şükela:  tümü | bugün
  • öğrenim hayatım boyunca üniversite hariç her basamakta rastladığım öğrenci tipi. ilköğretimin ilk yıllarında daha sık rastlanır bunlara doğal olarak. yaşı ne olursa olsun ağlama sebebi az çok aynıdır bunların, sadece yöntemleri değişir. örneklemek gerekirse, ilköğretimin ikinci sınıfındaki yavrumuz çarpma işlemini yapamadığı için "ühühüü örtminim çalıştım ben ama yapamıyorum örtminim" diye ağlarken lise yıllarına gelmiş delikanlımız "hocam yaa sabahlara kadar logaritma çalışmıştım ama şimdi yapamıyorum uvaaa" diye ağlar. ilk durumda örtmin şefkat gösterir, yardım eli uzatır; zaten daha yaşı küçük olan evladımız çalışmış da olsa çalışmamış da olsa yapamadığı için ağlar, beklenen bir durumdur. ama lisedeki kazık kadar herif deliler gibi çalışıp yapamadığı için ağlar olsa olsa. o da az rastlanan bir durumdur, diğer öğrencileri sinir eder. madem yapamıyosun edebinle otur di mi. hatta o sınavdan yüz alırsa bir de ağlayan*; sopayla kovalanmalı, kör kuyulara atılmalıdır...
  • beterin beteri de vardır elbette demesi ve jurinin karsısında olmadıgı icin mutlulukla dolması gereken insan modelidir. siler gozlerinin yasını gecer. goren olmussa da elbette bir gun unutur.
    (bkz: juride aglayan ogrenci modeli)
  • üniversitede dahi rastladığım* fantastik öğrenci tipi.
  • eğer üniversitede okuyorsa muhtemelen öğrencilik hayatı boyunca ağlamaya mahkum olacak kişi.
  • hocanın * becerisidir bu bir yandan da. hatta öyle ki bazıları bu öğrenci modelinin anasını bile ağlatır sınav sırasında.
5 entry daha