şükela:  tümü | bugün
  • özetle, bir kür metodumuz var. bunu popülasyon içerisindeki insancıklara uyguluyoruz. ancak o da ne, hem kadına hem de erkeğe ayrı ayrı zarar veren bu kür, toplam popülasyonda başarı sağlıyor. allah allah deyip kontesin faillerini falan boş veriyorsunuz. işte bu paradoks da bu açmaza yöneliyor. meseleleri nasıl anlamlandırdığımızı ve çözmeye çalıştığımızı anlamaya çalışarak. ve anlamlandırdığını söyleyip, bunu kendi içerisinde değerlendirmeliyiz diyor ve sizi olur olur, ben yaptım olduya getirmeye çalışıyor. etki-tepki (bkz: causality) ilişkilerinin istatistikteki korelasyondan farklarına vurgu yaparken karşılaşmanız işten bile değil.
  • ahmet ve faruk farklı takımlarda amatör basketbol oynayan iki arkadaştır. ikisi de şut atmada diğerinden daha başarılı olduğunu iddia etmektedir. bir gün bunların takımları maç yapar. maçta ahmet potaya 10 şut atar, 9'unu sokar. aynı maçta faruk potaya 20 şut atar, 13'ünü sokar. yani ahmet'in şut yüzdesi (%90) faruk'unkinden (%65) bir hayli yüksektir. ertesi haftaki rövanş maçında ikisinin de performansı düşüktür: ahmet 20 şut atıp 4'ünü sokar, faruk 10 şut atıp 1'ini sokar. ahmet'in şut yüzdesi (%20) yine faruk'unkinden (%10) yüksektir. ikinci maçın sonunda ahmet faruk'a der ki "iki maçta da benim şut yüzdem daha yüksek olduğuna göre, artık kimin daha iyi olduğu anlaşılmıştır herhalde." faruk da ahmet'e der ki "yavrum iki maçta ikimiz de toplam 30'ar şut attık, ben 30'da 14 soktum, sen 30'da 13 soktun. daha neyin tatavasını yapıyorsun?" böylece, sevgili dostlar, ahmet simpson paradoksu ile tanışmış olur: iki maçta da ahmet'in şut yüzdesi faruk'unkinden daha yüksek olmasına rağmen faruk'un kümülatif şut yüzdesi ahmet'inkinden yüksektir. böyle bir şeyin mümkün olması insanları şaşırtır, adına paradoks derler.
  • "... bilime yaptığım bu katkıdan dolayı memnunum."
    homer simpson
  • pes oynarken maç istatiğinde kaleye tek şut çekip tutturan ve kaleye 50'de 25 yapan arkadaşına ''agaaaaaaa şut yüzdem senden çok ehi ehi'' diyen bebe kadar götümden paradoks.
  • 1899 yilinda istatistikci karl pearson ve 1903 yilinda udny yule bu paradoksun etkilerinden bahsetmistir. edward h. simpson 1951 yayinladigi bir teknik makalede bu paradoksu tanimladigi simpson paradoksu olarak bilinmektedir. bazi kaynaklarda yule-simpson etkisi olarak gecmektedir.

    1. gun a ile b takimlari mac yapsin. a takimi 63/90 sut yuzdesiyle b takimi 8/10 sut yuzdesiyle oynasin. a takimi %70 ve b takimi %80 yuzde sut yuzdesiyle oynamistir.

    2. gun a ile b takimlari mac yapsin. a takimi 4/10 ve b takimi 45/90 oynasin. a takiminin sut yuzdesi %40 ve b takiminin sut yuzdesi %50 dir.

    b takimi her iki gunde de daha iyi yuzdesi olmasina ragmen toplam sutta a takimi 67/100=%67 ve a takimi 53/100=%53 basarisi vardir. parca parca incelendiginde b takimi basarili gozukurken, butune baktigimizda a takimi daha basarili gozukmektedir.

    (bkz: simpson's paradox)

    ayrica
    (bkz: düşünce deneyi/#92649934)
  • önceki entrylerde herkes paradoksun kendisinden ve örneğinden bahsetmiş, ben de biraz nereden kaynaklandığına değiniyim:

    açıklarken şu yazıdaki linki kullanıyım. iki takım maç yapıyor ilk gün a takımı 63/90; b takımı 8/10 yüzde ile şut atıyor. ikinci gün a takımı 4/10; b takımı 53/90 yüzde ile oynuyor. iki günde de b daha yüksek yüzde ile atmasına rağmen totalde a takımı 67/100; b takımı 61/100 atıyor. yani a totalde daha iyi.

    peki bu durum nereden kaynaklanıyor? çünkü iki günün toplam oranlarının ilk günün oranı ile ikinci günün oranının toplamı olacağını düşünüyoruz ve b ikisinde de daha büyükse toplamı da daha büyük olmalı diyoruz.

    ama burada asıl yaptığımız oranları toplamak değil. yaptığımız: payları toplayıp paydaların toplamına bölmek. bu da total oranın ilk günkü ve ikinci günkü oranların arasında olmasına yol açıyor ve dolayısıyla son sonuç atış sayısının fazla olduğu güne yaklaşmış oluyor. örnekte a takımı ilk günkü orana b takımı ikinci günkü orana yaklaşıyor.

    dolayısıyla burada asıl etkili olan durum daha az kötü olunan günün etkisi ve ilk bakışta hesaba katamadığımız için paradoks hissi oluşuyor.

    edit: düzeltme için @hertismos'a teşekkürler.
  • parametreleri irdelemeden, toplamsal sonuçlar bizi sürekli doğruya yönlendirmeyebilir.
  • aslinda kategorilere ayrilip incelenmesi gereken bir verinin bu kategorileri gormezden gelip toplu olarak incelenmesinin bir sonucu olan paradox. eger x ve y arasindaki iliskide w degiskeninin varligini hesaba katmazsaniz bu paradoksun bahsettigi hatayi yapmis olursunuz.

    en begendigim ornegi evin oda sayisi ve fiyati arasindaki iliskidir. eger birisi size evin oda sayisi ve fiyati arasindaki iliskiyi sorarsa pozitif bir iliski oldugunu soylersiniz. ancak bu ikisinin iliskisini inceleyen veriye baktigimiz zaman negatif bir iliski goze carpiyor. bunun cok sacma gelmesinin sonucunda baktigimiz zaman gozden kacirdigimiz bir degisken ortaya cikiyor: evin lokasyonu. sehir disinda evler daha cok odaya sahip oldugu ancak fiyatlari sehir icinde bulunan evlere gore dusuk oldugu icin ters bir iliski bulduk. ancak evleri lokasyonlarina gore inceledigimiz zaman sehir icinde daha fazla odaya sahip olan evlerin ve sehir disinda daha fazla odaya sahip olan evlerin ayni bolgede daha az odaya sahip evlerden daha pahali oldugunu goruyoruz.

    veriyi ilk inceledigimiz zaman evin lokasyonunu hesaba katmamistik ve bu bize cok anlamsiz bir sonuc verdi. ancak, ucuncu bir degiskenin varliginin farkina varinca bu durumu cozmus olduk. simpson paradoksunun bir ornegi olan bu durumun bir baska adi da ecological fallacy. bu tarz seylere her arastirmada ve ozellikle sosyal bilimlerde toplanan anket arastirmalarinda dikkat edilmedigi durumda cok hatali sonuclar elde edilir. kaynakta da belirtildigi uzere buna ommited variable bias deniyor ve gercekten cok yaygin bir durum.

    görsel

    kaynak: https://sites.google.com/…/handouts/simpsonsparadox