şükela:  tümü | bugün
  • tiyatro oyunculugundan cok daha farkli bir metodun uygulandigi, her turlu mimik, vucut dili ve ses kullaniminin plana gore dizayn edildigi oyunculuk turu.
    ilk donem sinemasinin tiyatro kokenli oyunculari kamerayi birey degil, koltugunda oturan seyirci olarak gorme gafletine, ve abartayim sapsalligina kapilip gittiklerinden olsa gerek murnau'nun bir devri acip, bir devri kapatan last laugh una kadar angutlukdan odun vermeyen sinema oyunculugu gozlemlenmistir (pandomim sanatinin ustasi, vucut dilinin hastasi filmlerini bunun uzerine kurgulayan chaplin'i ve benzerlerini muaf tutuyorum elbet)

    her ne kadar kadrajda durma mucadelesi veren bu oyunculara angut demek haksizliksa da, last laugh sonrasi, idrak edilmis oyunculuk kriterlerine ragmen ulkemizde hala rutkay aziz gibi sahsiyetlerin benzeri ekolleri devam ettirmeye calismalari izleyiciyi yormaktadir.

    prestij muzigin "we are all sisters and brothers" temali "daglar" isimli eserinde, kars ili uzerinde konuslanmis minik penceresi icinde bir turlu kadrajda duramayan mustafa sandal'in yaptigini dikkat ediniz turk sinemasinda bir cok aktor, aktris gel zaman git zaman yapmaktadir.
  • her ne kadar guzel vatanimizda yerinde sesli kayit sinema oyunculugu firsati cok insanin eline gecen bir firsat degilse de, guzide sinema oyuncularimizin buyuk cogunlugu dublaj kayit odasinda da arka koltukta birilerine birsey duyurmak zorunluluklari varmiscasina diyafram sesi denen davudi seslerini kullanirlar. ki sinema oyunculugunda pek yeri olmayan bir ses bicimi, formudur.

    sinema oyuncusu dublajda da, sette de imkanlar el veriyor ise istedigi entonasyonda, artikulasyonda konusabilir. cagdas mikrofon teknolojisi dudak sipirtisi seslerini bile almaya muktedirdir.
  • sinema oyuncusunun sahneyi satirlari koppek gibi bilmiyorsa (hatta biliyorsa bile) emprovize espri yapmasi, mimik jest eklemesi arzu edilmez. eklenen her mimik, jest, kelime devamlilik ilkesi geregi ayni tonda tekrarlanmasi icap ettiginden cidden buzzugune guvenen kisinin yapmaya kalkiasabilecegi bir istir.

    bir sahnede devamlilik olmadigini varsayarak her seferinde degisik bir yaklasim yapmak luksune de sahip degildir, zira ortak oyuncularin uyumlulugunu riske atacak bu ve benzeri hareketler produksiyonu aksatacaktir.

    misal rolu icabi bara girip

    - barmen bana bir bira
    demis, oturup servis edilen birayi ice ice

    - gecen gun evde oturuyorum, kapi caldi bi baktim yan komsunun karisi

    diey bir hikaye anlatmais icab eden kisi bira ictigi lafini kestigi, burnunu kasidigi her noktayi ve zamanini ayni sekilde 150 kez yapabilecek kadar rolune hakim olmalidir.

    oyle bir cekimde burnunu kasi ic, bir cekimde ic burnunu kasi olmaz. bilhassa sigara, icki, vesaire gibi tuketildiginde yeniden belirmesi olanaksiz tuketim maddelerinde devamliligi bozdugundan ozellikle uzerinde durulur.

    misal kazablankada bile humprey bogart ayni sigarayi iki kez yakabilmektedir.
  • sinema oyuncusunun en buyuk silahi gozleridir. gozlerinin ses bes oldugu, cipil oldugunu farkettiginiz kisilere artis olmak icin kacma gibi riskli islere girismemeleri konusunda ikazlarda bulununuz. ses bes insanlar ancak komedilerde ve egzantrik rollerde is bulabilirken, cipiller gece gunduz goz kalemiyle dolasmak zorunda kalan insanlardir.

    gozler sesli sessiz oyunculuk her halikarda konusan kisiyi takip etmeli, rol icab ettirmedigi surece mumkun mertebe az kirpistirilmalidir. gozunu selektor olarak kullanan insanlari dinlemek, sallamak istemezsiniz, basiretsiz olduklari izlenimini verirler.
  • yakin plan oyunculugu da yine cogunlukla cok hafif boyun, cene hareketlerine ve goz reaksiyonuna bagli islemektedir. dialoglarda ise esas gozle esas goze bakma prensibi islemektedir.

    nedir bu? star dizilerinde dikkat etmissinizdir, yakin plan icabi kameraya bakan sahisin gozleri tir tir titrer. gavurun eye shifting dedigi turkun ise "hisli oldu cok guzel" dedigi bu fenomen oyunculugunuz hakkinda olumsuz sinyaller verilmesine sebebiyet verebilir. her ne kadar meet joe black filminde bu sekilde gozlerini shift eden guvercin edali bir kadincagiz oynamaktaysa da, bu sizin de ona ozenip kapip koyvermeniz anlamina gelmez.

    yakin planlarinda cogu zaman contuniuity girl denen insana bakan aktor/aktrisler asiri duygusal olmalari gerektirmedigi hallerde, bir gozlerini secip, o gozleriyle muhattabin secilmis gozune odaklanirlar. eye shiftin yalnizca melodramalarda, ve pembe dizilerde kullanilmasi gereken cag disi bir uygulamadir.
  • orta ve uzak planlarda ise el kol savurarak gerdan kirarak, zeybek oynar gibi rol yapilmaz. bu ve benzeri oyunculuga hint sinemasinda ve genco erkal'in basrolunu oynadigi yapimlarinda rastlanir. iki tur yapimda tiyatro olmasi gerekirken bir sekilde sinema olmaya karar vermis filmleri barindirdigindan (igrenc demek degil yani, sadece tiyatro olsa daha iyi olurmus dedigimiz kurgu da filmler)

    oyuncu yakin plan imkanlarini da dusunerek alabildigine sinirli bir alanda, ve duzlemde hareketlerini hatasiz, kasilmadan yapabilmek luksune ve zorluguna sahiptir.

    bilhassa kamera takibinin aktif olabildigi orta planlarda zarttadanak ayaga firlayan, harttadan boyununu cevirip bir yone dogru meyleden adamlar degerli film seritlerimizi kemirirler. zira kameraman medyum ya da hayrettin demirbas degilse olacak hareketi onceden sezip kamerayi asagi yukari, saga sola oynatamaz. oyuncu kalkacagi hareket edecegi yone dogru sirayla gozunu, boynunu, vudunu ve ayaklarini goturmelidir. tabi bunu 3 er saniye arayla yapip yuruyen olu taklidi yapmanin alemi yoktur.

    yine ayni sekilde yakin planlarda hareket one arkaya dogru ani ve gereksiz olmamali, odak bozulmamalidir.
  • dublorsuz sahnelerde oyuncu ne yapacagini bilmek degil, ne yapildiginin bir ornegini "gormek" zorundadir. "simdi buradan cama atliyorsun, camdan iceri giriyorsun, ordan sola kaciyosun duvar dusuyo, surdan gaplan cikiyo, yaliyorsun" gibi komutlara degil olayin outline ina itibar etmelidir. "ya sahne zor kuruluyor, yorma bizi" gibi bir bahaneyi denyo, caylak oyuncu yer. butce icabi zaten bunun prezantasyonunun yapilmasi gerekmektedir. en azindna amerikan is hukuku geregi.
  • amerikan ekolu duzgun uygulanim alani buldugunda oyuncu script ve line schedule icerisinde studyo ici her turlu sahnelerinin mizansenini ezberleyecek kadar zamana sahip olurlar. castin ajanslari cekimlere baslanmazdan epey once metinleri ve minik dailylileri yonetmene iletmek durumundadirlar. studyo geregi kurulmasi icab edilen planin bir ornegi kabataslak olarak oyuncu da bulunur ki, oyuncu kadraj ici cizgisini sinriini belirleyebilsin, sallazort isler yapmasin.

    elbette dusuk butceli, ve okuzum torbadan dusmus cut by cut yapimlarda uygun zamanin bulunamamasi mumkundur. ama bu dunyanin her yerinde mumkun degil midir?

    emprovizasyonun serbest birakildigi sinemayi ise yonetmen dailiesden (gunluk footage arastirmasi) belirleyerek, oyuncuyu daha hizli, ya da daha yavas oynamaya yonlendirebilir. ya da dengeli bir dagilim gosterip bazi oyunculari yavaslatip, bazilarini hizlandirabilir.

    oyuncu her rolu ezberleyip taktigini kurduktan sonra, hem hizli hem de yavas versiyonlarini da yapabilmekle yukumlu kilinmistir.
  • yavas tempolu oyunculugun gerekli oldugu sahnelerde tempoyu dusurmemek yonetmenin ve teknik ekibin yesil masada halletmesi gereken bir gorev oldugundan, oyuncu bildigi gibi oynayacaktir.

    turk filmlerinde alistigimiz uzere

    "olmuyor olmuyor bastan, daha canli daha istekli olmalisin, su sekilde sarip sarmalasin" diyerek birebir jest ve mimik gostermek pek yenilir yutulur bir durum olamamaktadir (yine amerikan is hukuku geregi)

    yonetmen sinema oyuncusunun performanslari arasindan en begendigini secip filem dahil etmek ya da, o gun icerisinde baska bir cekime gecip, yeni bir brif vermek zorundadir.

    "sagdan olmadi soldan gir, sag elin olmadi sol elinle seyet" gibi detaylar son saniyede verilemez. storyboardda, ya da listede verilir. o pre production kararlarina gore cekimin yonu degistirilir, ya da mevcut ile devam edilir.

    cogu zaman studyo saati esasi sebebiyle mevcut ile devam edilir. ama kotu aktor, performans yaptigi ile kalamaz, itibari silinir, lobicilik aleyhine isler.

    sinema oyunculugu bu sebepten got yalamaya dayali bir spor dalidir.

    boktan cast i yapan kisinin ensesinde boza pisirilir
  • birebir etkilesimin oldugu sahnelerde (opusme, sikis, deve guresi, vb.) yonetmen ya da asistani mudahil oyuncularla isin aslini faslini konusmali, cumartesi 12 de yatak sahnesi aliyoruz dememelidir. bu gibi sahnelerin on hazirligini yapmak oyunculara birakilmayacak derecede hassas sonuclar doguran bir istir.

    bu konuda postaci kapiyi iki kere calar da bi takim atmalar tutmalar olmustur, isin asli faslini ogrenemediysem de, filmin reklamini yapmistir.

    any publicity is good publicty