şükela:  tümü | bugün soru sor
  • an'ı yakalayarak edinilen güçtür.
  • bu güç lokasyon olarak anadolu usulu meditasyonda; iki kaşın arası olarak tarif edilmiştir. domdom kurşununu oraya yememek kaydıyla, her an şimdinin gücünü yakalayabilir dünyadaki tam canlılalar. bir ohmmm.. yapın önce, sonra tüm çakralarınız nasıl bugüne endekslenecek bak...
  • görseniz de görmeseniz de elinizin altında duran ve henüz gerçekleşebilirliği mevcut binlerce iyi ihtimalin, daha yitirilmemiş -belki hiç yitirilmeyecek- insanların tam şu an yanıbaşınızdaki varlığının verdiği güçtür.
  • hep erteliyoruz. bir sonraki proje, bir sonraki is, bir sonraki sevgili vs.
    bu askta buyuyor, her seyi bir sonraki aska erteliyoruz.
    gun bugun. zaman su an..
    her konuda bu boyle. zaman degerli. zaman geciyor.
    bu algı bende cok yeni. normalde ben ya gecmiste ya gelecekte olurum.
    yeni yeni simdideyim. ama daha dolu geciyor zaman.

    hazır canlı yayına cıkmısken toplumsal mesajımı da vereyim.
    once ben ve benimkiler demek yerine alturist ve humanist kalmalı. ille de..
    dogru duzgun bir insan kalmalı ve de. bacısına ya da samimi arkadasının sevgilisine sarkmayan, esini aldatmayan, kucuk cocuklara ya da sokakta yuruyen kadına yamuk yapmayan, kimsenin corbasından bi kasık calmayan, iyilik yapan, paylasan, sevgi dolu, ailesine ve dostlarına baglı, incelikli, sadık, yalan soylemeyen, kendinden gucsuzleri ezmeyen, saygılı, insan. insan kalmak lazım. hep. akıl var. irade var. mukame yetenegi var. irade var. insan kal.
  • iki ördek kavga ettiğinde ki hiç uzun sürmez- bir süre sonra ayrıldıklarını ve farklı yönlere uçtuklarını görürüsünüz. bir birlerinden ayrılınca güçlü bir şekilde kanatlarını çırparlar ve böylece kavga sırasında topladıkları aşırı enerjiyi atarlar üzerlerinden . hiç bir şey olmamış gibi huzurla süzülürler.

    eğer ördekler insan zihnine sahip olsalardı, kavgayı düşüncede canlı tutar, hikayeler kurarlardı. bir ördeğin hikayesi muhtemelen şöyle olurdu: az önce yaptığına inanamıyorum. on santim yanıma yaklaştı . sanki gölün sahibi oymuş gibi davranıyor. özel alanıma hiç saygısı yok. bir dahaki sefere beni kızdırmak için başka şeyler yapacak. bir dahaki sefere ona unutamayacağı bir ders vereceğim. böylelikle , zihin bir sürü hikayeler kurup durur ve aradan zaman da geçse , öfke ilk günkü gibi devam eder ve unutmaz.

    vücuda gelince , düşüncelerde kavga hala devam ettiğinden , vücut da gerçekle düşünceler arasındaki farkı bilmediğinden , bütün düşünceler için hormonal ve enerjisel tepkiler vermeye devam eder. kavga halini yaşayarak hep kavgaya hazır tutar kendisini. bir düşünce bir sonrakini tetikleyerek tamamen düşüncelerden oluşan zincirleme bir reaksiyona dönüşür..

    bir insan zihni olsaydı zavallı ördek böyle düşünecekti. ama malesef bir çok insan aynı bu şekilde yaşıyor tüm hayatını. bir çok olay gerçekte bitmiyor. ördeğin bize verdiği ders şudur: kanatlarını çırp yani hikayelerle beyninin içinde yaşayıp durmayı bırak ve tek gerçeğe geri dön :
    şimdiye , anı yaşamaya.

    eckhart tolle
  • şimdiki anı yaşamanın önemini farkeden, ancak zihni geçmiş ve gelecek arasında gidip gelen ve şimdiyi kaçıran insanların okuyarak kendilerine büyük bir armağan sunacağı kitap. şimdiki anın içinde demirleyebilmek, anda-mevcudiyeti deneyimleyebilmek, kendi içinde köklenmek, içsel bedeniyle bir olmak konularına ilgi duyan ve giriş yapmaya hazır kişiler için çok değerli bir yapıt.

    ****************
    mevcudiyet hali

    o sizin olduğunu düşündüğünüz şey değildir.siz mevcudiyet hakkında düşünemezsiniz ve zihin onu anlayamaz mevcudiyeti anlamak mevcut olmaktır.
    küçük bir deney yapın. gözlerinizi kapayıp kendi kendinize, ‘bir sonraki düşüncemin ne olacağını merak ediyorum’, deyin. sonra çok dikkatli bir biçimde bir sonraki düşünceyi bekleyin. bir fare deliğini izleyen bir kedi gibi olun. o delikten hangi düşünce çıkacaktır? bunu şimdi deneyin.

    ne oldu?

    bir düşüncenin gelmesi için oldukça uzun bir süre beklemek zorunda kaldım.
    kesinlikle. siz yoğun bir mevcudiyet hali içinde olduğunuz sürece düşünceden özgürsünüzdür. siz sessiz, hareketsiz , ama son derece tetiksinizdir. bilinçli dikkatiniz belli bir düzeyin altına düştüğü anda, düşünce hücum eder. zihinsel gürültü tekrar başlar, sessizlik yitirilir. yine zamana geri dönmüşsünüzdür.

    **************

    (bkz: eckhart tolle)
  • altı çizili cümleler için;

    --- spoiler ---

    çoğunlukla gelecek geçmişin kopyasıdır. gerçek değişim nadirdir ve o şimdi’nin gücüne erişerek geçmişi ortadan kaldıracak kadar mevcut olmanıza bağlıdır.

    mevlana; “geçmiş ve gelecek tanrı’yı bizim gözümüzden saklar, her ikisini de ateşe atıp yakın.” demiştir.

    büyük zen üstadı rinzai öğrencilerinin dikkatini zamandan uzaklaştırmak için “şu anda eksik olan nedir” diye sorardı.

    huzursuzluğa, endişeye, gerilime, üzüntüye -tüm korku hallerine- çok fazla gelecekte bulunmak ve yeterince anda mevcut olmamak neden olur.

    suçluluk duygusu içerleme, yakınma, acı, üzüntü, burukluk ve tüm bağışlamama hallerine şimdiki anda mevcut olmamak, geçmişe takılı kalmak neden olur.

    zihin bilinçsiz bir biçimde sorunları sever.

    “ne olursa olsun artık kendim için daha fazla acı yaratmayacağım.” demek basit bir seçim olduğu halde radikal bir karardır.

    eğer kendiniz için daha fazla acı yaratmazsanız başkaları için de yaratmazsınız.

    yaşam zaten yeterince zorlu. şimdide bir sorun yoktur. kabullenilmesi ya da başa çıkılması gereken durumlar vardır.

    ölüm gibi gerçek bir acil durumda zaten şimdiyi yaşarsınız. zihin durur ve siz de şimdide tümüyle mevcut hale gelirsiniz.

    kendinize şunu sorun “yaptığın şeyde sevinç, rahatlık, hafiflik var mı?” yoksa yaptığınız şeyi değiştirmekten ziyade nasıl yaptığınızı değiştirmeniz gerekebilir.

    eylemin meyvesiyle, sonucuyla değil kendisiyle ilgilenin. sonuç kendiliğinden gelecektir.

    sizin bilinç düzeyinizin en önemli göstergesi yaşam mücadeleleriyle, zorluklarıyla nasıl başa çıktığınızdır.

    endişeli düşünce ömrünüzü 1 gün bile uzatabilir mi?

    yapmanız gereken ama yapmadığınız bir şey var mı? kalkın ve onu şimdi yapın. veya seçiminiz yapmamaksa; eylemsizliğinizi, tembelliğinizi ya da pasifliğinizi şu anda tamamen kabul edin ve onun keyfini çıkartın.

    zihninizi gözlemleyin, o “çalışıyor olman gerekirdi. boşa zaman harcıyorsun” diyebilir. ona gülümseyin.

    bazı insanlar daima başka bir yerde olmayı tercih ederler. onların “burada”sı asla yeterince iyi değildir. kendinizi gözlemleyerek, sizin yaşamınızda da durumun böyle olup olmadığını görün. her nerede bulunuyorsanız tamamen orda olun. eğer mevcut durumunuzu katlanılamaz buluyorsanız ve o sizi mutsuz ediyorsa üç seçeneğiniz var; ya o durumdan uzaklaşın ya onu değiştirin ya da tümüyle kabul edin. eğer yaşamınızın sorumluluğunu üstlenmek istiyorsanız bu üç seçenekten birini seçin ve sonuçlarını kabul edin. hiçbir bahane yaratmadan. hiçbir olumsuzluk yaratmadan. içsel alanınızı temiz tutun.

    sıradan bilinçsizlik denen şey aslında sizin düşüncelerinizle, duygularınızla, tepkilerinizle, arzularınızla ve nefretlerinizle özdeşleşmenizdir. bu çoğu insanın normal halidir. o haldeyken siz egosal zihin tarafından yönetilirsiniz ve varlığın farkında olmazsınız. bu ağır bir acı ya da mutsuzluk hali değil neredeyse sürekli bir hafif huysuzluk, hoşnutsuzluk, can sıkıntısı ve sinirlilik halidir. bu fonda duyulan bir cızırtı gibidir. siz bu cızırtının farkında olmayabilirsiniz. çünkü normal yaşamın parçası gibi algılarsınız. bu bir havalandırma uğultusu gibi sürekli arkadan gelen düşük bir gürültüyü kesilene dek fark etmemenize benzer. bu gürültü birden kesildiğinde bir rahatlama hissedersiniz. birçok insan bu temel huzursuzluktan kurtulmak için yemek, televizyon, alışveriş, alkol gibi şeyleri kullanır. fakat kısa ömürlü bir rahatlama sağlar.

    eğer siz bir odada tek başınıza oturmak, ormanda yürümek ya da birini dinlemek gibi anlarda bile orada mevcut olamıyorsanız, o zaman bir şeyler kötüye gittiğinde ya da zor insanlar veya durumlarla kayıpla veya kayıp tehdidiyle karşılaştığınızda kesinlikle bilinçli kalamayacaksınızdır. bir tepki tarafından ele geçirileceksinizdir. nasıl ki karanlık ışığın mevcudiyetiyle varlığını sürdüremezse hiçbir bilinçsizlik de şimdide kaldığınızda mevcudiyetini sürdüremez.

    yaptığınız şeye direniyor musunuz? ya da iletişimde olduğunuz bir insana karşı açığa vurulmamış bir içerleme taşıyor musunuz? bundan dolayı yaydığınız enerjinin çok zararlı etkileri olduğunu onunla hem kendinizi hem de çevrenizi kirlettiğinizi biliyor musunuz? içinizde içerlemenin, gönülsüzlüğün en ufak bir kırıntısı var mı? zihniniz bu durumla ilgili nasıl düşünceler üretiyor? bedeniniz hangi duygularla tepki veriyor? hoş bir his mi nahoş bir his mi? o içinizde olmasını gerçekten seçtiğiniz bir duygu mu? siz şimdiki anı bir hasım haline getirmektesiniz. içsel ve dışsal olarak bir çatışma yaratmaktasınız. bu durumda ya yaptığınız şeyi yapmayı bırakın, ilgili kişiyle konuşup ne hissettiğinizi tam olarak ifade edin ya da zihninizin bu durum çevresinde yarattığı ve sahte bir benlik duygusunu güçlendirmekten başka bir amaca hizmet etmeyen olumsuzluğu bırakın.

    zamanı yani gelecek ve geçmişi sadece “saat zamanı” olarak kullanın. yani geçmişten ders alıp aynı hataları tekrarlamayın; ama bunun dışında geçmişi gereklilikler dışında düşünüp durmayın. geleceği de hedefler oluşturup onlar için çalışmak için kullanın. sadece bu kadar daha fazlası değil.

    “peki şimdiden mutsuzsam” diye düşünüyorsanız sizin “şimdiki yaşamım” dediğiniz şey daha doğru biçimde “yaşam durumunuz” olarak isimlendirilebilir. siz hala olup bitene ve şimdi de olana direnmektesiniz. bir süre için yaşam durumunuzu unutun ve dikkatinizi yaşamınıza verin. yarın ya da 10 dakika sonra değil şimdi meşgul olduğunuz sorununuz var mı?
    --- spoiler ---

    şimdinin gücü
  • biraz bokunu cıkardıgım durum. su an reel olarak yanıbasımda olan haricinde, gecmisime, gelecegime ve bugune kadar benim icin kıymetli olmus tum insanlara da saygı ve sevgi gostermeyi unutmamam gerekiyor sanki.