şükela:  tümü | bugün
  • ufuk üniversitesi hukuk fakültesi ceza ve ceza muhakemesi anabilim dalı hocası. baroları sert dille eleştirdiği bir blogu da var: http://www.sinankocaoglu.com/
  • bugün dağıtmaya çalıştığı kırmızı karanfillerle seçim atmosferine hazırlık yaptığının sinyallerini vermiş; birkaç kişi için günün en popüler adamı olmuş, gülümsetmiştir.
  • stajyer avukatı gözünden anlayan praetor.
  • inanılmaz hitabet yeteneği ve bilgi birikimi ,vizyonu, rahatlığı ,esprileri ve komikliği ile cmk seminerinde 2 saat boyunca milleti ağzı açık dinletmiş ve kendine hayran bırakmış ceza hukuku duayeni avukat kökenli akademisyendir... (bkz: sanırız bazılarına ittirmesi de bundandır sözümona)
  • asker emeklisi olduğunu öğrendim bugün.
    söylediklerine ve yazdıklarına katılmamak elde değil.
    bununla beraber üslupta pek başarılı olduğu söylenemez.
    bir de ahsen çoşar tarafından internet sitesinin kapatıldığını öğrendik.
    giyimi, saçı-başı, tavrı, hareketlerinden anladığım bir şey varsa o da sadece bilgiye saygı duyduğu ve bunun peşinden koştuğudur yoksa; "bunu burada dersem uygun olur mu " ya da "gömleğimi aman ütüsüz giymeyeyim" veya "saçımı da bir tarasam mı" gibi dertleri olduğunu hiç sanmıyorum.
    bu tarz, pek benim tarzım olmasa da saygı duyuyorum zira (bkz: adam biliyor beyler).
  • v. ahsen coşar avukatlara gönderdiği mailde, bunun ithamlarını, rakiplerinin yaptırdığını ima etmiştir. rakipten anlaşılan feyzioğlu tabii. metin feyzioğlu ile yanyana adı gelmese keşke. ben ahsen coşar'ın özel hayatıyla ilgili yaptığı açıklamayı okurken utandım. ki kendisi bunu, bloğundan, facebook'taki sayfasından falan alenen yazdı. keşke tez danışmanı olan feyzioğlu' nun haklı ve yerinde zerafetine biraz layık olabilseydi.

    gg sebebiyle gg.
  • her ikisinin de öğrencisi olmuş ve aralarındaki atışmaları meraktan dolayı yakından takip eden biri olarak diyeceğim şu ki: metin feyzioğlu'nun samimi olmayan ve insan sevgisinden uzak nezaketi ve şovenist tarzı yerine; sinan hoca'nın içten ve doğal harbici delikanlı tarzını milyon kere tercih ederim.. ki bunu sinan hocayı yakından tanıyan şahsiyetler de teyit edecektir... sinan hocayı tanıyınca metin feyzioğlunun baro, medya ve internette şişirilmiş bir marka olduğunu anladım açıkcası... fakat burada asıl ayıp, ahsen coşar'a aittir. aynı zamanda bu ayıptan nasibini coşar'a karşı akademisyen bir hukukçuya yakışmayacak derecede düşük kalitede bir siyasi muhalefet yürüten metin feyzioğlu da almalıdır...
  • ankara barosu eğitim merkezi'ndeki staj eğitim çalışmaları için ders vermektedir kendisi. dersin 10. dakikası "hiç sevmedim bu adamı", 11.dakika "güzel bir kafanın ürünü hımm" ders sonunda ise "çok sevdim bu adamı" dedirtmiştir. gördüğü yerde selam verir. çok akıllı bir hukukçudur.
  • ankara barosu seçimi, tbb'de yeni başkanılık dönemi filan derken tartışmalar almış başını gitmiş durumda. hal böyle iken yaptığı sert eleştirilere gelen tepkilere sinan kocaoğlu şöyle diyor :

    "1. ben kimim ki birsey begenecegim veya begenmeyecegim? sadece demokratik hakkımı kullanıyorum, fikirlerimi yuksek sesle dile getiriyorum. 2. benim bu tarzım devleti tanrı bilmis, aslında hizmetimiz icin var olan bir tuzel kisiligin kahrından korkmus, lutfundan ummus; yılllar yılı karnından konusmaya alismis, pusu kulturu ile yetismis, guce tapmis, iktidara biat- muktedire itaat etmis, yurdum insanına ters gelebilir. alısılmıs degil ama az gelismis ulke psikolojisinden kurtulmamız; şeytanlarımız ile yüzleşmemiz gerekiyor;
    3. eger feyzioglu siyasete girmeseydi, onunla ilgili açık ya da tek bir kelam etmezdim. dedim ya, her ne kadar bana faydasından cok ihmalen zararı dokunmus olsa da iyi-kötü hocamdır. ben de hakeza, ismi lazım degil diger genel ya da baro siyaseti aktorleri icin durum boyledir. ornek olsun, vac'ından erol aras'ına kadaar herkes icin durum boyledir.
    4. yani siyasete girdiysen, elestirileceksin. en vulgar sekilde elestirileceksin. asıl elestirmemek ve elestirilmemek anormal. bu o ulkede ya da kurumda birseylerin temelden yanlıs oldugunu gosterir.
    5. allah omur versin babamın soyle bir sozu var: "ne olup, ne olmadıgını ogrenmek istersen, siyasete gir oglum" diye. ben hataen bir kere baro yonetim kuruluna girdim, vac ekibi tarafından kıcıma sokulan kazıgı, atılan iftiraları tam 7 senedir cıkarmaya calisiyorum.
    6. feyzioglu, bir lider degil. vac'ı dusurmek icin gecici olarak ardında cesitli kisiler ve vac muhalifi gucler tarafından ittifak edilmis bir isim. vac dustu, ortaklık bitti. en azindan benim icin bitti.
    7. yoksa, benim icin daha mantıklı olan su degil mi? adam dort sene oyle veya boyle iktidar. ol erol aras ya da digerleri gibi, kopruyu gecene kadar da feyziogluna eyvallah de. iktidarın nimetlerinden yararlan vs.
    8. ama benim hic bir makam sahibinden, hele ki ne vac'dan ve ne de feyzioglu'ndan hic bir beklentim olmadı. bundan sonra da asla olmayacak. icten patlamalı motor gibiyimdir, hayata dair kendi ic motivasyonlarım var, disardan iteklenmeye ihtiyacim yok, kimseye yalakalık yapmaya, ya da cengel atıp onunla biryerlere cıkmaya ihtiyacım yok. ne makam ve ne de para umrumda da degil. aksini ispat edebilenin alnından operim.
    9. vac'ı dusurebilmek icin tam bes senedir sustum. kan kustum, kizilcik serbeti ictim dedim. feyzioglu'na soylenmesi gereken seyleri sadece yuzune soyledim. ama maalesef bu adimin da defekti kimseyi dinlemeyen ve aynen vac gibi hic bir elestiriyi kaldıramayan bir adam olması.
    10. alenen yazıyorum ki mecbur okusun. ha okur mu bilmem? cunku mecbur kalmadikca okumayı pek sevmez. birileri kafalarinin aldigini, menfaatlerine geleni cimbizlayip, uzerine uc bes katıp, bes altı eksilterek ozet geciyordur. feysbuk sayfalarını da genelde kendi kontrol etmediği icin, etiketlememin de pek faydası olmaz. dedim ya, ozellikle isine gelmeyen seyleri okumayı, yazmayı ve dinlemeyi pek sevmeyen bir yapisi var feyzioglunun.
    11. neyse uzatmayayım! bir makama talipsen, elestirimeyi goz onune alacaksın demektir. eger, erol aras "kabzımallar derneği"ne baskan adayı olsaydı, agzımı acmazdım. hatta, alkislardim. ama, soz konusu adaylık turkiye'nin nufus olarak en buyuk ikinci barosu olunca, hele ki bir zamanlar yonetimde bulundugum ve bu yonetim ugruna yuzlerce akla mantıga uymaz iftira yedigim ankara barosu soz konusu olusnca ben elestiririm
    12. feyzioglu'nu da elestiririm, aras'ı da elestiririm. yarın, ben bir yere aday olursam, gor bakalım el altından bana ne igrenc iftiralar atacklar.
    13. ben yine delikanlı gibi alenen, ismim ve cismimle soyleyecegimi soyluyorum.
    son soz metmetin feyzioğlu 'na gelsin: "hocam, deden rahmetlinin sozunu tut: "asla nabza gore serbet verme!". yani tavsana kac, tazıya tut deme...simdilik bu kadar...sevgiler,"
  • öğrencileri tarafından seveni de çoktur sevmeyeni de.zira ideolojik açıdan da ne koyu kemalistlerce ne de tayyipist-fetocular tarafından sevilmez

    barodaki dersinde gerek tespihi ile gerek değişik uslubu ile biraz şaşkınlık yaratsa da sonrasında avukatlığa ve türk hukuk sistemine dair ''diğer alışılagelmiş akademisyenlerden ve avukatlardan '' farklı görüşlerini esprili anlatışıyla kendini fena halde bağlar.

    keza dersini aldıktan sonra edindiğiniz mesleki gazla şu halde olmanız muhtemeldir.

    https://www.facebook.com/…1096723334&type=3&theater

    kısaca her söylediği not alınası, öğrencisi olan geleceğin hakim savcı avukatlarına başlı başına ders niteliğinde bir hocadır.

    http://vimeo.com/43671616

    ayrıca denk gelirseniz abemin üst katında karşılıkli iki bira içerek hayat hakkında konuşup dertleşebileceğiniz dost bir insandır kendisi.