şükela:  tümü | bugün
70 entry daha
  • vicdansız, acımasız, cahil ailelerin kız öğrencileri okula gönderme şartnamelerinin birinci maddesi.

    lise düzeyi, çocukların ergenliğe girdiği dolayısıyla her şey hakkında farkındalık kazanmaya başladıkları ilk dönemi. bunun yanı sıra eğitim serüveninin en temel düzeylerinden biri. gerçek yaşam ve eğitim buradan sonra başlıyor ama lisedeki tüm karakteristik defoların, öğretime bağlı firelerin senin geleceğini doğrudan şekillendiriyor. hepimizin geçtiği aşama bu ve bunda şöyle bir sıkıntı var: henüz çok gençken hata yapabilir, kolay etki altına girebilir ve geleceğinle ilgili doğru kararı veremeyebilirsin. hata yapmak, mesleki kararlar için tam olarak hazır hissetmemek, motivasyon eksikliği sıkça rastlanan bir durumdur.

    bu dönemdeki hatalar ve başarısızlıklar telafi edilebilir mi? her zaman. zor olabilir ama telafisi imkansız değildir. sadece sene(lerini) kaybedersin.

    bazı kızların hatalarının, bilinçsizliğinin telafisi ise ya evlenmektir ya da ölüm.

    bu kız çocukları için çok üzülüyorum. şanssız olduğunu iddia eden birçok kadından daha şanssızlar. kısıldıkları kapanın farkında bile olmadan yaşıyor çoğu.

    "ders çalışması gerektiğini bilmiyorsa kendi bilir." yok ya? sen kimsin? evladını korkutarak motive etmek(!) dışında bir şeyler yapıyor musun? bu genç kız kendi dar çevresi dışında bir yerler görüyor mu? onunla yaşam tecrübelerini konuşan, onlara değer veren insanlarla karşılaşıyor mu? evet kimimiz bilinçlenmek için bu tip şeylere ihtiyaç duyabiliyoruz. maalesef her evden doğuştan akademisyenler çıkmayabiliyor. ne kadar profesyonelce eğitiliyor bu çocuklar? aileler öğretmenlerle ne kadar iş birliği yapıyor? boktan çevrelerini hesaba katarsak hepimiz bu konuda suçluyuz.

    aileleri ve kültürel kodları tarafından önceden çizilmiş bir kaderleri var. bazılarımız azıcık dişimizi sıkarak kendi yolumuza gidebiliyoruz. ekonomik özgürlük ve aldığımız ortalama eğitim hayallerimizi gerçekleştirme, kendimizi tanıma yolunda bir basamak olabiliyor bize. bunu ancak çok üst düzeyde bir çabayla, fark yaratarak, benliğini yırtarak belki de dışlanarak başarabilecek sayısız kadın var. toplumlarının talihsiz demirbaşları onlar. tek başlarına tüm toplumun onur, mülkiyet, namus, inanç sistemlerinin temelini oluşturmuşlar ama bu sadece toplumun zihnindeki bir yanılsama olarak kalmış. "ben neyim? ne düşünüyorum?" diye soramamış, kendileri için var olamamışlar. sordukları an, var olmaya çabaladıkları an kınanmış, lanetlenmiş, hatta yok edilmişler. çabalamayıp her şeyi kabul ettiklerinde de istemedikleri bir hayatı yaşamaya zorlanmışlar.

    hiç basit değildir bu cümle. üçüncü sayfa haberine başlık da değildir. kadınlara biçilen ömrün kısacık bir yansımasıdır.