şükela:  tümü | bugün
  • "-sınız, - sınız 'entry'leri"... ne mi ? anlayamaz, şaşırır kalır-sınız... açıklanmasını bekler-siniz...

    peki...o vakit:

    sözlükte yazdıklarınıza kabaca bir bakar-sınız... başka yazarların yazdıklarına da bakar-sınız... tuhaf bir şekilde yazılanların pek çoğu 2. çoğul şahıs ve de geniş zaman kullanılarak yazılmıştır...

    o yüzden sözlüğü açar-sınız, pek çok entry'i içine dahil edebileceğiniz bu yazım üslubuna ne ad verebileceğinizi düşünür-sünüz... "2. çoğul şahsı geniş zamanda genelleyen entry'ler" mi diyece-siniz, ne diyecek-siniz, bilemez-siniz...

    bildiğiniz bir kaç şey vardır. bir kere; bu yazıları, siz de yaz-sanız başkası da yazsa, sevmez-siniz...
    kendi deneyimi üzerinden, yazar bir şeyler anlatacaksa belki de en kolay üslubun bu olduğunu içten içe bilir-siniz...

    -siniz...
    -siniz...

    bu entrylerin en can sıkıcılarını "aşk meşk meseleleri" hakkında yazılanlar oluşturur kanımca:

    "midenizde kelebekler uçuşur... onu bir daha görmek ister-siniz, yine de görmekten korktuğunuzu bilir-siniz... çekinir-siniz, üzülür-sünüz"....

    -sünüz
    -sünüz...

    gibi!
  • sanırım sahiplerinin bir çeşit özdeşleşme peşinde olduğu entrylerdir.

    yazar kendine dair çok spesifik bir meseleyi anlatıyor da olsa, illa ki okuru da olayın içine katmak ister. çok evrensel bir konu hakkında yazıyor çünkü (aşık olmak, sevgiliyi beklemek, terkedilmek, bir yakını kaybetmek vs). velakin bu konuda edinilen tecrübe öyle özel, öyle farklı, öyle kişisel ki bir yerden sonra -siniz -siniz laflarını okurken insan, sanki çok kalabalık bir alanda herkes gitmiş de yazarla başbaşa kalmış gibi hissediyor. kendine "bi dakka lan ben değil sen içmişsin" deme ihtiyacı duyuyor.

    çekmeyin beni dünyanıza arkadaşım, kendi kendinize acıyın, doyasıya kanayın. siz yapın ama bunu, hep beraber yapmamıza gerek yok. özel olmaya, farklı olmaya çok meraklısınız ya bakın tam yeri burası. alabildiğine özgün olun, biricik olun.
  • deneyimlerin, bakis acilarinin, karekterlerin farkliligini algilamadan, kisisel dogrular ve deneyimleri tek dogru, ve insanligin geldigi tek sonuc oldugu varsayimi uzerine yazilan bir metni okumanin olasi bir ornegi:

    yazi:
    - ....
    ......
    ..siniz... sunuz.. ....
    ( yoo )

    vir vir vir...siniz... sunuz...
    ( i-ih)

    vir vir vir...siniz... sunuz...
    ( hadi canim?)

    sonra vir vir vir.....siniz... sunuz.. ....
    ( argg??)
  • hangimiz yasamadik ki üslubudur bi yerde. ama belli temalarla özdeslesmistir adeta. askti, ayrilikti, hasretti bu tarz maneviyat yuklu konularda hepimizin basinda bu dertler üslubu takinilir. mesela en aptalca dalginlik basliklarinda genis zaman, pasif özne kullanimi hakimdir. "anahtar icerde unutulur. durumun bir turlu farkina varilmaz. sabaha kadar bekci cuku gibi ayazda beklenir" gibi örneklendirebilirim bunu. sözlügün jargonu zaman icinde bu yönde sekillenmis iste. bu tür basliklara farkli bi üslupla yazdiginizda da tuhaf görünür gözünüze mesela. dolayli mahalle baskisi bi yerde. isi gücü olmayan biri bi gün oturup bi jargon ansiklopedisi yapar belki
  • [darl benim* kardeşim.
    "öyleyse senin anan nedir; darl?" dedim.
    "yok benim annem," dedi darl. "çünkü olsaydı idi olurdu. idi olunca da dir olamaz. olabilir mi?"
    "hayır," dedim.
    "öyleyse ben değil'im," dedi darl. "im miyim?"
    "hayır," dedim.
    ben'im. darl benim kardeşim.
    "ama siz'siniz, darl," dedim.
    "biliyorum," dedi darl. "onun için dir değilim. siniz ise bir kadının doğurabileceğinden çok fazla."] william faulkner - as i lay dying