şükela:  tümü | bugün
  • danimarkalı şair peter laugesen'in seçme şiirlerinden oluşan, murat alpar tarafından türkçeye çevrilmiş ve yapı kredi yayınları tarafından eylül 2011'de basılmış kitap. peter laugesen'le tanışmamı sağladığı gibi, şairin kendine has tarzı nedeniyle okurken ara sıra gülümsediğim bir kitaptı. bildiğim kadarıyla, laugesen'in türkçeye çevrilmiş tek eseri bu kitap ki bu da seçme şiirlerden oluşuyor. "ne yapsam, daha fazla laugesen okuyabilmek için danca mı öğrensem acaba?" diye bir an aklımdan geçirmedim değil.*

    kitaptaki bazı dizelerden örnekler vereyim, laugesen'in tarzı hakkında fikir vermiş olur:

    ancak bire kadar sayabilen
    ahmak bir makina
    yönetiyor dünyayı

    ***

    ekonomi
    kötü kalpli bir yabancı
    ilginç, başka türlü farklı

    ***

    eski defterleri karıştırmakla geçiriyor ömrünü insan,
    karıştırılan bir eski deftere dönüşünceye dek yaşam

    ***

    köpek durağı buldu ama
    otobüs biraz gecikmeli

    ***

    marx

    herkes için daha iyi bir yaşam düşlemiştin sen,
    yastan apak, ağzın açık bakakalmışsın şimdi:
    bir hayalet gelip geçti dünyadan,
    onun bomboş izinde çürüyor o düş.

    ***

    bugüne dek
    söylediğim
    her şey
    bir teneke kutunun
    üstüne yağan
    yağmurdan
    başka bir şey
    değil

    ***

    onun köpeği
    pirelidir
    dediler

    ama bunu
    dememeleri
    gerekirdi

    köpeğiyle birlikte
    bir taş yığını üstüne
    oturuverdi

    özel garajların kapıları
    gümbürdüyordu
    ve tozutuyordu kumlar

    otlar
    şarkı söylemeyi
    sürdürüyordu

    ertesi gün
    bir kum tepesi vardı
    daha önce bir ılıcanın
    olduğu yerde

    ***

    uzun sıralar oluşturup
    yabancı bir öç tanrısı önünde
    diz çökmüş halleriyle
    anımsıyor zencileri avrupa
    sanırım roma
    ile ısparta örnekleridir bunun.
    dik otur kenefte
    kakanı yaparken, kralsın sen
    şiir gübreliğinde

    ***

    semiz bir kuş
    bir güvercin
    isem de ben
    en yüksek ağacın
    tepesine
    rahatça konabilir
    ve akşamın başlangıcında
    gökyüzünde
    bir karaltı olabilirim -
    güvercin
    ve aptal
    olsak bile
    ne yapalım
    böyleyiz biz
    güvercinler

    yüksek ağacın
    tepesinde
    bir karaltı
    akşamleyin gökyüzünde

    (not: "aşk olsun sayın laugesen, güvercinler aptal değildir. onlar pek çok şeyi bilir, sadece bize anlatamazlar" dedim içimden, üstteki dizeleri okurken)

    ***

    yeni doğmuş sinekler
    bilisizdirler.
    sineklik,
    püskürteç
    ve yapışkan kağıt
    üstüne bilgileri yoktur.
    bilmezler
    bok ve şeker
    aradıklarını bile.

    ***

    ilk küçük güz fırtınası
    bir kaktüsü deviriyor bahçede
    bir torpidoya dönüyor köpek
    öfkelenmeye başlıyor yapraklar
    yeni kanatlarını deniyorlar
    bu yaz doğan kuş yavruları
    ben kışlık ceketimi deniyorum
    cepleri tütün tabakasının
    sığacağı kadar büyük

    ***

    dün beat vardı
    yarın dada
    hiçbir şey kesin değil
    ama bu kesin
    bir bisiklet bir bambu
    üç çürük sandalye
    bir kuş bir sincap
    kar yerden kalktı
    ilkyaz ve yorgunluk
    bitkiler uyanmakta
    ışık içinde çiçekler
    al çantanı çek git
    yeni bir dada
    şimdiden yolda

    ***

    düş görüyor kara kuşlar
    ağaçların ıslak dallarında
    gece çökerken biraz da
    öksürüyorlar uykularında