şükela:  tümü | bugün
  • ne bileyim hayvan taciri "golden satıyorum" diyor, büyüdükçe kırma köpek olduğu anlaşılıyor, o hesap.

    bir kere hayvan tacirine para kazandırmışsınız. peki siz ne yapacaksınız? diyelim ki satan kişiyi bulamadınız. sokağa mı bırakacaksınız hayvanı? mesela bu sizin için sınavdır.

    bu aralar o kadar çok sokağa bırakılan hayvan hikâyesi duyuyorum ki... ve çok adi hikâyeler bunlar. hayvan tacirinden daha kötü biri varsa o da hayvanın bir canı, duyguları olduğunu göz ardı eden sözde sahiplerdir. zaten insan-hayvan ilişkisinin niteliği bir arkadaşlık, ebeveynlikten ziyade sahiplik şeklinde olduğunda sorun başlıyor.

    güzel bir cisminiz olsun istiyorsanız biblo, peluş bebek alın. hayvan, hevesini alacağınız bir nesne değildir. duyguları vardır ve o duyguların alıcısı da vardır. hayvandaki olumsuz duyguların arka planındaki zulmü görmek öyle büyük zekâ gerektirmiyor.

    en büyük sorun, elbette cins-sıradan hayvan ayrımı. ama o ayrım bir kere ve talep-arz ilişkisi sonucu ticari bir mahiyette oluşmuş, inkâr edemeyiz. bu asırlardır süren ayıbımızı görmezden gelemeyiz. biz şimdi bu süreci tekrar tersine çevirmeye uğraşmalıyız. zira "sıradan hayvanlar" da olmadan bir anlamımız yok.