şükela:  tümü | bugün
  • sonunda yapılmış olandır.

    bütün kamera arkası çalışanlarının haklarını savunmak amaçlı kurulmuş bir sendikadır; geç bile kalmışlardır. ülkemizde sinemacılar ve özellikle dizi sektöründe kamera arkası çalışanları çok ama çok zor şartlarda çalışıyorlar. esasında zor bir şart olmamasına rağmen, işleri zora sokuluyor, uykusuz kalıyorlar, aç kalıyorlar, sokaklarda yatıp kalkıyor, bazen eve gidemiyorlar. işte bu sendike onlar için kurulmuş bir sendikadır.

    set çalışma saatleri azaltılacak, set çalışanları da düzenli bir hayat kuracak diye kurulmuş bir sendikadır.

    www.sinematvsendikasi.org
    uzun çalışma saatlerine son!

    hep demişimdir, yazdığım entariyi bulsam paylaşmak isterdim: dizilerde ve sinemada çalışma saatleri azaltılmalı; onla da kalmayıp dizi süreleri de azaltılmalı. dizilerin gereksi diyaloglarının olduğu bölümler atılırsa diziler daha kompakt hale gelirler ve böylece daha başarılı olabilirler. hem dizi süreleri de azaldığında oyuncular ve set rahatlamış olur, daha çok dizi yapılabilir, sektörde istihdam açılabilir, yeni yönetmenler, yeni oyuncular piyasaya girebilir.

    keza bu sinema için de geçerli: aptal saptal filmlerde sırf ekmek parası uğruna çalışan adamlar paralarını alamıyorlar. bu aptal filmlerin yapımcıları paraları götürürken çalışanlara kuruş koklatmıyorlar bazen.

    işte bu sendika bunları engellemek için kuruldu. son 2-3 senede şunu gördük, el ele verdiğimizde birilerini korkutmayı başarabiliyoruz. lazımdı; oldu.

    inşaallah başarılı olurlar.
  • böcek yapım hakkında uzun çalışma saatlerinin ihlaliyle alakalı bugün itibariyle geçtiği bilgilendirme maili şu şekildedir:

    --- spoiler ---

    sinema televizyon sendikası olarak;

    iki yıl önce, reklam sektörünün hemen hemen tüm bileşenlerinin kendi aralarında vardığı mutabakat sonucunda, yasal şartlarda gerçekleşmesi gereken çalışma koşulları sektörde oturana kadar, geçici olarak uygulanmasına karar verilen çalışma saati prensibi, tatbik edilmeye başladığı günden bu yana tüm sektör bileşenlerinin özverisi ile uygulanmaya devam etmektedir. sektör içi bu mutabakatın izleyicisi ve takipçisi olduğumuzu belirterek, bu özveriyi gösteren tüm bileşenlere bir kez daha teşekkürlerimizi sunuyoruz.

    varılan mutabakata rağmen zaman zaman bu prensip kararının ihlal edildiği setler söz konusu olmaktadır. bu kez yine son dönemde bu prensip kararının ihlal edildiği bir durumu bilgilerinize sunuyoruz.

    30 eylül 2015 tarihinde gerçekleştirilen, böcek yapım şirketinin "derimod" reklam filminin setinde, daha önce üzerinde mutabakat sağlanan çalışma saatine ilişkin prensip kararı ihlal edilmiştir. belirlenen çalışma süresinin sonunda birkaç ekip işi bırakırken, bazıları çalışmaya devam etmiş ve mutabakat ile belirlenen çalışma süresi aşıldıktan sonraki 1. saat sonunda paydos edilmiştir.

    yönetmen : ömer faruk sorak

    yapım : tolga baysal- seyhun aray

    prodüksiyon amiri : mesut tasasız

    görüntü yönetmeni : emmanuel kadosh

    2. kamera operatörü : oktay başpınar

    ışık şefi : giray gergin

    set amiri : ilhan inci

    yardımcı yönetmen : tolga yıldız

    yönetmen yardımcısı asistanı:özge öktem

    sanat yönetmeni : deniz göktürk

    grip : caner aksoy

    focus puller: gökhan balseven - volkan şimşek

    kamera iki ve üçüncü asistanlarıyla ışık asistanları zaman dolduktan sonra seti terketmişlerdir.

    bilgilerinize.

    sektörün hemen hemen tüm bileşenlerin kendi aralarında vardığı bu mutabakata, yasal şartlarda gerçekleşmesi gereken çalışma koşulları sektörde oturana kadar, geçici olarak uygulamaya konulan çalışma prensipleri kararlarının uygulama noktasında, herkesten gereken duyarlılığı ve özveriyi göstermesini bekliyoruz.

    saygılarımızla.

    sinema televizyon sendikası
    --- spoiler ---
  • röportaj vermeye meraklı üyeleri oldukça pek başarılı olacağına inanmadığım bir sendika. üyelik için yapım şirketlerinden paranı alamama ön şartı aranıyor. ödeme alamayan ekipler toplu şekilde akın edip üye başvuru formlarına saldırınca tabi sendika da daha çok o yönde çalışma yürütüyor.

    dizi/film/reklam setlerinde çalışma koşulları diye bildiri yayınladılar ama yaptıkları şu; reklam setlerinde 12 saat geçilince bilgilendirme maili atıyorlar ekip listesi vs. zaten reklam seti 1-2 gün olur olan olmuş dizileri zorlasanıza. * show yapıyor bir el atsanıza! kalan zamanlarında da çalışma grupları yok efendim beyaz tahtalı markerlı falan toplantılar/açık kapı şenlikleri gibi organizasyonlar düzenleniyor. çalışma şartlarının iyileştirmesi yönündeki tüm çabaları önerici olmaktan öteye geçemiyor.

    bende öneriyorum da uyan yok işte. setlere mi gitseniz? geleni gideni çok olur, göze çarpmaz. -sendikadan adam gelmiş -otursun kenarda. asistan yanaşır anlatır, şoför yanaşır en son 12 yıl önce muayene görmüş dolu servisiyle, gece, buzlu yollarda nasıl 130km/s yaptığını anlatır. öyle kulaktan dolma işlerle yürümeyecek galiba çünkü.
  • ne işe yaradığını anlamakta güçlük çektiğim sendika.

    buraya üye oldunuz diyelim, ama sonra sektör bu ya, çivisi çıkmış, yaptığınız işlerin karşılığını alamadığınız ve ne zaman alacağınızı da bilmediğiniz bu güzide dünyada, size yardımcı olabilmek için tüm aidatlarınızı her ay eksiksiz ödemeniz bekleniyor. ödeyemediğiniz takdirde aktif üye olamıyorsunuz.

    şimdi, ne işe yaradığını anlayamadığım sendika, senin alamadığın ödemeye karşılık bir hamle yapabilse veya yapılmayan sigortan için, "alo 170'i arayın onlar hemen ilgilenirler" gibi google çözümünden başka bir çözümle gelse, işe yarayacak ve 'aa bak ne güzel bir çözüm ürettiler' diyeceğim ve işe yaradığı için kendi isteğimle ve sayelerinde alabildiğim paramla aktif üyeliğe geçiş yapabileceğim anda, "biz ancak şu anki aktif üyelerimize danışmanlık verebiliyoruz yalnız" diyerek suratınıza kapıyı kapatıyor.

    kardeşlerim, romalılar! değerli sendika yetkilisi!
    sen benim aylardır alamadığım ödemeler için herhangi bir destek çalışması başlattın mı?
    yapılmayan sigorta işlemleri için herhangi bir açıklama/öneri veya ne bileyim bu yolda üyelerine "iyi ki sendika var" dedirtecek bir tavsiyede bulundun mu? yoksa sadece hmm bakalım kaç para vermiş diyerek tavsiye vermek için bile aidat ödeyebilen insanı mı seçtin?

    reklam yapımcıları derneği, kamera asistanları derneği ve yönetmen yardımcıları derneği olarak bir araya gelen insanlar tarafından, sendika kurulmadan önce zaten çalışma ilkeleri -prensipte- belirlenmiş ve bu yolda gidiliyordu. sendikaya dönüşünce bu dernekler bir anlamda görevlerini yerine getirmiş oldular. yani senin çalışma saatleri ilkelerine de sıfırdan yaptığın bir durum yok ortada.

    ayrıca 16 saatten fazla çalışan bir ekip olduğunda, yapım şirketi ve ekibi ifşa etmekten başka yapılan ne var? "sayın x yapım, bu projenizde 17 saat çalışmışsınız, bu insanlar 16. saat sonunda seti terk etme hakkına sahiptir bak, çok ayıp lütfen bir daha olmasın!!!111" diye e-mail yollamaktan başka yaptığınız ne var?

    peki hiç faydası olmaz olur mu?
    şöyle bir faydası var, vize almak için freelance çalıştığınızı ispatlayan belgeyi burdan alabiliyorsunuz eğer aktif üyeyseniz. (tabi ki ne sandın)
    ama daha beş ay önce yaptığın işin parasını dahi alamadığın sektörde yurtdışı tatili hayal edebilecek kadar mutluysan zaten neden sendika kapısını çalasın? o da ayrı.
  • sektör çalışanları tarafından derdi pek anlaşılmayan sendika.

    genel bilgi: sendikalara üye aidatı vermek durumundasınız. adı sanı mühim değil. sektörün adı da önemli değil. çünkü kollektif kuruluşlardır bunlar. bağışlarınız ve aidatlarınız harici herhangi bir gelirleri yoktur. o sebeple ofis ve personel giderlerinin karşılanması ve diğer giderler için, evet, aidat vermelisiniz. yoksa maalesef akış sağlanamaz. bakın bu aidat kısmı kısır döngünün başlangıcı. nasıl mı?

    hele de toplamda maksimum 6000 civarı çalışanı bulunan küçük bir sektörde sendikal faaliyet yürütmek istiyorsanız ve %10 bile sizin için önemli bir katılımsa üzülerek söylemeliyim vereceğiniz üç kuruş aidattan şikayet etmeniz ancak konuyu anlamadığınızın bir göstergesidir.

    çünkü sendikalar hepimizin. isterseniz dışarıdan eleştirmek yerine yönetim kuruluna girip aktif rol alabilirsiniz. bu sizin en temel hakkınız. varsa bir eleştiriniz doğru yerde yapıp karşılığını alır, belki de değişimin bir parçası olabilirsiniz. ama bunun yerine sendikanın işlevini eleştirmek en kolayıdır. siz de haklısınız.

    ve eğer yk'ya girerseniz sendikanın gelir-gider tablosuna hakim olur en azından ödemeye erindiğiniz aidatlarınızın ne zorluklarda toplandığını ve kılı kırk yara yara, verimli bir biçimde nasıl harcanmaya çalışıldığını öğrenebilirsiniz.

    güzel bir eleştiri: sendika neden benim yerime dava açmıyor? açamaz. çünkü öyle bir bütçesi yok. çünkü sen 30 tl aidat vermeye eriniyorsun. ama senin yerine dava açmasını ve masrafları üstlenmesini bekliyorsun.

    ama sendika üyelerinin hukuk sürecini takip eder. hukuk danışmanlığında bulunur. bunun için kendi avukatı vardır. dava açmaz ama sürecin takipçisidir. kanıtı ise üç yıldır ödemelerini sendikanın hukuk birimi sayesinde (yeri geldiğinde sulh yoluyla veya dava yoluyla) alabilen üyelerdir. bunun için de aktif üyelik şartı arar, çünkü dışarıdan aldığı hukuk danışmanına senin ödediğin aidatlar vasıtası ile ödemede bulunur.

    sen sektör çalışanı, daha haklarının farkında değilken, 4a'lı olman gerektiğini bilmezken, işe başlarken sözleşme yapmaz, sigorta talep etmez ama alacağını alamadığın zaman da yapımcının sana imzalatmaya çalıştığı "alacağımı nakten aldım" tarzı şeyleri imzalamaya çekinmezken, gel bence de sendikanı göm. olası bir iş kazası sonunda sigortan yapılmamışsa, bence de gel, sendikanı göm. sonuçta kendi bilinçsizliğin değil sendikanın iletişimsizliğidir burada günah keçisi(!)

    örgütlenme. mesleki tanımların olmasın. ama günü kurtardım, bugün de kaşemi aldım diye mutlu ol. sonra ilkokul iki terk bi tip gelsin, sırf senden daha fazla set deneyimi var diye ya da ucuza çalışıyor diye ekip başın olsun. sen de altında ezil.

    mesela sete yeni yönetmen gelsin. ben ekibimle çalışacağım bunları kovun desin. alayınızı bir ay hazırlık yaptığınız işin setinin ikinci günü kapının önüne koysunlar. ama sen sakın örgütlenme. aktif rol alma. onun yerine gel sendikanı eleştir.

    örneklerim uç örnekler gibi gelebilir. ama hepsi yaşanmış örneklerdir. o sebeple eleştiriler belki haklı bile olsa sezarın hakkı da sezara... sen kendini haklı görüyorsan sendika da kendince haklı kardeşim.

    bence sendikalar başımıza kötü bir iş geldiğinde aradığımız, üye olduğumuz yerler olmamalı. en azından sinema tv sektörü için bu böyle. artık set çalışanının toplu işten çıkartıldığında ya da alacak problemi yaşadığında, uzun saatler çalışmak zorunda bırakıldığında veya allah korusun bir iş kazası yaşadığında arayabileceği bir mecra var. hala çalışması devam eden mesleki yeterlilik tanımı çalışmaları vs var. (ki bu çalışmalar da yine senin aidatlarınla finanse edilmeye çalışılan süreçler) düşen çalışma saatleri aksi takdir yapılan ifşaa durumları var. üç yıllık kazanımları görmeden işi bir vize yazısına indirmek de bana çok vicdani gelmiyor.

    bu esnada setlerde olan muhabbetlerden sendikanın habersiz olduğunu düşünmeniz çok naif. çünkü sendikada görev alan herkes zaten set çalışanı, resmi personel hariç. onlar da çalışmasalar da çalışanlar kadar konuya hakimler. sete bir sendika yetkilisi istemek haklı bir talep. olabilir. ancak tüm bunlar maddi bir yeterlilik ya da gönüllülük ile gerçekleşebilecek işlerdir. o sebeple aktif üyelik şartı yine zorunlu. (bknz: aidat kısır döngüsü)

    eleştirmek nasıl hepimizin hakkıysa çözümün bir parçası olmak da aynı şekilde hakkımız diye düşünüyorum. çünkü daha gidilecek çok yolumuz, yapılacak epey bir işimiz var. kırılmak, küsmek ya da salt eleştirmekle olmaz. ancak bir arada olmakla olur.
  • çözümün parçası olmak isteyen insanlara keyfe keder ket vurabilen bir oluşum olabiliyor kimi zaman.

    aidat konusunda sendika haklidir.

    gelir gider oranına göre aidat biçmemesi hatadır.

    sgk ve sözleşmesiz çalışmama durumuna önce kamera -ışık ekipleri başlatsın da görelim.
    "biz olmasak 16 saat gelmezdi" diye kabarmayi biliyorlar. bekliyoruz agalar bi atar daha sizden.

    afedersiniz ama kafasina gore reji-isik-yapim vb toplaniyor herkes ayri tel caliyor sendika bunu organize etmeli binada her ayin bir gunu alt ekiplerin zorunlu toplantisi olmali. is taninlari hala savsak halaaa eksik pes diyorum.

    oyuncu dernegi ile toplasip duracagina yapimci dernekleriyle toplansin mumkunse ama yok yapimcilara bok atmaya bayiliyorlar.

    is guvenligi konusunda sendika bir bok bilmiyor ve mantiksiz hareket ediyor anca sirketleri suclasin dursun yine icraat yok.

    hakli oldugu tek konu odeme ve dava mevzusu gerisi bos solcu diretmesinden baska bisey degil.