örneğin facebook "ulan herkesten yılda 1 dolar alsam 1 milyar dolar eder" diye düşünüp reklamdan vazgeçebilir ama "artık bu ürüne fazla reklam almıyoruz en iyizi bi televizyon kanalı satın alalım veya ankara'ya gidip 'buraya bakarlar' panolarının hepsini 10 yıllığına kiralayalım" demezler.

    silikon vadisi'ndeki kurulan yeni yazılım şirketlerinin büyük bir çoğunluğu ilk aşamada reklamdan gelir elde etmeyi ümit eder. küçük yatırımlar bulup kurulduktan kısa bir süre sonra bunun kolay olmadığını, kullanıcı sayısı gerçekten milyonları bulmadan iyi miktarda para kazanamayacaklarını anlayıp bu gelir modellerini değiştirirler. yalnız gelir modellerini değiştirmeleri onları farklı odaklı bir şirket yapmaz. ürünleri yine yazılımdır, çalışanları yine bu konuda eğitimli tecrübeli insanlardır.
  • yaklasik 9 yil icinde yasadiktan sonra, icinden san francisco korfezine ulasilabildigini ogrendigim bolge. palo alto'da embarcadero yolunun sonunda bir doga koruma merkezi var ve buradan korfeze ulasilabiliyor. evet, bu nufus yogunlugunun oldukca fazla oldugu bolgenin denize kiyisi var ama deniz kiyisindaki batakliklari koruma adina kiyida hemen hic bir yapilanma yok. bize inanilmaz geldi, hemen kiyida bir kofteci acma, arsa kapatma planlari yaptik.
    daha sonra yaptigim arastirmada eskiden milpitas, alviso dolaylarinda da bir liman oldugunu ogrendim. silikon vadisinde bir kordon boyu yapilabilirdi, muhendisler aksamlari korfez kiyisinda gezmeye cikabilirdi, cigdem citletebilirdi. vapura binip san francisco'ya gidebilirdi.
    ama cevreci insanlarin oylari ile, batakliklar ve buralarda yasayan kus turlerinin korunmasi daha onemli gorulmus. kus gozlemciler ellerinde durbunleri ile bataklik cevrelerinde geziyorlar, resim cekiyorlardi.
  • sunucu ile ecevit biktim arasindaki diyaloglar super.

    sunucu-ecevit,nedir bu monutorun ozelligi?
    e.b.-cozunurlugu 1280x1024
    sunucu-oooo..super
    e.b.-?! iyi
    (bu diyalog tanitilan iki monutorde de ya$anir)

    e.b.-monutorun boyle bir ozelligi var.(hatirlamiyorum $imdi)
    sunucu-nedir bu? ne i$e yarar?
    e.b.-monutorun bu ozelligi hem kullanicinin sagligi hem de ureticinin sagligi(?) i¢in iyidir.
    sunucu-?
    e.b.-daha ¢ok satiyolar.

    microsoft klavye ve mause setini tanitiyorlar.siyah,kablolu olan.
    e.b.-gordugun gibi klavye ve mause siyah
    sunucu-(mouse u gosterir)bunun alti kirmizi?
    e.b.-eeeaa.bunda top yok gordugun gibi.bu yuzden kirlenmiyor.temizlemekle ugra$miyorsun.
    sunucu-?!
    ben-?!
  • dincer karaca'dan $oyle bir aciklama gelmi$tir:

    "selam,

    eksi sözlüğü sık sık takip ederim. hatta zamanında ilk kurulduğunda da ilk röportaj yapanlardan biri yine bizim dergiydi. simdi bu gunlerde gezerken, yaptığım tv programını bir search edeyim dedim... (silikon vadisi)... arkadaslar sağolsunlar, güldürdüler beni... ancak oradaki arkadasların birkaçına cevap yazmam gerekiyor, bilgilenmeleri için...
    iletirseniz sevinirim...

    * eski bir bolumunde ecevit biktim athlon 64'u tanitirken 64 bit i$lemci i¢in bir i$letim sistemi mevcut degil diyor.bilgisizlik oldugunu sanmiyorum.yayin heyecani diyecem. program canli degil.
    (systemfailure, 22.02.2004 14:58)

    - arkadasım, 64 bit'in isletim sistemi henüz çıkmadı. beta versiyonları var... microsoft bu yılın ikinci yarısında belki (!) çıkaracağını duyurdu. hatta bu konuda san francisco da yapılan idf'e (intel developer forum) katıldım. orada da bu konu konusuldu. yani su an bitmis bir versiyon yokkkk... ki bunu programda da söyledik.. hatta release beta dan bahsettik. bak bak dinlememissss:))

    xxxxxxxx

    * microsoft klavye ve mause setini tanitiyorlar.siyah,kablolu olan.
    e.b.-gordugun gibi klavye ve mause siyah
    sunucu-(mouse u gosterir)bunun alti kirmizi?
    e.b.-eeeaa.bunda top yok gordugun gibi.bu yuzden kirlenmiyor.temizlemekle ugra$miyorsun.
    sunucu-?!
    ben-?!

    (systemfailure, 22.02.2004 14:08 ~ 15:03)

    - bu bir saka... :) tabi ki espri olsun diye soruyorum soruyu... yani bu hafta da bu butona basılınca oyunda tuş yapabiliyormusun diye sordum.. simdi sen yine bunu ciddiye alırsın.. yapmayın yaa... :))))

    xxxxxxxxxxx

    *sunucuları ve danışmanları henüz acemi olsa da cok baba ödüller veren yarışma programı.
    (keanu, 22.02.2004 14:40)

    - sen teknoloji konusunda acemi olan deneyimli bir sunucunun programı anlatmasını, ürünleri tanıtmasını tercih mi ederdin? sadece meraktan soruyorum?

    xxxxxxxx

    yazici tanitiliyor.hp laser renkli.
    e.b.-bu yazicinin kagidin iki yuzunude yazma ozelligi var.ama kagidi alip ters olarak yeniden koymaniz gerekiyor.
    ehh be abicim,ne anladim o zaman ben bu yazicidan.
    (systemfailure, 22.02.2004 15:05)

    - lazer yazıcılarda arkaya yazmaya diye birsey yok.. daha doğrusu çoğu modelde yok.. sistemin bunu destekliyor olması lazım... yani kaliteli çift taraflı baskı için ayrı bir sistem gereksinimi var. yani eğer böyle birsey yapmayı düsünüyorsan, teknik özelliklerinde buna dikkat et!. bu sebeple üstüne basarak söyledik. ama ben öyle de yorulurum böyle de yorulurum diye söylüyorsan, 10-15 bin dolara xerox da isteğin tür modeller var. ama kaçını son kullanıcı alır bilemem...

    xxxxxxxxxx

    simdilik bu kadarr... aman yanlıs anlamayın.. kızmadım, bilhakis sevindim... sadece bilgi verelim dedim... buradaki engel herkesin anlayabilmesi için mümkün olduğu kadar basit bir anlatıma başvurmamız... dolayisiyla teknoloji ile alakalılar bu tür bir programdan yeterince malzeme çıkarabilirler..:)))
    sonuçta iyi bir iş başardığımızı düşünüyoruz.. ki ulusal kanallardaki ilk ve tek teknoloji programı silikon vadisi :)

    neyse size de keyifli seyirler...

    dinçer karaca
    show tv
    silikon vadisi programı
    sunucu ve editör

    not: program ile ilgili yorum ve elestirilerinizi her zaman bekleriz!.."
  • kelimesi kelimesine aynı, “istersem buradaki en iyi firmalarda çok rahat çalışabilirim” cümlesini kurmuş olan bir tanıdığım burnu kalkmış şekilde buraya gelip işsiz kaldı. altı ay para yedikten sonra aç kalınca acıyıp kendisine bir türk restoranında iş ayarladık. busserlık yaparken hala, türkiye’de kalmış olsam şöyleydim böyleydim muhabbeti yapmaya devam ediyordu. altı yedi ay kadar sürünmesine rağmen türkiye’ye dönmekten de geri durdu. sonra kendisine appen ya da leapforce’dan biri (hangisi olduğunu hatırlamıyorum) üzerinden facebook’ta bir contractor işi için referans oldum. yazılımcı adam iki yıl keyifle menlo park’a gidip mesleğiyle alakası olmayan lokalizasyon işinde çalıştı. en son duyduğuma göre south carolina’ya taşınmış. kendi mesleğini icra ediyormuş.

    bunun bir de türkiye’de start up kurup büyük hayallerle buraya zengin olmaya gelen versiyonları var. öyle havalı şekilde gelip, vc firmalarından randevu bile koparamayıp, silikon valley bitmiş abi diyerek arkalarına bile bakmadan geri dönen üç kişi biliyorum. biri türkiye’ye geri döndü. bir tanesi polonya’da sürünüyor. üçüncüsü de şansını toronto’da deneyecekti, ne yaptı bilmiyorum.

    demem odur ki türkiye’de yapmış olduğunuz hiç bir şey size burada başarıyı garantilemez. iki satır kod yazanı sokaktan çevirip işe aldıkları dönem 2000 yılında bitti. sizin kalifikasyonunuz her ne olursa olsun, aynısına sahip olan ve ana dili gibi ingilizce konuşan en az 20 hintli aynı iş için kapıda beklemekte, ve adamların hintli olmaları bile tek başına bir avantaj. çünkü hem eğitim kaliteleri tescilli, hem burunları kaf dağında değil, hem de ya işe alan manager, ya onun amiri, ya da amirinin amirinin hintli olma ihtimali çok büyük. yani en baştan sosyal ağlarıyla sana bana göre maça 1-0 önde başlıyorlar.

    yine de eğer kendinize güveniyorsanız ve gözünüz mesleki açıdan (bakın maddi açıdan demiyorum) tepedeyse mutlaka şansınızı burada denemeniz lazım. benzetme yapmak gerekirse, türk dizilerinde baş rol oynamayı kendisine yeterli gören bir aktör ne kadar iyi olursa olsun şansını hollywood’da denemezse lokal bir değer olarak kalmaya mahkumdur. işiniz bitip emekli olduğunuzda geçmişe bakıp yapmadıklarınız için pişman olmayın.
hesabın var mı? giriş yap