şükela:  tümü | bugün soru sor
  • arap harfleri ile türkçe yazan, anadolu türkçesine en çok benzeyen türkçenin konuşulduğu çekik gözlü ama burunlu insanların ülkesi.
  • eski uygur imp.'in yasadiklari bolgeye tekabul etmesi nedeni ile kendilerine birlestirici bir isim* secmis olan kazak, turkmen ve yogur halklarinin yasadiklari ve literature guncel uygurca diye gecen turkce'nin bir altdalini konusanlarin yasadigi mekan... cin hukumetinin duzenli katliamlari ile birlikte sayilari azalmaya baslasa da, tibet ile birlikte verdikleri siyasal mucadele ile dunya gundeminde yerini az da olsa koruyabilmektedir...
  • - çin hükümeti her yıl sayısız uygur türkünü eften püften sebeplerle idam ediyor.
    - uygur türklerine çocuk yapma sınırı var. (2 idi, 1'e düştü sonra) sınırı aşan (8., 9. ayında bile tespit edilse) kürtaj olmaya mecbur bırakılıyor.
    - bunun yanında gene her yıl sayısız uygur türkü zorla kısırlaştırılıyor.
    - uygur türklerinin seyahat özgürlüğü yok. belirli şehirlere, lokasyonlara girme izinleri yok.
    - uygur türklerinin toprak ve mülk edinmeleri de limitli. yani bir uygur cebinde parası varsa bile istediği yerden toprak & mülk alamıyor. (zaten ellerinde olan toprakları da dalavereyle ellerinden alıyor çinliler)
    - uygur türkleri en ağır işlerde karın tokluğuna çalıştırılırken, çinli göçmenlere ise siyasi ve ekonomik imtiyazlar veriliyor.
    - ...

    daha sayalım mı? kısacası çin bir kapalı kutu ve bu soysuzların, uygur türklerine yaptığı zulümün dünyada bir eşi benzeri yok, (-diğer türk cumhuriyetleri ve türkiye de dahil- bütün dünya da bu zulüme sırtını çevirmiş gün itibariyle) dolayısıyla bunu türkiye üstünden parodi haline getirmek aymazlık. "türkiye'de azınlıklar çok mutlu ve hiç sıkıntı çekmemişlerdir" gibi bir iddiamız yok ama dediğim gibi böyle bir zulümün dünya üstünde eşi benzeri yok, türkiye üstünden parodisini çevirmek hakkaten şarlatanlık.

    al bir örnek.

    "agustos 1997 tarihinde, doğu türkistan'nın toksu ilçesinde yaşayan çolpanhan isimli bir hanım hamile olduğu için kürtaj olmaya zorlanmış, ayrıca kocasıda 3000 yuven para cezasına çarptırılmıştır. parayı ödemeye maddi gücü olmayan hanımın kocası evden kaçarak bölgeyi terketmiş ve kadını tek başına bırakmıştır. bilahare, zorla evinden alınan kadın kürtaja zorlanmıştır. bir fırsatını bularak sağlık merkezinden kaçan kadın bir mezarlığa sığınarak kendi başına doğum yapmış ve bebeğinin göbeğini dişleriyle kesmiştir. daha sonra başka bir şahıs tarafından mezarlıktan alınarak evine götürülen çolpanhan isimli bayan bir ihbar üzerine yeniden yakalanmış ve götürüldüğü polis merkezinde bebeği sıcak suya batırılmak suretiyle katledilmiş, bu acıya dayanamayan anne de ölmüştür." (http://www.uygur.org/)

    sonra da "beğenmeyen gitsin" parodisi yapılıyor. ha gerçi keşke öyle olsa. gelsinler başımızın üstünde yerleri var. ama böyle bir şey söz konusu bile değil. çünkü çinliler, uygur türkü soydaşlarımızın değil çin'i terketmelerini kabullenmek; uygur bölgesi içinde uzun yolculuk yapmalarına bile bir sürü sorun çıkartıyor. nereye gelecekler...
  • türkiye'de etnik nedenlerle işkence, faili meçhul, çocuk cinayeti olmadığını ne kadar cennet bir vatanda yaşadığımızı tekrar tekar hatırlatmış bölgedir.
  • (bkz: rabia kadir)
  • son olaylardan beri bazi bolgeleri disinda interneti ve telefonu kesikmis. 4 ay oldu. http://www.google.com/…jdbyyshz0foc4oir2dwlsfbmpj4a (bu tur haberleri yabanci basindan duymak ta ayri bir kepazelik ya neyse)
  • kendisini her şeyi bilen tom bombadil gibi gösterip koca tolkien'in adını dahi doğru düzgün yazmayı beceremeyen bünyelerin hakkında atıp tuttuğu, başımıza uzman kesildiği bölgedir.

    hak hukuk demeden evvel bölge hakkında genel bilgiler vermekte fayda var. öncelikle bu bölge türkistan'ın doğu kısmında kalmaktadır adı bu yüzden doğu turkistan'dır. türkistan ise orta asya'da batıda hazar denizi ve aşağı volga'dan başlamak üzere doğuda moğolistan'daki altay dağlarına, güneyde kopet - hindukuş - kuenlun dağlarına, kuzeyde aral ve balkaş göllerinin ötesinde kırgız bozkırına kadar uzanan yüzölçümü 6 milyon km²'den geniş coğrafi ve tarihi bölgedir. bu bölgede kimler yaşamıştır veya yaşamaktadır? nüfusun çoğunu türk halkları: türkler, türkmenler, azerbaycan türkleri, özbekler, kazaklar, uygurlar, kırgızlar, tatarlar, başkırtlar, çuvaşlar, karaçaylar, balkarlar, nogaylar, yakutlar, ve diğer topluluklar oluşturur. yani sadece doğusu değil bütün türkistan son yüz yıl hariç, en eski tarih kayıtlarından beri türk soyundan gelen halklara ait olmuştur. yerleşik hayata ilk geçmiş olan türk boyu olan uygur hanlığı da bu bölgede kurulmuştur. demek istediğim bu bölgede yaşayan insanlar sınır komşusu olan moğollar ve han çinlileri ne kadar uzun süredir o topraklarda hanlıklar, devletler kurmuşlar ve hala bu bölgede yaşıyorlarsa uygurlar için de aynı durum söz konusudur. eski bir hanlığa bağlayıp bölge üzerinde hak iddia etmek gibi bir durum da yok ortada. bahsi geçen bölgede iki kez cumhuriyet kurulmuştur. ilki 1932-1934 yılları arasında kurulan doğu türkistan islam cumhuriyeti'dir. ikincisi ise 12 kasım 1944'te sovyetler birliği siyasî müdahalesi ve kızıl ordu'nun askerî desteğiyle kurulan, 20 ekim 1949'da çin komünist partisi'ni tanımak zorunda bırakılan ve aralık 1949'de çin halk kurtuluş ordusu'nun bölgede yaptığı katliamlar ve soykırımlar sonucu yıkılan doğu türkistan cumhuriyeti'dir.

    şimdiden söyleyeyim ki bu durum kürtlerin anadolu üzerinde hak iddia etmesiyle hiç bir surette benzerlik göstermemektedir. benzer durumlardan bahsedilecekse tibet örnek gösterilebilir. en azından kendilerine ait bir krallık kurmuş ve 1950 senesine kadar idare etmişlerdir. şimdi doğu türkistan'ın coğrafi konumunu, kısa tarihi, etnik gruplarını, ve neden bu ülkenin böge halkına ait olduğunu öğrendiğimize göre sözde azınlık haklarından bahsedebiliriz.

    öncelikle doğu türkistan bir iç sömürgedir. iç sömürge terimini ilk defa amerikalı sosyolog m. hetcher 1975 yılında, ingiltere'de yaşayan keltler üzerine yaptığı araştırması sonrasında ortaya atmıştır. buna göre iç sömürgecilik, merkezi yönetimin sınır bölgesini siyasi bakımdan yönetmesi ve ekonomik açıdan da sömürmesidir. tıpkı batılı devletlerin koloni bölgelerinde uyguladıkları sömürge politikası gibi. ancak iç sömürgenin farklılığı, sömürülen bölgenin sömüren devletin hakimiyeti altındaki sınır bölgesi veya bölgeleri olması ve orada yaşayan halkların da azınlık olarak kabul edilmesidir. gerçi azınlıkların yaşadığı sınır bölgelerinde bazen bir dizi sanayi ve taş ocağı açma gibi ekonomiyi geliştirici faaliyetler yapılmaktadır, fakat bu faaliyetlerin gerçek maksadı merkezi bölgelere hammadde veya ihraç mallarını sağlamaktan ibarettir.

    çin'in orta doğu ve orta asya'da etkisini göstermede doğu türkistan yegane potansiyeldir. çhc'nin bölgesel otoritesi bir orta asya gücü olarak pozisyonunu arttırmaktadır. pekin sovyetler birliğinin dağılışını çin'in orta asya liderliğini genişletme fırsatı olarak görmektedir. doğu türkistan'ın çevresindeki devletlerle etnik, dini ve ailevi bağlarını bu amaca varmada araç olarak görmektedir.

    bölgenin zengin yer altı kaynakları mao döneminden bu yana sömürülmektedir. bu kadar zengin bir bölgeyi çin halk cumhuriyeti gibi bir ülkenin kolaylıkla bırakacağını düşünmek aptallıktır. "çin'in kaynakları ve nüfusu kalabalık bir ülke olduğunu söylüyoruz. gerçekte nüfusu kalabalık olan han (çin) milliyeti, toprağı geniş ve kaynakları zengin olan ise azınlık milletlerdir." mao'nun bu tespiti ve doğu türkistan'ın yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin özellikle petrolün çokluğu aklımızda şöyle bir soru uyandırmaktadır: çin'in 80'li yıllardan itibaren dünyada hatırı sayılır bir ekonomik güç olmasının sebebi, doğu türkistan'daki bu zenginlikleri sömürmekten mi kaynaklanmaktadır? aslında bu konu üzerinde durulmasının gerektiğini düşünüyoruz. ancak bunun kapsamlı bir araştırma konusu olduğu muhakkaktır.

    çin halk cumhuriyeti idarecilerinin, otonom bölgelerin halklarına eğitim, okul ve medeniyet götürdükleri iddiaları söz konusudur. hatta 1982 anayasası ve 1984 özerklik kanununda yerel milliyetlerin kendi kalifiye eleman ve uzman kadrolarının yetiştirilmesine devletin yardımcı olacağı bildirilmektedir. fakat, bütün bu kağıt üzerinde verilen haklar sömürge-sömüren ilişkisine uymamaktadır. sömürgelerde halkların sosyal, kültürel ve ekonomik alanda, kendi kendine yeterlilik, kendi kültürünü ve sosyal değerlerini geliştirme, ilerletme faaliyetlerine kesinlikle izin verilmemektedir.

    çinli yöneticiler bu bölgeye kendilerinin yayınladıkları azınlık haklarını ihlal ederek diğer azınlıkların yaşadıkları bölgelerden daha fazla yatırım ve yardım yapmaktadırlar. bütün bu yumuşamanın ve desteğin sebebi belki de çin'in son on yılda "dünyaya açılması"ndan kaynaklanmaktadır. ekonomik açıdan gittikçe güçlenen çin, doğu türkistan'ı uyguladığı "açık kapı" politikasında önemli bir faktör olarak kabul etmektedir. gerçekten doğu türkistan, çin'in açık kapı politikasında iki potansiyel role sahip gibi görünmektedir.

    doğu türkistan'daki müslüman azınlık ile han çinlileri arasındaki etnik gerginlik dış gözlemcilerce genellikle iyi bilinmektedir. fakat, bu gerginliğin temel sebebinin doğu türkistan'ın doğal kaynakları için mücadele olduğu dış gözlemciler tarafından daha az bilinmektedir. nisan 1990'da kaşgar'daki etnik ayaklanmadan dolayı mayıs 1990'da urumçi televizyonunda yapılan bir yayında seyircilere şu hatırlatılmıştır. etnik gerginliğin bir nedeninin de kaynak sorunları olduğuna değinilmiştir. bu yayında "kaynakların devlet ve tüm ülkedeki halkın olduğu, sadece belli bir bölge veya belli bir milliyete ait olmadığı; 1953-1988 arasında doğu türkistan'daki yeni yatırımlar için pekin'in tam olarak 24.6 milyar yuan mali yardımda bulunduğu" söylenmiştir.

    pekin doğu türkistan'daki istikrarın anahtarı olarak ekonomik tedbirlere karar vermiştir. ekonomik ilerleme hükümetin bugün en yüksek önceliği olarak kayda geçmiştir. doğu türkistan'da yaşam standartını yükseltme amaçlı peşi sıra gayretli çabalarla çin, orta asya ile ekonomik bağlarını güçlendirme eğilimindedir. bunun ekonomik kalkınma ve çin'in etkisinin teyidi yönünde istikrarın geliştirilmesini içereceğini ummaktadırlar. bu şekilde çin, tüketim malları için pazarlar bulmayı ve doğu türkistan içinde "modernleşmeyi" geliştirmeyi amaçlamakta ve yaşam standartlarını yükselterek hoşnutsuzluk düzeyini azaltmayı amaçlamaktadır. umulan diğer yararlar ise, islami yönetim taraftarı gruplara karşı orta asya'nın laik zihniyetli hükümetlerini güçlendirmek ve cumhuriyetleri rusya'ya daha önceki ekonomik bağlılıklarından alıkoymak veya emperyalist ülkelerin gazladığı pan-turanizme kapılmalarından alıkoymaktır.

    sonuç olarak doğu türkistan'la ilgili çin sömürüsünün belli başlı cepheleri ortaya çıkmış bulunmaktadır. birinci olarak, konfüçyus medeniyetinden gelen kültürel üstünlük, medenileştirme misyonu ve yardımsever idare çin'in doğu türkistan'daki egemenlik bahaneleri olmuştur. ikinci olarak, zengin doğal kaynakları ve ziraat alanları. bu çin'in hırslı ekonomik gelişmesinin devamı için ve gelecekteki orta doğu petrollerine bağlılıktan kaçınmak için bir anahtardır. bu nedenle çhc hiç bir zaman doğu türkistan'a bağımsızlığını kendi elleriyle vermeyecek ve bu yolda daha çok insanlar hayatını kaybedecektir...

    kaynaklar:

    doğu türkistan dergisi
    wikipedia
    dr ahmet türköz
    nydailynews com