şükela:  tümü | bugün
  • sene 2007

    2. sınıfta geldiğim ilköğretim okulunun, mevcudu 40 kişi olan sınıfımda, 3. ve 4. yılımda sınıf başkanlığına rahatça seçilmiş olan ben 5. sınıfa başladığımda işimin zor olacağını sıra arkadaşım,yardımcım,can yoldaşım dediğim hain memduhun,sarıların sülodan hallice olan muhammetin ve 2 ye bölünmüş kız gruplarının liderlerinin bağımsız olarak başkanlığa adaylığını koymasıyla hayli zor olduğunu fark etmiştim.

    sınıfın aynı zamanda okulun en çalışkan çocuğu ve yıllardır başkanlığı elimde bulundurmuş olmanın verdiği otoritem,karizmam ve en önemlisi iktidarım tehlikedeydi.

    peki ne olmuştu da bu sene bu kadar aday çıkmıştı,aslında bu süreç çok önceden başlamıştı.iktidarı elimde tuttuğum 2 sene içerisinde konuşanları yazmak konusunda en yakın arkadaşıma dahi acımıyor,kavga edenleri en önden ispiyonluyor,ödevini yapmayanı,kitabını unutanı,kıyafeti düzgün olmayanı,saçı dağınık olanı pişman ediyordum. sert tedbirlerim ve istikrarlı yönetimim sayesinde sınıfı kaos ve gürültüden uzaklaştırıp huzura,barışa kavuşturmuştum.

    bu değişimi fark eden öğretmenimizin gözünde hızlıca yükselmiş derslerimdeki yüksek başarımın sayesinde öğretmenin divanında söz sahibi olmuştum.sınıfla ilgili konularda öncelikli olarak fikrim alınıyordu artık. 3. sınıf bu şekilde bitmişti.

    4. sınıfın başında yan sınıfın öğretmeniyle öğretmenimiz yan sınıfta uzun tenefüste satranç oynarken beni yanlarına çağırmışlar ve satranç konusunda iyi olduğumu bilen öğretmenimiz diğer hocayla satranç oynayıp oynamayacağımı sorduğunda kendimden emin bir şekilde oynayacağımı söyleyip karşısına oturmuştum.

    yan sınıfın hocası sırıtarak yenilince üzülme yenilerek daha iyi oynamayı öğrenirsin diyip gülmüştü bana(nerden bilecek okuma yazma öğrenmeden satranç öğrendiğimi), 3 hamle sonra çoban matı olduğunda bizim öğretmenimizden yardım istemiş o da inceleyip mat olmuşsunuz hocam demişti.tüm sınıfa hakim ölüm sessizliğini çalan zil bozuyor şoklanmış öğrencilerini uykusundan uyandırırken üzülmeyin öğretmenim diyip mağrur bir şekilde öğretmenimle sınıfıma dönüyordum.

    bu olaydan sonra adeta vezir azam pargalı ibrahim paşa olmuştum.devşirme olarak 2. sınıfta geldiğim sınıfın azametli sadrazamıydım artık. yetkilerim sınırsızdı. yönetimim çok daha sertleşmiş kimseye aman vermez olmuştum.cezalandırma yetkisine bile sahiptim bunun anlamını o yaşlarını hatırlayan herkes iyi bilir.

    bunlarla birlikte 4. sınıfın 2. döneminde annemin okula başlamamdan itibaren her cuma günü sınıftaki çocuklara hayır olsun diye dağıtmam için verdiği napoliten çikolataları,dağıtmam gerekmediğini fark edip tüm sınıfın yemesi gereken çikolataları tek başıma götürmeye başlamıştım.her hafta gelen çikolataların bir an da bıçak gibi kesilmesiyle sınıfta soru işaretleri oluşmaya başlamıştı.ama kimse bana bir şey diyemezdi,sorgulayamazdı.iktidarımın verdiği güçle çikolataların üstüne çökmüştüm.her hafta cuma günleri çılgınca çikolata ziyafeti çekiyor kalanları da daha sonra yemek için zulalıyordum.böyle böyle 4. sınıf bitmişti.

    5. sınıfın başmasıyla tatilden sonra çikolataların tadını çıkarmaya kaldığım yerden devam ediyordum ama her güzel şeyin bir sonu vardı ve benimkinin de gelmişti.

    her şey can yoldaşım dediğim hain memduha yakalanmamla başlamıştı aslında...

    çikolataları mahallede hüplettiğimi gören memduh seçim döneminin başında bu haberi sınıfa yayıyor ve saygınlığıma zarar veriyordu. sınıfın tartışmasız liderliğinden adeta tosuncuğa dönüşüyor çikolataların hesabını veremiyordum,dönem başında yapılan deneme sınavında sınıfta 2. okulda 3. olmamın etkisi ve memduhun kara propagandasıyla saygınlığım oldukça azalmış liderliğim sorgulanır hale gelmişti.

    gizli gizli fısıldaşmalar,okulun arka bahçesinde konseyler,mahallede yapılan toplantılar derken bir şeylerin yolunda gitmediğini anlamıştım.sınıfta bana tartışmasız biat eden kızlar önce ikiye bölünmüş şimdi de gruplarına lider seçmişlerdi.

    iyi top oynaması ve erken gelişen fiziğiyle sarıların sülo muhammet sınıftaki 8-9 erkeğin lideri haline gelmişti.sınıfta birlikte oturuyorlar ve uzun uzun konuşuyorlar ben yaklaştığımda susuyorlardı.bunun önüne geçmek için sınıftaki yerlerini değiştirmiştim. 4. murad gibi önlemlerimi alıyordum.muhammedi sınıfın en önüne sürmüş isyan hareketlerini kontrol altına almıştım.ancak bu tedbirlerim yeterli olmamış ve bu kez konseyleri sınıfın dışında devam etmeye başlamıştı.muhammet biraz salak bir çocuk olduğundan onu bir tehdit olarak görmüyordum açıkcası,bu yüzden çok da umursamamıştım.hata yaptığımı anlamam uzun sürmemiş, sarıların sülo muhammet sınıf başkanlığına adaylığını açıklayan ilk isim olmuştu.açıklamasıyla birlikte 8-9 isyancı alkış tutmuş gaza gelen 1-2 kızda alkışa katılmıştı.

    şoku atlatamadan 2. darbe gelmişti hem de en yakın arkadaşım bildiğim hain memduhtan.

    memduh yanımda başkan yardımcılığı yapmış olması ve yakışıklı olması sebebiyle sınıfta öne çıkan bir diğer isimdi.sınıftaki tek mavi gözlü erkek olmasının avantajıyla kızlardan da oy potansiyeli olan bir isimdi.hemen yanımda ayağa kalkıyor şaşkın bakışlarımın altında adaylığını açıklıyordu.5-6 kişilik bir erkek grubuyla yine gazan gelen 1-2 kız alkışlamıştı.

    peşi sırada 2 kız grubunun liderleri adaylığını açıklamış ve kendi gruplarınca delice alkışlanmışlardı.

    yıllardır seçimle gelmiş olmama ve istikrarlı yönetimime rağmen sınıf, katı yönetimimden kaynaklı memnuniyetsizliklerinin,çikolata yolsuzluğunun hesabını sormaya kararlıydı.5. sınıfın seçim döneminde 4 aday birden çıkararak beni ezip geçmekte ne kadar kararlı olduklarını göstermişlerdi.

    tahtaya çıkıp adaylığımı açıkladığımda diğer adaylardaki tedirginliği ve korkuyu hissetmiştim.ben bu sürünün kurduydum ve kurt olmak isteyen köpeklere karşı geri adım atmayacağımı göstermeliydim.sonuçta köpeklerin hükümdarlığı kurt gelinceye kadardır.toplam 5-6 kişi cılızca alkışlamış diğer adaylar ise sadece izlemişti.

    pazartesi günü adaylar açıklanmıştı,seçim cuma günü yapılacak mazbata da diğer pazartesi verilecekti.ilk defa böyle bir şey yaşanıyor iktidarım tehlikeye giriyordu.40 oyun 36sıyla seçilen ben şimdi sandıktan çıkacak sonuçtan korkuyor ve kara kara düşünüyordum.

    bu durumu halletmeliydim ama her şey üst üste gelmişti önce memduha çikolatalarla yakalanmam sonra deneme sınavındaki başarısızlığım ve son olarak ben de toplanan kağıt paralarını çaldırmamla karizmam 0 a düşmüştü.

    yolsuzluk ve kibirle suçlanıyor adeta her köşede hesap soran gözlerle karşılaşıyordum.

    parayı ödeyen babam deneme sınavı sonucunuda öğrenmesiyle birlikte o akşam benim için oldukça renkli geçiyor azar üstüne azar ve ceza yiyordum.

    gece yatağıma yattığımda kafamı kullanmaya karar verdim sonuçta sınıfın zekisi bendim bir çözüm bulmalıydım.

    salı günü okula erken gitmeye karar vermiştim.önce mağduru oynayarak saf kızların dikkatini çekip yanıma gelmelerini sağlayarak işe başladım.paraları çaldırmış olduğumdan üzgün olduğumu düşünüp beni teselli etmelerine izim veriyor bir yandan başkanlığı kazanırsam ancak düzelirim diye akıllarına giriyordum.ama beyinleri liderleri tarafından iyi yıkanmış kızlar kolay ikna olmuyordu.sonuçta seçimler açık oyla yapıldığı için liderlerinden çekiniyorlardı.tabiki aklımda şimşekler çakmıştı,kızlara bu sene seçim kağıda yazılıp yapılcak bilmiyomusunuz diyerek oylarını bana vermeleri halinde bunu kimsenin bilmeyeceğini anlatıp akıllarını çelmeyi başarmıştım.hiç değilse 3 oyum vardı şu an.bana sadık olan 2 diğer erkeği ve kendimi de sayarsak 6 oyum vardı.

    kalan 17 erkeğin 10 tanesi muhammedin grubuydu ve muhammedi seçmekte oldukça kararlıydılar.verdiğim cezalar ve aldığım sert tedbirlerle en çok çektirdiğim bu serseri grubunu yanıma çekmem çok zordu bu yüzden bu gruba yaklaşmadan önce başka bir şeyler düşünmeliydim.en kötü durumda sona bırakacak ve muhammede karşı seçime girecektim.

    hain memduhsa kendi dahil 7 erkeğin oyuna sahipti onu bir şekilde elimine etmeliydim.konuşmayı deneyebilirdim ama aklımda başka bir plan vardı.memduh bana ihanet etmişti ve cezasını çekmeliydi.

    sınıfın genelinde kızlar ve erkekler anlaşamazdı özellikle kızlar 2 gruba bölündükten sonra sınıftaki erkek nefretleri iyice artmıştı,sadece 2-3 erkekle muhatap oluyorlardı ki bunların biri tabiki bendim.

    20 kız mevcudu cerenin 11, iremin 9 olarak bölünmüştü.cerenin 11 i içinden 3 kızı kendim için ikna etmiştim yani aslında cerenin 8 oyu vardı.ceren 11 oyuna güveniyor ve seçilebileceğini düşünüyordu.çünkü muhammedin 10 oyu vardı,memduhun 7 ,iremse bu durumdan habersiz bir şekilde 9 oyuyla cerene göre avantajlı bir durumdaydı.

    son durumda oylar ben 6,hain memduh 7,sarıların sülo muhammet 10,ceren 8 ve irem 9 şeklindeydi.

    son derece kötü bir durumdaydım ve çarşamba günü gelmişti.muhammet ve memduh adeta sürülerine liderlik eden sırtlanlar gibi gruplarını toplayıp sınıftan teneffüsle birlikte hızlıca uzaklaşıyorlardı.kimseyi geri de bırakmamaya ayrıca dikkat ediyorlardı.

    çarşamba günü öğretmenimizle görüşüp gizli oylamaya ikna etmem gerekiyordu çünkü gizli seçim diye bir yalan uydurmuştum ve bunun gerçek olmasını sağlamak zorundaydım.aksi takdirde yolsuzluk,acımasız yönetim gibi suçlamalara bir de yalancılık eklenecek düşük olan seçilme şansım 0 a inecekti.

    öğretmenle görüştüğümde zaten yine sen seçilmeyecek misin ne gerek var dediğinde arkadaşlarımı etki altında bırakmak istemiyorum diyerek öğretmenimin gözünde bir kat daha büyüyordum.seçimi gizli oyla yaptırmaya ikna etmiştim.etmiştim ama hala ben seçilemiyordum.

    ve perşembe günü gelmişti.memduhun hesabını kesme zamanı da gelmişti.hain memduh sıra arkadaşımdı.yan yana ve pencere kenarında oturuyorduk.sınıfın penceleri tam sıranın üzerine açılıyor ve kafanın yaklaşık 20 cm üzerinden geçiyordu.memduhu köşeye geçirdikten sonra otururken zıplayıp zıplayanayacağını sordum kendini zıplayabileceğini ama zıplamayacağını söylediğinde zıplarsa çikolata vereceğimi söyledim.çikolatayı duyunca ciğer gören kedi gibi heveslendi gözleri kocaman açıldı, uzun zamandır napoliten çikolata görmüyordu tabi.bana ihanet etmesini sağlayan çikolatalardı sonuçta. memduha bütün gücüyle en yükseğe zıplarsa 2 çikolata vereceğimi söylediğimde memduh tesla roketi gibi hava sıçradı ve bam.kafayı karpuz gibi yarmıştı.ağlamaya başlayınca öğretmene ispiyonlayacak diye biraz tırsmıştım ama öğretmen geldiğinde hemen velisini arayıp memduhu gönderdi.böylece hain memduhtan kurtulmuştum.

    memduh gidince grubu başsız kalmıştı,başsız kalan grubunu çektim ve memduh başkanlıkta artık beni destekliyormuş dedim biraz şaşırdılar ben de onların bu şaşkınlığından faydalanıp kime vereceksiniz hem memduhun en iyi arkadaşı ben değil miyim diyip iyice akıllarına girdim. memduhun grubundaki 6 oyu almıştım 6 da kendimde vardı 12 oy etmişti.

    son durumda muhammet 10 ben 12 ceren 8 irem 9 du.

    memduh ise memduh başgan olmak isterken kafayı kırdırmış ve hakkımda yürüttüğü kara propagandanın diyetini kafasını kırdırarak ödemişti.hem intikamımı almış hem başkanlıkta avantaj kazanmıştım. ama bu avantaj yeterli değildi hala risk vardı.çünkü oylar birbirine yakındı.cerenin grubundan çektiğim 3 kızın tekrar taraf değiştirmesi işten bile değildi ki bu cereni başkan yapardı.son deneme sınavında beni geçip sınıf 1.si olmasının verdiği kibirle grubunu adeta demir yumrukla yönetiyor seçim yaklaştıkça grubu üzerindeki baskısını artırıyordu.

    bu riski alamazdım.2 kız grubu birbirine düşmandı.önce iremlerin grubuna gittim ve memduhun destekçileri muhammede oy verecekmiş dedim ama kimseye söylemeyin dedim.eğer onlara oy verirlerse 17 oy alıyor ve muhammet başkan oluyordu.ireme cerenlerin grubundan 3 oy aldığımı ama gizli olduğunu söyledim eğer beni desteklemezse muhammetin başkan cerenin yardımcı olacağını söyledim ve iremi ikna etmeyi başardım.kendisi cerenle anlaşamıyor ama muhammeti de hiç sevmiyordu.haliyle oylarını bana vermesini sağlamam çok zor olmadı.

    12 oyumun üstüne 9 oy daha gelmişti ve 21 oy olmuştu ama bu da yetmezdi.

    bu sefer cerene gidip ona bir şey söyleceğimi ama kimseye söylememesi konusunda söz aldıktan sonra irem sırf sen başkan olma diye grubuyla oyları muhammete atacakmış dedim.şaşıran ceren muhammetten nefret ederdi.cerene beni desteklerse muhammetin seçilemeyeceğini söyledim ve cereni ikna ettim.

    her iki kız grubuyla aram erkek gruplarına göre daha iyiydi çünkü onlara daha hafif cezalar verirdim.

    son durumda 11 ceren+9 irem +3(ben ve bana sadık 2 erkek)+6 memduhun grubu(tabi memduh kafayı kırdırdığı için yok)=29 oy olmuştum.

    muhammedin 10 kişilik grubu köpek gibi sadıktı.onları ikna etmemin tek bir yolu vardı;kızlara karşı olan nefretlerini kullanmak.

    muhammede gidip kızların güçlerini birleştirdiğini ve eğer beni desteklemezse kızların başkanlığı alacağını söyledim.
    tabi hemen sen beni destekle dedi ben de böyle bir şeyin olmayacağını anlattım ve eğer bana oy vermezsen kızlar başkan olacak benim grubum benden başkasına oy vermeye ikna olmaz dedim.

    perşembe günü böyle bitmişti.

    büyük gün sonunda geldi.öğretmeninimiz bir kutuyu sandık yapmış herkesin eline kağıtları dağıtmam için bana veriyor.herkes ismi yazıp kutuya atacak.tek tek liderlere (hain memduh yok tabii) göz kırpıyorum onlarda aynı şekilde karşılık veriyor ve birbirlerine bakıyorlar birazdan göreceksiniz dercesine.

    seçim sonuçlanıyor 39 oyla tartışmasız bir şekilde başkanlığımı ilan ediyorum.benden başka oy alan olmadığı için hain memduhu da sınıf defterini getirip götürmesi ve ayak işlerimi yapması içim tekrar başkan yardımcısı seçiyorum.

    eve de adeta mohaç meydan muharebesini kazanan sultan süleyman edasıyla dönüyorum.

    mağrur ve dik başlı bir şekilde.

    mutlu son :)
  • okuyan bi manyak özetleyebilir mi?
  • rte seçim hikayesini yazsa daha kısa tutar.

    (bkz: alın bunu burdan)
  • ilk okuldaki olayların detaylarını ortaokulda, ortaokuldakilerin detaylarını lisede, lisedekilerinin de üniversitede unutmuştum. ben mi gerizekalıyım diye düşündürten başlıktır.
  • galiba 2010'da ilkokul 5. sınıfta olan birinin entrysidir. gerisini okumaya gerek görmedim.
  • seçim sistemi: öğrenciler kendi rızasıyla başkanlığa talip olur, isimleri tahtaya yazılır, adaylar yüzleri dış kapıya dönük hale getirilir, oylama başlar, sınıfa sırayla aday isimler okunur , sınıf el kaldırmak suretiyle adayları oylar, herkesin bir el kaldırma hakkı vardır, oylar sayılıp tahtaya yazılır. seçim sona erer. en çok oy alan başkan seçilir. 2. aday yardımcıdır. ola ki eşitlik oldu kura çekilir. başkan yazan kâğıdı çeken aday kazanır.
    eğitim sistemi: 5+3+4 okul öncesi zorunlu değil
    eğitim öğretim dönemi: 2003-2004

    4. sınıfta, hayatımda ilk defa sınıf başkanlığı için aday oldum. kız erkek durumu 5-6 fazlayla erkek tarafında olan 45-46 kişilik sınıfımızda kızlardan da bir ismin aday çıkması sonucu 2004 sb seçimleri için taraflar ve aslında sonuç da netleşmiş oldu... sanıyorsanız yanılıyorsunuz. seçim sonrası kulağıma çalınan bazı bilgiler, sanılanın (kızlar kız adaya erkekler erkek adaya oy verir ve erkek aday kazanır) aksine bu oylamada farklı hesapların döndüğünü, bazı "kaypak"ların kız adaya oy attığını ortaya çıkardı. buna karşın birçok kız arkadaşımızın da hemcinsine değil ben yakışıklı süvariye oy vermiş olması hesapları iyice karıştırdı. öyle ki, hiç olmayacak bir olay yaşandı ve ilk turda bitmesi beklenen seçim, oy eşitliği yüzünden kuraya kaldı. bu eşitliğin nasıl yaşandığı mevzusu bugün dahi siyaset bilimciler tarafından hala tartışma konusu* kura için öğretmen, biri boş diğerinde başkan yazan iki küçük kağıt hazırladı. adaylar birer kağıdı seçti ve şans erkek adaydan yana oldu, seçimi kazandım. artık sınıf başkanıydım...

    "(...) o andan itibaren teneffüs ziline kadar yaşananları hatırlamıyorum. kağıttaki yazıyı görmem ile vücudumu öylesine bir heycan sardı ki karşımdaki üzgün üzgün boş kağıda bakan rakibimi tebrik ve teselli etmek aklıma bile gelmedi. sonrasında ilk hatırladığım, omuzlar üstünde sınıf dışına çıkarılırken başımı kapı eşiğine çarpmamak için verdiğim mücadele olmuştu."

    gerçi bu hikayenin sonu iyi bitmemişti, ikinci dönemin ilk haftalarında cebren ve hile ile bir postmodern feminazi darbesi sonucu başkanlıktan alaşağı edildim. bu da başka bir entry konusu olsun...

    edit: dönem bilgisi düzeltildi.
  • tamamını okudum. entrikalarla liderliğini koruyan bir veletin seçim başarısı. 8/10 puan.
  • tahminimce entry'sinin pena kanalında canlandırılmasını, en kötü ihtimalle ekşi şeyler'de yayınlanmasını arzulayan bir adet ergen kardeşimizin anısı. üşenmedim baştan aşağı da okudum, fakat bence ne metinde bir bütünlük var, ne kurgu akıyor, ne betimlemeler yeterli, ne de vaat ettiği mizahi içeriği sunabiliyor. bunca emeğe değiyor mu, sanmıyorum...

    edit: asıl önemli mevzuyu yazmaya unutmuşum. o başlık ne öyle yahu? daha dikkat çekici, belki en azından "komik" veya "ilgi çekici" olarak nitelenebilecek bir başlık açsaydın.