şükela:  tümü | bugün
  • bedava olmasa bile sinemadan verilen bir kod sayesinde en azından %70 indirimle alabilmek süper olurdu dediğim fikir. zaten sinemada 15 lira ödeyip bi anlamda filmin bireysel olarak izleme hakkını satın almış olmuyo muyuz? neden her farklı sürümü için ayrı para ödeyelim?

    (bkz: destekleyin beni)
  • fakir işi istek desteklenir.
  • uygulanabilmesi imkansızdır.

    diyelim vizyona girer girmez dvd hazır olsun. sinemaya gidene %50 indirim yapılsın (bedava da demiyorum).

    artık biri gider alır dvd yi arkadaşları ile izler. ya da daha başkası dvdrip yapar torrentte paylaşır. sinema çekime atlayan beleşçiler dvdrip i havada kapar.

    yeni film çıksa da izlesek diye bakar dururuz artık.
  • aynı mantıkla konsere gittiğimiz bir sanatçının bütün albümlerini bedava ya da indirimli almalıyız ki onlarda tırnaklarının aralarında kalanlar ile beslensinler.
  • mantıklıdır. ancak bunu bağımsız sinema yapabilir belki. olamaması için neden ise şudur. filmin sinemadaki geliri ile dvd geliri farklı şekilde paylaşılır. yani zaten dvd'den üç kuruş kazanacak şirket sinemada izleyenlere indirim yapmak istemez. bazı filmler var ki sinemada miilyonlarca izlenip dvdye geçince binlerde kalıyor. (malum dvd riplemek çok kolay.)
    ancak bağımsız sinema bunu gelirini düşürmekten çok artırmak amaçlı yapabilir.
    konserinde cdsi satılsın demiş bazı bilgiçler. hiç konsere gitmiyorsunuz sanırım? son aylarda gittiğim neredeyse tüm konserlerde sanatçılar kendi cdlerini satıyordu (arasında bizzat kendisi imzalamıyor olsa da bobby mcferrin de vardı-izmir)
    yakın zamanlarda gidip dr'dan daha ucuza cdlerini de aldğım iki kişi: çağıl kaya (ve imzaladı da tabi) ve concerto zapico (elbete onlar da imzaladı)
    ismi daha az bilinen avusturya'da yaşayan bir türk kemancı serkan gürkan da cdsini her konserinde satıyor (katıldığım ve satldığı için söylüyorum) başkaaa... var işte. hepsini mağzazdan 3-5 tl ucuza almak mümkün.
    görüldüğü gibi bir albümü sanatçının sitesinden online satın almaktan bir farkı yok. geçen gün "istediğin kadar öde" mantığı ile sadece 1£ ödediğim (kur mur derken 4,02 tl geçmiş) bir albüm vardı. onu da bandcampdan aldım. müzikde olan bir şeyi (ki benzer siteler filmler/kısa filmler için de var) neden filmde olmasın. ama dediğim üzere hollywood konusunda bu zor. adamlar 1 kuruşun hesabını yapıyor.
  • işin doğrusu budur. zaten parasını verip izlemişsin bu filmi, artık ne sürprizi ne heyecanı kalmış. biletinle git d&r'a vs. al dvd'sini istediğin zaman izle, bu hakkın senin. öyle olmadığından ben de artık sinemaya gitmiyorum.

    işin şov kısmını geçelim; yok sosyalleşmekmiş, yok kültürmüş vs. safsatalarını bir kenara bırakalım. tiyatro öldü, işin zevkine, gurmeliğine, nostaljisine bakanlar haricinde, artık halka hitab eden bir yönü yok. neden? çünkü sinema diye bir sanat çıktı ortaya, önceleri aktörlerin hata yapma ihtimali olmadığı, her seferinde aynı keyif ve performansı sunduklarından; sonraları, gelişen efektler sayesinde daha gerçekçi bir anlatım nedeniyle.

    şimdi aynı nedenlerden sinema ölmeye başladı. neden? giyin, git bilet al (ha teknolojiyi kullanıp gitmeden bilet alırım diyorsan, "hizmet bedeli" diye, itunes'dan film kiralama bedeli kadar bir para alıyorlar senden) film başlamdan belli bir süre önce hazırlanmaya başla (tamam bizim halkın çok düşüneceği şeyler değil bunlar ama, sonuçta insan içine çıkıyorsun, o kadar insanın içinde kokma diye bir duş al önceden, elin yüzün düzgün görünsün) salona git orada bekle, çişin gelse araya kadar bekle, uyuklasan olmaz...

    artık teknoloji gelişti, 3d televizyonlar, led projektörler, 5.1/7.1 ses sistemleri, artık (çok olmasa da) ucuz. sinema ortamı evinde, üstüne üstlük daha iyisi. sosyalleşmekse, sosyalleş, sinemaya gitmeyi planladığın arkadaşlarını çağır evine, rahat koltuğun, pijamanla, ister uzan ister ayağını uzat, ister yerde otur. oranı buranı kaşıya kaşıya, istediğini çatır çatır ye, istediğini lıkır lıkır iç, yan koltukta kimse "ufff", "puff", "püff", "ayyy..." diye, pasif-agresif bir tavır içinde bir sağa bir sola dönmesin, arkandaki ablanın çocuğu koltuğunu tekmelemesin. ister rakı iç, ister sigara, istediğin yerde yorum yap, telefonun çalsa ister filmi durdur, ister durdurmadan aç konuş. çişin geldiyse tuvalete git...

    dvd'sini ilk çıktığı anda alsan 20 lira, blu-ray disc alsan 50 lira (şöyle bir 6 ay-1 yıl beklesen daha da ucuz), itunes store'dan dvd kalitesinde satın alsan 12 lira, blu-ray kalitesinde satın alsan 19 lira, kiralasan her bir seçenek 1/4 fiyatına (sinema gibi tek izleme hakkın var ama, ucuz seçenek -sd- sinema bileti fiyatının 1/8'i, pahalısı -hd- 1/6'sı). sinemaya tek kişi gitsen 25 lira, iki kişi gitsen 50 lira, hele ki çok sosyalleşecez biz diyorsan 100'lerce liraya çıkabilirsin ve filmi bir kere izleyebiliyorsun. dahası da, 3d filmlerde, daha önce kimin taktığı, temizlenip/temizlenmediği belli olmayan, 3 kuruşluk 3d gözlüğü size 3 liraya satıp, bir de zorla geri topluyorlar, aynı gözlüğü bir dahaki filmde "ama benim gözlüğüm var" deseniz de size zorla geri satıyorlar (evdeki 3d televizyona adam başı bir sinema bileti fiyatına bir 3d gözlük alabilirsiniz). hadi ordan...

    sevgili sinema sahipleri, sonra tiyatrocular gibi ağlamayın, "sinema bitti" diye. biter tabi, bu şartlar altında sinemaya gidende kabahat.
  • dvd yayımcısının karı etken burada. film çıktığı gibi kapıda dvd satılmayacak ayrıca rahat olun, resmi olarak dvd ne zaman çıkacaksa vatandaş da elindeki kod ile ucuza dvd'sini alacak.

    aslında dvd'lerin makul fiyatlara gelmesini tartışmak daha tatlı olur.