şükela:  tümü | bugün
183 entry daha
  • olmak için ne çaba verirdim altı üstü tahta konuşanlar listesi yapıp yazma öğretmen yerine kitap bak gibi saçma işler vardı ama güzeldi yani kendimi padisah sanıyorsun 1 hafta yapmıştım bir keresinde güzeldi yani
  • yapmıştım yarım dönem. çok çekmişlerdi benden.
  • anı şeklinde anlatayım ben de, buyursunlar.
    birinci sınıftayım, bilmiyorum hiçbir şey hatta hiçbir şey bilmediğimi bile bilmiyorum. sokakta ne öğrendiysek o işte..
    o zamanlar, zıpır çocuk lyrica hocasına kendini sevdirmiş olmalıydı ki gel bakalım buraya lyrica demişti. hemen tahtaya, yanına gitmiştim. sınıfa bakarak, lyrica artık sınıf başkanı demişti,ben de duymuştum da anlamamıştım ne olduğumu. ne demekti sınıf başkanı hocam, önce onu öğretseydin keşke. sınıf bana bakıyor ben sınıfa avel avel bakıyorum, o an bir şey yapmam gerekiyor mu hiç bilmiyorum. o an sevinemedim bile ona yanıyorum. geçtim oturdum yerime, kafam yanmış, tek bir şey düşünüyorum.

    koşar adımlarla eve gidip kafamdaki deli soru beni delirtmeden anneciği yakalıyorum.. anneciğe güveniyoruz her konuda, iyiyse de kötüyse de idare eder, bulur bir çözüm. anne anneee, hoca beni sınıf başkanı yaptı diyorum, çocukça bir telaşla. gel sarılayım oy kurban olurum falan nasıl seviniyor. ben hala bilmiyorum ney sınıf başkanı. gel yukarıya çıkalım da amcanlarla falan da paylaş dedi, tuttu kolumdan vınn, soramadım ney diye. çıktık yukarıya, herkesler orda, büyük büyük amcam, dedem, nenem, halalarım falan. tabi artık rahatım, bir şey biliyorum iyi bir şey bu başkanlık. çocuk bu ne güzel bir çocuk hem de, koşuyor zıplıyor gelişigüzel yaşıyor, hiç çekinmeden amcaaaağ ben sınıf başkanı oldum diyor. herkeslerin gözlerinden ateş çıkıyor, nasıl mutlular, aferin lyrica, canım lyrica, büyük adam olacak lyrica. bu çocuk o çocuk, içinde daha fazla tutamadan soruyor artık, bu sınıf başkanlığı ne demek diye. bir başladılar gülmeye daha ben o sülaleyi hep birlikte o kadar gülerken görmedim. güldüler, güldüler, ben de gülüyorum neye güldüğümü bile bilmeden. gülmekten cevap bile veren olmadı, sonra konu değişti falan.

    bir çocuk da böyle büyüdü. sonrasında, seçimle oldu bu işler, öyle gel bakalım lyrica, sen artık sınıf başkanısın demekle olmadı. tabi, o gün yaşadığım gururu hatırlayarak her seçimde aday oldum, malesef bir kez bile başkan olamadım, arada yardımcılığı yakaladım ancak. olsundu, o gün o gururu bana yaşatan suna hocam, seni var ya yeyerim seni var ya seni dünyanın sonuna kadar severim.
  • 4 sene üst üste seçimleri kazanarak huzurlu bir ortam getirmiştim sınıfa. ayrıca tahtaya yazılanlardan 25 kuruş alarak sınıf kumbarası yapıp ihtiyacımız olan malzemeleri almış, en kuduruk sınıfı bir haftada dize getirmiştim. nesil efsane mi bilmiyorum ama ben efsaneymişim.
  • öğrencilik hayatım boyunca içekapanık bir kişilik olduğumdan (üniversite dahil değil. ilkokul + lise) ben değilim ne yazık ki.
  • ilkokulda 6 7 ve 8. sınıflarda bu şerefe nail olmuş bir adamım. o kadar güzel anılar biriktirdiğim bişeydi ki benim için.

    hatırımdaki en güzel kısım ise şuydu, öğretmen sınıfta olmadığı zamanlar sınıfın sessiz bir şekilde beklemesi gerekiyor malumunuz, ben de konuşan kişileri tahtaya yazardım. o konuda adil olduğumu düşünüyorum. çünkü ismini yazdığım kimse adaletsiz bişey yaptığımı düşünüp bana küsmedi ve darılmadı. sadece hoşlandığım kız konuştuğu zamanlar tarafsız davranamazdım. o konuştukça sonsuz kredisi varmış gibi onun ismini yazamazdım bir türlü. sınıfta herkesin bildiği bir sırdı benim ondan hoşlandığım. okulumuz köyde olduğu için ona bu duyguları ifade edemedim o zamanlar ama sevginin saflığını o yaşlarda yaşatmıştı bana. hem çok sonraları öğrendim ki o da benden hoşlanıyormuş. keşke biraz cesur olsaymışım diyorum arada. ama yine de sevgi denen şeyi hiç kirletmedik biz. bir gün karşıma çıkarsa eğer ona bunun için teşekkür edeceğim sözlük.
  • sınıf başkanına aşıktım da ben.

    birgün ikimizi de tahtaya çıkardı öğretmen. sanırım okul numaralarımız alt altaydı. bu yüzden aynı anda çıkmış olabiliriz. ilk önce bana soru sormuştu. benim zorlandığımı görünce yanıma geldi yavaşça öğretmene belli etmeden elimi tutmuştu. gülümsemişti. öyle guzel gülüyordu ki. ve elele birlikte soruyu cevaplandırmıştık...

    mert'cim seni ve yaşadığımız bu heyecan dolu, tatlı ânı unutmadım. sen hep benim ilk aşkım olarak kalacaksın.
  • 6. siniftan 8. sınıfa kadar ben. hatta danışmanım ve sözcüm de vardı , burak. görev dağılımı yapmıştık ve sınıfımızda kuvvetler ayrılığı benimsenmişti. sınıf başkanı ben ve baş danışmanım burak tenefüste bile beraberdik, diğerleriyle aramıza mesafe koymuştuk*
    burak sen tam bir görev adamıydın,* tüm yıl boyunca boş ya da beleş geçecek olan beden eğitimi derslerinde sınıfımızı çok güzel organize etmiyor muyduk sence de ? ben kızları voleybola yönlendiriyordum , sen erkekleri ırgat gibi kullanıp okulun bahçesini temizletip müdüre yaranıyordun.büyük resmi o zamandan görmüştün*
    ya müzik dersleri ? okulumuzda müzik öğretmeni hiç olmadığı için sesi güzel arkadaşımız sevda’ya sevdiğimiz salakça şarkıları söyletiyorduk. ya sen ve ben harika bir ikiliydik , kantinde de sınıf başkanı önceliğimizi kullanıp temizlik kolu ve diğer kolları bölüşmüş arkadaşların önüne geçiyorduk
    uyuz olduğumuz sarışın yakışıklı serdar’a hep tahtayı sildiriyorduk (o da beslenmesini uyuz beril ile değil benimle yeseymiş)
    bir defasında da kontrolü iyice ele geçirip tüm sınıfa 2 tenefüs ceza vermiştik *
    tabi ki bulunduğumuz makamın bir gereği olarak rüşvet de yemiştik , yoklama kaçağı olanlara nesquikgofret , durumu iyi olan+yoklama kaçağı olan sınıfa ışıklı ayakkabı ile gelenlere ise milkaçikolata aldırıyorduk *
    sen ve ben oya&bora dan sonra bu ülkenin başına gelen en tehlikeli ikiliydik.
    sözlerimi en sevdiğimiz şarkı ile sonlandırıyorum.
    seni çok çok özledim arkadaşım eşek
    arkadaşım eş
    arkada şimşek
    arkadaşım eşşek
  • ilkokul ve ortaokulda toplamda 8 * sene üst üste iktidara gelmiş biri olarak duygularımı tazelemiş; ait olduğum nesil.

    1. sınıftaki seçimi hatırlamıyorum. ama 3. sınıftakini net hatırlıyorum. müthiş bir havaydı o.

    lise 3'te ise 1 sene yardımcılık yapmıştım. ama başkan olan kız tam bir yalaka olduğundan, halkımla idare arasındaki o bağı piç yardımcı olarak ben sağlardım.

    "enkaz devraldık enkaz!" derdim her sene seçimi kazanınca.
  • lisede okul başkanlığı yapmışlığım vardı. hayatımdaki en büyük başarı(bkz: swh)
251 entry daha