şükela:  tümü | bugün
  • 12 mart darbesi öncesindeki devrimci gençlik önderlerinden biridir. nurhak dağlarında jandarmalar tarafından öldürülmüş olabilir yada bir taşa takıldığından dolayı beyin kanamasından ölmüş olabilir , şu anda kendini sosyalist diye tanımlayan gençlik tarafından pek bilinmemektedir. her zaman populist kavramların peşinde olan türk sosyalist gençliği deniz gezmişte gösterdiği hassasiyeti başka örneklerde olduğu gibi yine göstermediğinin en güzel örneklerinden biridir. sol görüşlü bir ailede doğması, ailesinin ona her zaman destek vermesi belki de onun yararına olmamıştır...
    yardım ettiği çobanın yüzünden pusuya düştüğü gerçekten üzücü bir olaydır, ama gerçek mi yoksa bu da türk sosyalizm tarihi masallarından biri mi tam bilememekteyim... ( 4 yıl önce yazdığım bu entarimini götümüze girmemesi için makaslanmıştır)
  • thko’nun kurucularındandir. yusuf arslan ve deniz gezmis'in gemerek'te yakalanmasi sonucu nurhak'ta arkadaslariyla gerilla kampi kurmustur. inekli koyunun ihbari sonucu jandarmayla girdikleri catismada alparslan özdoğan ve kadir manga ile birlikte vuruldu.
  • gülünün solduğu akşamı okuyup, neden bilmiyorum, acayip etkilendiğim ve göremediğim için bayağı üzüldüğüm, hatta abartıp daha önce fotoğrafını bile görmemiş olmama rağmen rüyamda gördüğüm adam.
    öğrenci hareketleri boyunca en aktif olanlardan biridir, ismi çok bilinmez ama..
    mimardır kendisi.
  • ve birden sinan'ın hiç dilinden düşürmediği bir
    şiir dökülüyor içimden, o akşam saatinde:

    --ölüm buyruğunu uyguladılar

    mavi dağ dumanını

    ve uyur uyanık seher yelini

    kanlara buladılar

    sonra oracıkta tüfek çattılar

    koynumuzu usul usul yoklayıp

    aradılar

    didik didik ettiler

    kirmanşah dokuması al kuşağımı

    tespihimi tabakamı alıp gittiler

    hepsi de armağandı... --

    deniz gezmiş

    (bkz: ahmet arif)
  • toplumsal tarih dergisinin ocak sayısında yazan murat belge sinan cemgil'i tanıdığı tek don quixote olarak nitelendirmiştir.
  • "böyle kalır sanma devran
    yola devam eder kervan
    öldü sinan, doğdu taylan
    soracağız hesabını..." şeklinde kendisi için türküler yakılmıştır.
  • cezaevinde yattığı günlerde , 18 nisan 1968 tarihli mektubunda:

    "birkaç saat önce girdi odaya kuş sesleri ve gün ışığı... daktilo klavyesi a ile başlamaktadır, b gelmez. sanılmamalıdır elif ba'daki gibi... hemencecik z geliyor. hiç uymuyor elif ba hesabına... bu gece uyunmadı hiç. bu sabah erkenden dolaşmaya çıkılmayacak, bakılmayacak hesap makinalarına ve manavlara ve ıvır zıvır satan dükkanlara ve köründe sabahın gidilmeyecek salep içmeye. a'dan sonra hemencecik z geliyor. az.... az pilav, az sigara, az salep, az yaşamak... vay kahpe felek vay..."

    "tecritin önü volta mahalli. on metreden fazla açılmak yok. gardiyanlar pek çalımlı, otoriter görünmeye çalışıyorlar... sağa bak geçit yok, sola bak geçit yok... duvar yüksek, tepesinde jandarma, sonra volta, gene volta... iç çekme, küfür ve şamata gırla, ama en çok küfüré kadere, ölene, hükümete vsé en okkalı küfürleri savcı yiyor. daha çok da savcının avradı. sonraâ çek bakalım kırıkkaleli bir türkü.' kırıkkaleli tavuk hırsızı. 'hapishaneye güneş doğmuyor' diye asılıyor. 'allah' diye narayı istersen basma..."
  • bildiğim kadarıyla odtü mimarlık fakültesi, mimarlık bölümü öğrencisidir.
    her pusu hain olmakla birlikte, hıyanet meselesi ise pusunun hangi tarafında olduğunuza göre değişir!
    merhum sinan cemgil'in adına "halkımız" türkü yakmamış, bilakis jandarmaya ihbar etmiştir!
    (bkz: viva la muerte)
    (bkz: hain pusu)
    (bkz: erkin yurdakul)