şükela:  tümü | bugün
  • lcd ekranli telefonlardan haberi olmayan insanlarin ayar aracidir.
    ben sahsen iyi bir sinema izleyicisi olarak emek sinemasinda, telefonuyla fotograf ceken bunye ile de karsilastim, cok uzaktaydi laf etmedim, yakinda olsaydi arkadasim ayar magduru olacakti.
  • pür dikkat film izlenilse de o iğrenç fosforlu rengiyle gözünüzü almaması münkün olmayan öküzlük alameti. bir filme odaklanmak, atmosferi yakalamak ne kadar zorsa bu ışığın sizi sizden alıp filmin içine etmesi de o kadar kolaydır.
  • 40000 lux isik yayan ekranlar dusunuldukce*, gormek istemedigimiz bir seydir.
  • eğer iki yanda oturan dallamalar sırayla yakıp söndürüyorsa o ışığı, iş adamıymış gibi sürekli mesaj yazıp gelen mesajı karşılıyorsa, insanı çileden çıkartan ışıktır kendileri.

    vre dümbük, madem bu kadar bağımlısın ya da bu kadar önemli işlerin var, ne sikime sinemaya geliyorsun? attığın mesajı okumasam yine önemli bir adam olduğunu sanacağım sinema perdesinden çıkan ışığın aydınlattığı tıraşlı yüzüne bakarak. "abi film bitmiyor" nedir ulan? dizi mi izliyorsun, kırk dakikaya mı alıştırdılar beynini?

    insanları üç kere uyarmam; ikide kalırım ama hem sağımdakini hem solumdakini birer kez uyardığım için ikinci bir şansları olmadı. öfleyerek mesaj yazan lavuğun elini, yanımda getirdiğim küçük ve keskin katanam ile bir çırpıda kesip o sırada parlak ekranlı iphone'undan başka birisine mesaj yazan kuntizin kucağına bıraktım. tek bir hamle, sinemaya saygısı olmayan bu iki hötörönün mesaj yazma aşkını dindirdi. şoka girdiklerinden tek bir kelime etmediler. dekorasyonu yapan mimar akıllı adammış, her tarafın kırmızı olması kamuflaj sağladı. kanlar fazla belli olmadı da ben de son zamanlarda izlediğim en güzel film olan benjamin button'u dikkatim dağılmadan efendi gibi izledim.

    gerçi birisinin güzel kız arkadaşı yadırgar gibi baktı ama olsun. onu bir öküzden kurtarmıştım, ileride bana teşekkür bile edecek, dost meclisinde anlatacaktı. adam filmin ilk yarısı uyumuştu zaten, film arasında da şahlanmış ve filmin bittiğini zannetmişti. kızın gözlerindeki hayal kırıklığını gördüğüm zaman, bu davarın ona layık olmadığını yanımda getirdiğim küçük deftere not almıştım. amatör olarak adalet dağıtır, ilişkileri kurtarırım. aşk doktoru derler dostlarım bana.

    bir ömre yayılan muhteşem bir aşk hikayesini, kurgunun mükemmel işlenmiş olması ile nedeniyle daha dikkatli izledim. pantolonuma kan sıçrıyordu biraz ama yeterince ıslanmıştım zaten yağmurda. bunun bir önemi yoktu. iki yanımda kesik eller varken, çok rahat ettiğim de söylenemezdi. diğerinin kız arkadaşı, bu anlık tepkime şiddetli tepki göstermiş filmin yarısında çıkmıştı. en sevmediğim şeydir. belki ikinci yarısı hayatında muhteşem bir kapı açacak, kaz kafalı adamlara katlanmanı engelleyecek, neden çıkıyorsun? katanamı ıslak mendille silip yerine yerleştirmiş olduğumdan, yeniden çıkarasım gelmedi.

    iki kesik elliyi yan yana oturtup kızın yanına geçtim. benden korkmuşa benzemiyordu. porselen gibi bir cildi vardı ve ince teninin altında kusursuz bir sistemin işlediğini loş ışıkta bile görebiliyordum. filmin bazı yerlerinde aynı anda gözlerimiz nemlendi, pitoresk sahnelerde aynı anda nefesimizi tuttuk. kesik elliler hala mesaj yazmaya çalışıyordu. açıkçası artık umurumda değildi. sinemada konuşmaktan hazzetmediğimden, filmin bitmesini bekledim. muhteşem başlayan film, adına yakışır bir şekilde bitti. gözlerim estetiğe doymuştu. lotr'da başlayan elf kariyerine caty devam ediyordu. brad pitt, her zamanki gibi firesizdi.

    ve izlediğim sayısız filmde kendimle özdeşleştirdiğim tek bir karakter yokken; 7 kere yıldırım çarpmış adamı buldum. o bendim, ben oydum. filme 7 kere daha gidersem, bu muhteşem insanı toplamde 49 kere görebilecektim.

    makyaja gerek duymayan güzel yüzünde hafif bir tebesüsümün kaldığı kıza " yarın bir daha izleyelim mi?" diye sordum. "neden olmasın?" diyerek cevaplarken, kesik el "bebişim" diye ağlıyordu.
  • çok rahatsız edicidir.
    haydi filmle ilgisiz ya da dikkati dağınık birisi olabilirsin ama telefonundaki mesajlara cevap vermek, telefonla sürekli mesajlaşmak da neyin nesi? filmi izlemeyecek kadar telefonuna yapışık yaşıyorsan ne işin var sinemada? arka sıranda oturanların nedir günahı? senin telefonunun göz alıcı ışıklarını izlemek zorunda mıyım ben?
    er geç birisi uyarıyor sonunda. kardeşim, telefonun ışığı arkandakileri rahatsız ediyor, diyor.
    peki ama, değer mi bu lafları yemeğe? hiç akıl yok mu sende?
  • gördüğümde; ya "cık cık cık" çekiyorum, ya da öksürüyorum.

    seviyem ilk okul olabilir.
  • cm101mmxi fundamentals'i izleyenler bir yandan kahkahalar atıyorlar, bir yandan da taşak geçildikleri şekle girmiyorlar mı, nasıl izah edeyim bilmiyorum 1475 kg'lik bir baltayla kafalarına vurmak istiyorum. bu geri zekalı ebleh man kafa idiyot dunkoflarla aynı şeye güldüğüm için kendimden ölesiye tiksiniyorum. bir daha insan içine çıkanın "anasını sikeyim" diyorum. ölesiye tiksiniyorum bu orospu çocuklarından. başımdan geçen bir olayı anlatacaktım ama dayanamayıp laptop'u duvardan duvara çarpabilirim hızımı alamayıp. lan ne olur birkaç saat içinde ölsün bu tip insanlar. keşke böyle bir şey olsa.
  • ben ipad açan gördüm. 40 yaşlarında bir kadındı. film başlamak üzereyken halen öküz gibi ipad ışığı bir ön çaprazımdan gözüme gözüme geliyordu ki dayanamayıp sordum:

    "onu açık tutmayı düşünmüyosunuz di mi?"

    bozuldu falan, "ay tabiki de kapatıcam" falan dedi de, o bu lafları altta kalmamak adına söylerken ve aleti kapatmaya koyulurken sinemanın ışıkları çoktan sönmüştü ve filmin yapımcı firmasının logosu belirmişti perdede.

    ne zaman kapayacaktın be görgüsüz?

    tanım: filme ve çevreye saygısız telefon sahiplerinin rektumlarını aydınlatmasını dilediğim ışıktır.
  • izlediğim son 2 filmde fazlasıyla maruz kaldığım can sıkıcı durum.
    filmin başından sonuna kadar mesaj yazacaksan ne işin var sinemada?
    film arasında uyarmaya çalıştım ama cevap vermediği yetmezmiş gibi 2. yarıda da arttırarak devam etti.
    asıl sinirimi bozan da bu oldu.karşımdaki yetişkin bir insan, ben uyarırken utanıyorum ama o utanmıyor devam ediyor.
  • son 4 senedir hiç bir filmi sinemada izlememe sebebim,
    şu an cem yılmazı sinemada izlemek istiyorum ama biliyorum ki gittiğimde sinir krizi geçirip münakaşa yaşayacağım.