şükela:  tümü | bugün soru sor
  • teenage donemlerimde yapardim o zamanlar yeni bi olaydi toplanan para hicte yol parasi falan olmaz, zaten yol parasindan cok cok daha fazladir. genellikle junkielerin eroin falan bulmak icin kullandiklari bi yontemdi o zamanlar. yeterli para toplanir toplanmaz hacihusreve inilir ve mal bulunur. simdilerde degisik ornekleri turedi sanirim. tanidigim bi sinyalci vardi. coskun( tecavuzcu coskuna benzer ve o da bi aralar o oldugunu iddia ederdi). adam bu sekilde gecinirdi ve iyide gecinirdi walla. cogu zaman benden cok parasi vardi. gercek bi profesyoneldir. bana bira bile ismarlardi zaman zaman. mesleginin sirlarini hic aciklamazdi ama hayal bile edemeyecegiiz cesitte ozel yontemi vardi.
  • toplumun korku ve/veya acıma hislerinden yararlanıp gününü doğrultan insanlar. ergenlik çağlarının başında çocuklar veya göreceli olarak yaşlı insanların sempati toplama ihtimali fazla olduğundan diğerlerine oranla daha iyi para kazanır, ortayaşlı olanlar ise gelin arabalarına dadanır.
    (bkz: gelin arabasından para isteyen insanlar)
    (bkz: taksimde herkesten para isteyen insanlar)
  • acaip yöntemleri var hakkaten:

    - abi bi şey sorabilir miyim abi?
    -?
    - yüzbin liran var mı be abi?
    - (gitsin diye) eh peki al madem
    - ikiyüzellibin lira versene be abi
    - lan get
  • - ee..sey meraba...komik bir olay sonucu bu tarafta kaldik, karsiya geçecek paramiz kalmadi, 100 bin var miydi acaba ?
    - abi biz rockciyiz/metalciyiz/hip hopcuyuz vs. , stüdyo'ya girecez ama paramiz yeti$medi, tamamlamaya çalisiyoruz vaa mi 100 bin ?

    $eklindeki diyaloglarla mahcup insan kisvesi altinda dilenen, sempatik olduklarini zanneden ibi$ bir güruhtur bunlar...
  • argoda, yakın çevresindeki dost,arkadaş,tanıdık birçok insandan borç alıp ortalardan kaybolan kişi anlamında da kullanılan sıfat. arada sırada bu şahıs hakkında "kamaşullah rusyadaymış" , "kamaşullah maldiv adalarında tatil yaparken görülmüş" , "kamaşullah uganda'da babunun tekine 300 dolar geçirmiş" babında dedikodular duyulsa da kendisi ortalarda görülmez. (bkz: borc takmak)
  • yeni nesil tiki genclik arasinda, hatun kaldirmak adina zarf atan* kisiler icin kullanilan kelime.

    (bkz: tikky turkcesi)
  • - arkadaslar iyi geceler.. karsiya gecmeyecez, ac da degiliz cok sukur ama paramiz kalmadi surdan iki bira ismarlasaniza bize yav.. diyeni de vardir siraselviler de.. (bkz: ben gordum)
  • modern dilencilerdir bunlar. para isterken kişisine göre tavır takınırlar.

    tiki gençler geçmektedir, sinyalcimiz yaklaşır:

    siny: - vay hacılar ya, cüzdanımı çalmışlar, karakola gidecem şimdi de param da gitti, bi taksi parası verebilir misiniz?

    granç tipler geçmektedir... sinyalci bezgin bir ifade takınır..

    siny: - hey dostum, param bitti adamım, bi şeyler verebilir misin?

    çok ayıpçıdırlar, sonra gidip kendi arkadaşlarına "hhehehhe abi bugün de cüzdandan tek kuruş harcamadım, hepsini yoldakilerden aldım hohoho, çaaaak!" derler. (bkz: canını almaya geliyorum)
  • sanırım bu konu sinyal, sinyal vermek, sinyal yapmak gibi başlıklarda da incelendiği gibi, sinyal çekmek, sinyal çakmak, sinyal etmek (tamam bunu ben uydurdum) gibi gerzek versiyonlarıyla da kullanılıyor, yüzden astardan yoksun bu insanların yolda yürürken hayatımızın birkaç saniyesini yedikleri yetmiyormuş gibi çeşitli versiyonlarla belleğimizde yer işgal ediyorlar, sinyal vermeden dönen bir kamyonun altında kalsınlar, asfaltla kaynaşsınlar (iki boyutlu bir halde "hey asfalt dostum, yüz bin liran var mı?" dediklerini duyar gibiyim)

    daha once pek çok kez duyduğum ve ucundan kıyısından şahit olduğum halde, yeterince tiksinememişim ki allah beni bunların beşi biyerdesinin arasına düşürdü. sıcaktan ve yorgunluktan bitap düştüğümüz bir günde, yürürken vahşi bir kaplumbağa azmini taşıyan dostum mavro ile alsancak’ta kilisenin hemen önü, logos’un sokağı olarak koordinatlandırabileceğimiz bir kaldırıma çökmüş bulunduk. ki bilen bilir, burada pek çok insan o kaldırımlara çökmüş bulunur, onları orada çökerken kimi zaman polis bile bulabilir. ben de normal koşullar altında logos’a gidip çay içen, kiliseye gidip mum diken(attım) bir insan olduğumdan ortamı çözememiş bulunmuşum. iki grup halinde yoldan geçen herkese "500 binlarınız var mı? 250? 100 bin lira da mı yok be?" tacizlerinde bulunan bu gençlerin modayı yakından takip eden, saçlarının rastasıyım artisliğin ustasıyım tadında insanlar olduğunu söyleyeyim, envanter kaydı, ayakkabı kataloğu çıkarmayayım, türbanlı bayanları tangalarına kadar hayal edebilenlerin gerisini tahmin etmekte zorlanmayacağını umuyorum.

    velhasıl başlarda "acaba yani hiç mi paraları yok ki? yani? hani?" gibi salakça düşünen tek kişinin ben olduğumu düşünüyor ve diliyorum. bu insanların sapasağlam adamsın çalışsana ülkesinde hala nasıl sapasağlam yaşadığına, allahın günü dayak yememelerine akıl erdiremiyor; sinirimi bozdukları, kafamı zittikleri bir 15 dakika sonunda "yüz bin liran var mı?" sorusuna şaklatmalı nah tekniği ile cevap verişime surat asmalarına anlam veremiyorum.

    neyse;
    sinyalciye para verenin sinyal lambası kadar aklı yoktur.