şükela:  tümü | bugün
  • goruntu yonetmenligi. film cekiminde, goruntuye dair isik, kamera, lens, kamera acisi vs. gibi hersey.
  • "writing in movement" her turlu kamera hareketini focusunu duru$unu icinde barindiran film studies konusu...
  • bir filmi "film" haline getiren ve genelde türk sinemasında çok az örneğini gördüğümüz kavram. hatta çok rahat bir şekilde 1950'lerdeki türk filmlerindeki sinematografi'nin günümüzdeki örneklerinden fersah fersah ileride olduğu çok rahat görülebilir.

    sinematografiyi uygulayan sinematograf (görüntü yönetmeni), film çekilirken hem teknik hem de sanatsal olarak inanılmaz zor bir işle uğraşır, konuyu bilenler demek istediğimi anlayacaklardır.

    (bkz: görüntü yönetmeni)
  • bir filmin iyi veya kötü olmasında, senaryo ve oyunculuktan sonra gelen en önemli unsur. bunun üst düzeyde sergilendiği örnekler için:

    (bkz: stay)
    (bkz: children of men)
  • sinema geliştikçe ihtiyaç oranı artan yönetmenlik dalıdır. eskiden bu işi genelde kameramanlar yaparlardı, lakin hem kamera hem bu işi birlikte götüren bir kişinin sinema konusunda büyük tecrübelere ihtiyacı vardır. ne kadar iyi bir senaryonuz, yahut ne kadar iyi oyuncularınız olsa da görüntü olarak bir şey veremiyorsanız, çünkü sinema görsel bir sanattır, yaptığınız işi icra edemiyorsunuz demektir ve kendinize bir görüntü yönetmeni bulmalısınız şıkkı ortaya çıkmaktadır.
    bir sahnedeki görsel anlamda ki tüm unsurları görüntü yönetmenleri hallederler. bir set hazırken o setin devamında nasıl bir set, sahne kurulması gerektiğine onlar karar verirler. böylece yönetmen, oyuncular ve senaryo ile ilgilenirken bir de bu konu için kafa yormayacak ve vakit kaybetmeyecektir. illa ki bir görüntü yönetmenine ihtiyaç var mıdır, tabi ki de yoktur, birçok yönetmen, filminde yönetmenlik koltuğunu aldığı gibi nerdeyse oyunculuğuna kadar her görevi başarıyla üstlenebilmektedir.
  • biçim..

    farklı ve başarılı bir sinematografi örneği için; http://www.vimeo.com/677158
  • blain brown'ın deyişiyle kısaca; hareketli görüntüden istenen anlamı elde etmenin koşullarını sağlama etkinliğidir.

    ne demek yani bu? bir sahne, veyahut genel manada bütün bir sahneler bütünü, bir film sinematografik açıdan nasıl değerlendirilir? senaryodan yola çıkarak, yönetmen bir sahneye vermek istediği anlamı harmanlar ve sonucunda ortaya bir görüntüler bütünü çıkar. zoom'undan tutun roll'una kadar, hatta kararmasından tutun da pilot ışığına kadar, işte tüm bu öğelerin kullanımının sonucunda yönetmen tam olarak vermek istediği anlamı aynı biçimde seyirciye de hissettirebiliyorsa sinematografik olarak başarılı bir sahneyle karşı karşıyayız demektir. kabaca budur sinematografi...
  • yunanca hareketle yazı yazmak.

    edit: hareketle çizmek anlamına da gelir.
  • kanaatimce, elbette kıyaslanabilecek filmleri göz önünde bulundurursak, amerikan veya avrupa menşeli muadillerinin türk filmlerinden asıl üstün yanıdır. belki daha güzel yazıp daha güzel oynuyoruz; ama etkili şekilde görüntüleyemedikten sonra onların yakaladığı büyüyü de çoğunlukla yakalayamıyoruz.