şükela:  tümü | bugün
  • yazar gogol'ün yazdığı ve oyunlaştırılmış bir kitap
  • nikolai gogolun st. petersburg'da her gun yuzunu isiran, bacaklarini dalayan soguga direnebilmek icin savas veren 7. sinif bir memurun bir palto alabilme cabasini anlattigi muthis oykusu. siradan insanlara dair en iyi hikayelerden biri.
  • bu güzel öykünün malum paltosunun sahibi akakiy akakiyeviçtir.
  • gogol'un petersburg'da bir cay partsinde anlatilan hikayeden ilham alip yazdigi oykudur. partide gogol'un da bulundugu masada keklik avlama tutkunu fakir bir adamin oykusu anlatilir. adamin hic tufegi olmamistir.birkac yil, yemeyip icmeyip maasindan artirir ve bir tufek almayi basarir. hevesle su kenarina kosar. daha ilk atisinda tufegini sazlarin arasina dusurur, geri alamaz. cok uzulur ve hasta olur. olumden arkadaslarinin para birlestirip kendisine yeni bir tufek almasiyla kurtulur.
    masadaki herkes anlatilan oykuye kahkahalarla gulerken gogol adamin haline uzulur, boynunu egip dusunmeye baslar. palto'yu yazmaya o masada karar vermistir.
  • şinel: yakası kürklü ve kolsuz kaput.
  • taras bulbayı okuduktan sonra,aynı kitabın sonuna sıkıştırılmış kısa öykülerin arasından bonus olarak çıkan,sıradan bir insanın hikayesi yalın bir dille ancak bu kadar iyi anlatılabilir dedirten bir gogol eseri.kıt kanaat geçinen 9. dereceden memur akaki akakiyevicin artık kullanılamaz hale gelen eski paltosunun yerine yenisini almak zorunda kalması,giydiği ilk gün paltosunun çalınması üzerine şikayette bulunmasına rağmen hiç kimsenin onunla ilgilenmemesi üzerine soğuktan ve üzüntüden ölmesini anlatıyor bu öykü.alın teriyle aldığı birşeyi çaldıran sıradan bir memurun üzerinden,rüşvet ve torpilin kol gezdiği dönem rusyasını da eleştirir gogol.orijinal isminin tam türkçe karşılığı kaputtur,fakat öykü palto olarak bilinir.okunduğu zaman akakinin çaresizliğini ve üzüntüsünü insanın içinde hissettirir.
  • gogol'un kara mizah yüklü öykülerinden biri.
  • muhteşem bir kısa öykü. yoksul sofrası kadar sade bir dille çekilmiş mükellef bir edebiyat ziyafeti.

    akaky akakievich, "yaşar yaşamaz"*ın ta kendisidir. hatta bazı yorumcular soyadının rusça boka batmış anlamına gelen "obkakat'" kelimesi ile benzerliğine dikkat çekerler. yok sayılan bir insanın "varoluş mücadelesi" demeyi çok isterdim ama değil: "yok oluş" sürecini anlatan bir öyküdür.
  • dostoyevski'nin bednyye lyudi eserindeki makar alekseyeviç akakiy akakiyeviç'in düştüğü küçük düşürücü duruma isyan etmiştir. gogol, palto'yu yazarken aslında günümüzde de karşımıza çıkan ifade özgürlüğü sıkıntısından bahsetmiştir. gogol köşe yazısı havasında başlıyor, gogol'un yazdığına göre o zaman bir polisin kırdığı cevizleri anlatan bir kitaba sinirlenen bir polis bunun tüm polis teşkilatına atfedildiğini söyleyerek kitabın yazarının başını ağrıtmış. işte bu yüzden gogol, bu memurun hayatını anlattığı kitabına bütün memurların atlamaması gerektiğini hissettirmiş, hatta okuyucunun gözüne sokmuştur. kitapta geçen cümlelerdeki gibi "kendini biraz başkalarının yerine koyabilenlerin" yüreğini burkması olağan bir kitaptır.
  • her ne kadar dönemin rusya'sını arka plana almış, çarpık düzeni eleştiriyor olsa da insanlığa dair söyledikleriyle, zamandan ve mekandan bağımsız, derinlemesine bir karakter çalışmasıdır. akaki akakiyevic doğuştan kaybetmiştir, öyle ki vaftiz edildiği sırada yüzünü buruşturmasını, çocuğun o yaşta memur olacağını sezmiş olmasına bağlanır. kendisi için sınıf atlamak imkansızdır, akaki de bunu kabullenir, tüm hırslardan arınmış bir şekilde kendisini basit işine verir. birbirilerini konum ve paralarına göre yargılayan üst düzey memurlar tarafından (kitabın bu kısımları aklıma american psycho'daki kartvizit sahnesini getirir.) sürekli aşağılanır ama umursamaz. paltoyu alıncaya dek... palto ile birlikte hem çevrenin akaki'ye bakışları değişir, hem de akaki'nin kendi yaşamı değişmeye başlar. gogol'ün kara mizahı ise bu noktadan sonra iyice yoğunlaşır, trajik(omik) olayların sonrasında finale doğru gogol bunuel'in le charme discret de la bourgeoisie'nin sonunda luis bunuel'in yaptığı gibi, içindekileri dolaylı anlatıma girmeden akaki üzerinden kusar.