şükela:  tümü | bugün
  • kamyon şoförlüğü ve kaldırım taşı döşemeciliği gibi farklı mesleklerde çalışırken bile sinema tutkusundan asla vazgeçmeyen ahmet uluçayın 2000-2006 yıllarına ait güncesini ihtiva eden bir şikayetname. sinemaya aşık bir yüreğin çektiği acıların doğrudan anlatımı, sinema aşkıyla hayat bulan bir yüreğin acılarını taşıyan kitap, uluçay’ın dilinden yazıya dökülmüş ve küre yayınlarından yayınlanmış bir tutkudur.
  • elime aldığım andan itibaren aslında hiç de yalnız olmadığımı geçmişten gelip yüzüme çarpan günce.
    ne desem bilemiyorum. dayak yemiş gibiyim. muhakkak okunsun.
  • sinema mı, sinema için film mi? salonda yer göstericinin acı çektiğini düşünmüyorum, keza bilet kesen ablalarımız için de geçerli.
  • ahmet uluçay’ın 2000-2004 yıllarında yazdığı günlüğü. okuyunca çektiği acıların sadece sinema için değil hayatın her alanı ile ilgili olduğunu görüyorusunuz. insan sormadan edemiyor; bir ömre bu kadar acı fazla değil mi? nasıl dayandın be ahmet abi. belki de bu acılar yüzünden beyninde tümör oluştu. ruhun şâd olsun.
  • "içim uzun süre kirli kalamıyor." demiş ahmet uluçay. hiç kirlenmemiştir ki. o kadar zorluğun ve yokluğun içinde sinema aşkından hiç vazgeçmemiş. bir yandan hastalığı, bir yandan fakirlik hiç peşini bırakmamış. kısa filmlerinden birinin festivalde kazandığı ödül sayesinde evine kömür alıp, akan çatısını onarabilmiş.
    "varlık, sahip olanda çok çirkin (kendisinin farkında olmadığı) bir dil geliştiriyor?" diye geçirmiş içinden, mobilyalarının rengini dert eden (!) arkadaşını dinlerken.
    türk sinemasının şimdiki halini görse ne kadar üzülürdü kim bilir. mekanı cennet olsun.