şükela:  tümü | bugün
  • türkçe'ye sabah yeli/esintisi diye çevirilebilen, sözleri rojen barnas a ait bir ciwan haco bestesi. imgeler öylesine başdöndürücüdür ki bu ezgide, yazdıran etmenlere secde edesi gelir insanın.

    sira sibê li bab û
    dara hewrê veciniqî û hişyar bû
    tevziyek da xwe
    tevziyek kûr û rahişt bilûre danî ser diranê
    ji sedsaliyên dûr û ji kezeba kûr sitira
    kaniya bin dara hewrê
    bi dengê bilurê re nehwirand
    hêstir werwirand melûl melûl
    dilê heyvaji kovanên xwere
    kerî bi kerî kezext û dirand
    bilbilek firî ...ji hêlîne çu danî...li gulya gulê
    xonçeyan mijand ji pêsîra xwe
    berda dilê wan ji xuriyê
    dilop dilop niqutî û xurî
    niqut niqut nizilî û xurî
    di dilopa pasî de sefeq beyan bû
    ji bilûrê his birî kanî xayis ket
    li bine kema gulê bilbil ji can bû
    jînek nû dest pêkir bi sira sibe
    sefeq zelal xuza xuyan bûn

    rojen barnas

    see:http://www.youtube.com/…cuhclzk1dys&feature=related
  • off neden kurtce bilmiyorum diyerek yine yeniden kendime kahrettigim, ciwan haco'nun sesiyle sahane hale getirdigi , muhtesem diyebilecegim sarki.
  • http://www.youtube.com/watch?v=ht_mm-cq6zm

    ciwan haco'nun zirvesi neresiydi diye bir soru sorulsa, kanımca burasıdır. inanılmaz bestelemiş, inanılmaz yorumlamış, eline sağlık ciwan, sesine, yüreğine sağlık.
  • ne der müzik bilmiyorum ama abbas kiyarüstemi'nin filminden bir sahneyle hazırlanan kliple daha da vurucu olmuş. nedense dinlerken tüylerim ürperdi.
    parçanın sözlerini tercüme edebilecek bir arkadaş, atasının hayrına sözlerini burada paylaşırsa inanın mutlu ve huzurlu olacağız.
  • abbas kiarostami'nin bad ma ra khahad bord filminden görüntülerle hazırlanan klibi insanı alıp götüren ciwan xaco eseri, uçsuz bucaksız, sararmış ekin tarlalarının arasından, kıvrıla kıvrıla giden toprak yolun üzerindeki doktor olur dinleyen, yüzüne sabah yeli vurur, başakların kokusu siner ciğerine, bilmediği, anlamadığı bir dili konuşur, sever anlamadan.
    istek üzerine türkçe karşılığını yazayım, yerini bulsun.

    sabah yeli,rüzgâr esiyordu
    ve kavak ağacı irkilip uyandı.
    irkildi derinden ve
    kavalı alıp dişlerinin üstüne koydu.
    uzak yüzyıllardan ve yüreğinin derinliklerinden nağmeler döktü.
    kavağın altındaki çeşme
    kavalın sesiyle beraber mırıldanmaya ve
    usul usul yaşlar dökmeye başladı.
    kamerin yüreğini hüzünleriyle
    paramparça edip yardı.
    bir bülbül uçtu yuvasından ve
    gidip gülün yamacına kondu.
    göğsünde emzirdi tomurcukları,
    onlarında gönlüne kor alevler saldı.
    damla damla düştü ve alevlendi.
    nokta nokta aktı ve tutuştu.
    son damlada şafak söktü
    kavalın sesi kesilince, çeşme esrikleşti.
    gül'ün endamı karşısında bülbül can verdi
    yeni bir hayat başladı, sabahın seherinde
    durulaştı şafak ve doğa yeniden hayat buldu?
  • günün ilk saatlerinde sabaha karşı dinlemek için özen gösterdiğim şarkı