şükela:  tümü | bugün
  • her ne kadar ikisi de st. nicholas olsa da noel baba'dan cok farkli bir karakterdir ve sinterklaas'i seven, sahip cikan bir hollandali icin "aaa bu noel baba ile ayni degil mi?" demek hakaret sayilir.

    haksiz da sayilmazlar aslinda, zira hem sinterklaas koca gobekli, ho ho ho diye gulen sevimsiz, samimiyetsiz noel baba'dan gercekten farkli bir tiptir, hem de (ve daha da onemlisi) sinterklaas'in (5 aralik) kutlamasi noel'den cok farklidir. noel'deki hediye verme muhabbeti hollanda'da yoktur, onun yerine 5 aralikta hediye verilir ama kocaman kocaman pahali hediyeler alalim tarzi bir sey degildir bu. ufak tefek, ama uzerinde dusunulmus, minik minik bir dolu hediye alinir, bir kismi hediyeden ziyade saka amaclidir (bakiniz asagidaki 1 ve 3 numarali ornekler), bir kismi normal hediyedir. bu hediyelere ufak siirler ilistirilir. bu siirler hediye verilenle ve/veya hediyeyle ilgili, hafif igneleyici siirlerdir; ama kirici degildirler. hollandalilar zaten kara mizaha cok yatkin tiplerdir ve sinterklaas siirlerinde bu cok guzel disa vurulur. agzi biraz laf yapan hollandali tiplerden olusmus bir aile veya arkadas grubuyla sinterklaas aksami cok zevklidir dolayisiyla...saatlerce paketler acilir, cikanlara gulunur, hediyeler onceden uzerinde dusunulmus, alana - verene dair bazi kisisel durumlari, yil icinde gecmis olaylari vs. yansitabilen seyler oldugundan, hem cok samimi, hem eglenceli bir ortam olur.

    bu siirler/saklabanligina verilen hediyeler ne menem seylerdir bir iki somut ornek de vereyim:

    1) benim ilk katildigim sinterklaas, amsterdam’a master icin gittigim seneydi ve okulun ayarladigi ogrenci evinde bulasik makinesi yok diye soylenmistim. hollandalılar calvinist kulturlerinin bir tezahuru olarak her turlu konfora karsi olduklari icin bulasik makinesinden zaten pek hazzetmezler (bunu o zaman bilmiyordum tabi), hele bir de ogrenci evinde bunu aramamla cok eglenmislerdi. dolayisiyla efenim, sinterklaas hediyelerimden biri, cok guzel kocaman kirmizi bir paketti. actikca icinden daha ufak bir kutu, bir ufagi derken icice kutular cikti, ve en son kutudan cikan sunlardi: bir bulasik sungeri, ufak bir bulasik deterjani, tabi ki benim bulasik makinesi istegimi makaraya alan bir siir ve bir dergiden kesilmis, muhtelemen deterjan reklamindan alinma, bulasiklardan cinnet geciren bir kadin resmi.

    2) evin anneannesine, yaslilarin gorme sorunu dusunulerek ozel yapilmis, kocaman kocaman harfleri olan bir ajanda...icindeki siir de ozetle: “anneanneye kulaklarinin iyi duymadigini hatirlatsak mi? şşş yok simdi morali bozulur. pekiii bastonsuz yuruyemedigini? yok yok aman amannn lafını bile etmeyelim...peki sunu? peki bunu?.....” diye gidiyor. en son sira iyi gormeyen gozlere geliyor tabi...ve ona gelince “yok yok, hatirlatip uzmeyelim, ama ona yardimci olacak bir sey verelim” diye bitiyor. bizde standart bir buyukanne bunun uzerine herhalde birkac ay küs kalabilecekken, hollandali buyukannenin kahkahayla guluup tesekkur ettigini gormek hos bir anidir haliyle.

    3) evden tasinali koca bir sene gectigi halde, hala bir dolu yerdeki posta adresini degistirmeyen evin kucuk oglu (ki hollandalilar her halti posta yoluyla halletmeye cok merkali olduklari icin, eve gelen zarfin haddi hesabi yoktur ve fazladan bir kisinin zarflarini biriktirmek cok da eglenceli bir sey degildir bu yuzden), guzelce paketlenms bir kutu alir. tabi ki icinden birikmis postalar cikar, yaninda siiriyle birlikte. ayni oglan, hala annesiyle yasadigi bir onceki senenin sinterklaas'inda da, odasini bir turlu toplamamasi, copleri dokmemesi vs.'ye kapak olarak, bir cop posetinin icine tikistirilmis pacavralar ve uyduruk copler almistir (uyduruk diyorum, pis pis gercek cop koyacak halimiz olmadigi icin), coplerin en dibinde de simdi ne oldugunu hatirlayamadigim, ama yeni tasinacagi evinde hayatini kolaylastiracak bir hediye vardir.

    4) evdekilerden birinin yeni bir kiz/erkek arkadasi olmustur. e bittabi ic camasiri hediye edilir, imali bir siir ilistirilerek.

    5) ev halkindan bir digerinin basi, gereginden fazla kedisi olan ve bunlarin temizligiyle bakimiyle duzgun ilgilenmeyen ev arkadasiyla derttedir. onun paketlerinin birinden de bir cat survival kit cikar, kedi bakimi - temizligiyle ilgili bir dolu malzemenin oldugu.

    iste boyle bisidir sinterklaas. iyidir hostur. hollandali yakin sayilabilecek bir arkadasiniz varsa 5 aralik'a denk getirip kendinizi davet ettirmeniz tavsiye edilir. ama yakin arkadasiniz degil de oylesine tanidiginiz biriyse tesebbus etmeyiniz, nispeten aile arasi - intimate (hollandalilarin deyisiyle "gezellig") bisidir bu zira, e bir de elin kuzeylisi adamlar, bizim gibi "aaa tabi ki gel, hem gormus tanimis olursun nasil bisiymis bizim sinterklaas'imiz, ne guzel olur" falan demez, bön bön suratiniza bakip "yok yeeaa, ne munasebet" der, bozulursunuz.

    edit: yazmayi unutmusum, yaramaz cocuklara hediye getirmeyen noel baba'dan daha acimasizdir da bu sinterklaas denen, ince uzun, sert yüzli, kemikli elli sahsiyet. byle yaramaz veletleri zwarte piet'lerin yardimiyla toplar, heybesine attigi gibi ispanya'ya goturur. gerci hollanda'nin rezil ikliminden kacirilip ispanya'ya goturulmek cezadan cok odul sayilir ama neyse... good girls to to heaven bad girls go partying gibi bir durum olmus iste. hollandalilardan da bu beklenirdi zaten. aferin.
  • komik...santa clausla ayni tipi, ama giysisi degisik, ve daha bir din adami gibi bir krampon kendisi, yaninda da zenci bi eleman veya elemanlar oluyor, hikayeye gore bu elemanlar bacadan girdikleri icin boyle kapkara ama tabi cocuklara kolelik kurumunu 3 yasindan ogretip hediyeli mediyeli bir heyecan firtin icine sicmamak icin bence bu caba...yoksa basbaya kolesiymis sint klaas in bu elemanlar...sint klaas ispanyol asilli bir de galiba, giysilerden falan da sezilebiliyor..

    bu bilgileri ogrenmek ve biraz da hollandalilarin geyik kapasitesini olcmek icin sordugum "nedir yahu bu santa claus ozentisi maymun?" tadindaki soruya, olayi 4 yasindaki cocuguna anlatan bir baba gibi fantastik boyutlariyla anlatan ve kendisi de sanirim hediyeleri hala santa klaasin getirdigine inanan danismanim ise, gunun bilim adami secilemiyor bu tavriyla ama evet rahatlikla gunun yildizi seciliyor, yarattigi nese ile...

    (bkz: italyan gazetelerindeki simdiki zaman sorunsali)
  • bir hollanda gelenegi, hayatimda ilk kez 2 gun sonra 20 kisi civari aile ortamiyla kutlayacagim (ortamda tek hollandaca konusamayan olmak cok eglenceli olacak kesin), siiri hadi ingilizce biraz da sempati hollandacasi kattik yazdik ama alinacak hediye aman pahali olmasin, ama cok da ucuz olmasin, esprili olsun, ama aile icinde de verebilecegim sekilde olsun diye sekilden sekile girdim, daraldim.

    hollandali olmayan insana onemli olan niyet cercevesinde yaklasacaklarini umuyorum, yoksa erkek arkadasi kurban bayraminda turkiye'ye goturup 'valla bizde de gelenek boyle, kes bu okuzu' demeyi dusunuyorum.

    kocaman s seklinde cikolatami da benmari yapip sosjes uzerine dokup profiterol yapacagim kismetse.

    icim disim kruidnoten oldu, gitsin artik yeter.
  • kendisinden hic haz etmem. sehire ugradigi zaman yardimcilari tarafindan (bkz: zwarte piet) pepernoot yagmuruna tutuluruz. hemde oyle boyle degil baya baya insanlarin kafasina ta$ atar gibi hicte cekinmeden atarlar.

    hollandali cocuklar bu adam sehire gelmeden okullarda resimler cizerler, siirler okurlar, sarki soylerler vesaire vesaire. bir de okul yonetimi tarafindan birine giydirirler sinterklaas giysisini sinif sinif dolasirlar. sinifa gelince bu adam iste cocuklarla sohbet ederler, sinif arkadaslari birbirine hediye dagitirlar ve pepernoot yiyip sicak ya da soguk cikolata icerler. daha sonra butun cocuklar kantina alinir ve bu sinterklaas denen adam elinde kitabiyla sahneye cikar iste okumaya baslar bu sene kim yaramazlik daha cok yapmis kim uslu durmus diye. uslu ve basarili ogrencilere bir kac kucuk hediye verir.

    son bolumde sarkilar esliginde ve milletin kafasina hunharca pepernoot atarak cekip giderler. bu adamin bize tek faydasi sayesinde bir iki gun tatil yapmamizdir. ama calisanlara ve yuksek okulda okuyanlara bu tatil de yok yani bize bir bok faydasi felam yok. en iyisi noel baba. hem o bizden biri, hemserimiz.
  • 10 aylik yegenimin ayakkabisinin icine düdük koymus kimsedir. ijssel kıyısında karsilamaya gidip iki kelam etmek istememe ragmen karsilama alanindaki cilgin kalabalik nedeniyle senli benli olamadigim noel kişisidir ayni zamanda. ama yilbasinda cokca tuketilen ve hediye edilen harf cikolatalarinin yilin bu doneminde fiyat artisina ugramasini cirkin olarak nitelendirdigini duyabildim.
  • bir senelik hollanda serüvenimde tespit ettiğim, şeklen hümanist, aslen gizli ırkçı olan hollandalıların içini yansıtan yerli noel babaları.

    yanındaki zwarte piet’ler de (siyahi köle), biz dünyanın diğer tüm ırkları oluyoruz işte. çünkü en üstünü, en düzgünü onlar.
  • her sene oldugu gibi bu sene de hollanda'ya ayak basti. santa klaus'tan farkli taraflarindan biri de budur. kasim ortalarinda gelir. zwarte (kara/siyah) piet dedikleri yardimcilari vardir ve tamamen bir tartisma konusudur. cunku bu karakterler tamamen siyaha boyanmistir guya bacalardan inerken siyaha boyanirlar ve o yuzden siyahlardir. diger aciklamaysa tamamen racist olmasi.
  • bugun hollanda'daki sirketlerde chocolate letter dagitilmasina vesile olan yuce sahsiyet. her sene 5 aralikta, ortalik harf seklinde cikolata kayniyor bu ulkede, insani mutlu ediyor.

    santa claus ile bu yuce sahsiyet arasindaki farklari ogrenmek isteyenler boyle buyursunlar.
  • bugün itibariyle lahey'e gelmiş noel baba'dır. önünde yüzlerce zwarte piet ile geçit töreni yaptılar tüm şehirde. denizden geldiği için scheveningen'de başlayıp şehir merkezinde sonlanan bir geçit. biz şehir merkezinde izledik. eğlenceliydi. insanlar 30-40 dk önceden gelip geçit yapılacak yerin etrafına dizilip beklemeye başladılar. baya keyifliydi benim için çünkü geçiti ilk kez izledim. 5 aralık'a kadar çeşitli etkinliklerle devam edip 5 aralık'ta ülkeyi terk edecek kendisi.

hesabın var mı? giriş yap