şükela:  tümü | bugün
  • dış dünyaya karşı* naif görünürken*, sevenlerini rahatlıkla kırıp geçirebilen insandır. bu böyle çok nadir bir şeymiş gibi görülebilir ama dikkatli düşünülürse ne denli yaygın olduğu anlaşılacaktır.

    sevenlerine karşı ağzına geleni söyler; pişman olur belki sonra ama yine devam eder. çünkü sevenleriyle - ya da yakınları mı demeliyim - arasındaki o eşik artık geçilmiştir. istediği şeyi rahat rahat söyleyebildiğini bildiği için, kaçan ipin ucunu tekrar tutabilmek de artık mümkün değildir.
  • bu insanlar en basit anlatımla bencillerdir. büyük ihtimalle küçükken analarına babalarına kardeşlerine büyüklerine saydırmış, onlar da buna güler yüz göstermiştir. saydırmayı bir bok sanıyordur şimdi de. sonra tabi duruma göre değişmekle birlikte arkadaşları da buna aynı muameleyi yapmışlardır. bu böyle sürüp giderken bu insanlar öyle biriyle karşılaşırlar ki, gaza gelip sinirle kırdığı insanın sonra kulu kölesi olacak duruma gelir, affedilmez, acının dibini görüp normale dönerler. tam normale döndüklerini düşündükleri anda aynı şeyi tekrar yaşarlar.

    ne sandınız? bugüne kadar kırdığı döktüğü insanların ahı tek bir acıyla bitecek mi sandınız? yemezler.

    sürünün şerefsizler.

    (bkz: durduk yere atarlanmak)
  • açık ara farkla sözlükte okuduğum en iyi tespittir. ve sanırım bunda kendi hayatımdan bir parça bulmamın etkisi çok büyüktür. hatta bunu daha dün düşünmekteydim.

    çok nadir bir şey midir bilmem ama benim çokça mağduru olduğum bir durumdur. örneğin x kişisi için (ailenden biri olur, sevgilin olur, arkadaşın olur, fark etmez) birçok fedakarlık yaparsın ve artık onu ne kadar sevdiğini ve düşündüğünü göstermenin başka bir yolu kalmamıştır. o da seni sever. senin gösterdiğin sevgiyi gösteremez ama bunu anlayışla karşılarsın çünkü "belki de ben aşırıya kaçıyorum ve normal olan davranış onunkidir" dersin, bunlar önemli değildir ve ilişkiyi çok yaralamaz.

    ama ilişkiyi şu çok yaralar: seninle olduğu kadar samimi olmadığı insanlara daha nazik, daha şefkatli, daha sevecen, daha iyi, daha sabırlı vs. davranması. bir başkasının yaptığı davranışa -ki öyle öfkelenilecek bir davranış değildir- daha kibar ve sabırlı bir tepki gösterirken sen onun daha azını dahi yaptığında daha öfke dolu ve ekstrem bir tepkiyle karşılaşırsın. e tamam da seni daha çok sevmiyor muydu, senle daha samimi değil miydi? yani ben anlamıyorum. mantıken bir insana duyduğumuz pozitif hisler daha fazlaysa o insana daha fazla tahammül göstermemiz veya ona karşı tepkilerimizde daha yumuşak olmamız gerekmez mi? demek ki mantıklı olan işlemiyor bu işlerde. sana nazı daha geçtiğinden olsa gerek ki daha az samimi olduğu insanlara karşı kedi gibiyken sana karşı aslan kesiliyor.

    insan psikolojisini anlayamıyorum yeminle.
  • bunu eskiden çok yapardım. şimdilerde yenmesini öğrendim.

    diyelim bir konuda birine artık bağırıp çağıracak duruma geldiniz. tam o anda içinizden yirmiye kadar sayın ve o sırada karşınızdaki kişinin; sizle olan geçmişini, hayatımızdaki yerini, size olan faydalarını, zararlarını sorgulayın.

    bu, ipleri duygulardan alıp akıla vermeye yardımcı olur. mantıklı karar verebilmek adına güzeldir.
  • aha işte bu tam da ben. birinci ağızdan bildiriyorum olay anından 3 dakika sonra köpek gibi pişman oluyor ama asla geri adım atmıyoruz. öfke o an çok tatlı geliyor. yerin dibine batsın böyle huy.
  • sevdiklerinin kırılabileceği zayıf noktalarını önceden gözüne kestirmiştir. sinir anındaysa bunları ona karşı kullanır.
    sinirli de olsa sakin de olsa hesapçı ve sinsidir.
  • benim o ben. dilim jilet gibi keskinleşir. az ağlatmamışımdır karşımdakileri.
  • sevdiğin insanlara kıymet verip karşılığında “iyi insanı enayi sanmak” moduna geçtiklerinde benim de içinde bulunduğum topluluktur. sömürül sömürül tükendim ve kendimi törpüleyerek sevdiğim insanların kalbini kırmayı öğrendim. bunu hakettiniz.
  • bana uzak allaha yakın olsun istediğim insandır. bunun da iki türlüsü var bir sakinleştikten sonra söylediklerinin üzerinde düşünüp pişman olup özür dileyen * bir de aradan yıllar da geçse söylediklerinin farkında olmayan hatta unutup giden cinsi. ikisi de hiçbir şekilde alttan alınmamalı ilk seferde kaçarak uzaklaşılmalıdır. self-controlü olmayan sinirlendiğinde çenesini kapatmayı beceremeyen insandan ne kendine ne size bir hayır gelir, bana göre gerçek olgunluk hangi ruh halinde olursan ol basiretini kaybetmemektir