şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bulent ersoy'un yaki$ikli(?) bir erkek oldugu zamanlarda gul$en bubikoglu ile cevirdigi romantik bir turk filmi. konusu hatirlayabildigim kadari ile $oyle:

    mazbut bir aile delikanlisi olan bulent, gul$en'e onu okula giderken gorup "naman nallahim bu ne kadar guzel okula gitmektir yarabbi?" diye a$ik olur. hemen ona gidip "benimle hemen cik!benimle cikarsan seni memnun ederim, performansim iyi, yatakta bir boga gibiyimdir" der. gul$en durust erkeklere bayilan biri oldugu icin teklifi tereddutsuz kabul eder.

    gunler gecer, fakat gul$en hoppa ve bu yetmezmi$ gibi bir de zuppe bir kizdir. bulent'in parasi onun makyaj parasina bile yetmemektedir, zira gul$en her gun evden cikarken 1 kilo fondoten surmektedir. kader aglarini ucgen motiflerle orer ve bu iki insani birbirinden ayirmak icin butun hunerini kullanir(bkz: zati sungur) ve "hehehe, yine ayirdim mukemmelim ben" der ve bir $ampanya acar.

    bulent pes etmez ve isvicre'de bir bankada odaci olarak cali$an buyuk emmisinin yardimiyla milyoner(70li yillar) olur. daha sonra gul$en gaz keser ve bulent'e goz kirpar ama bulent $uh bir edayla goz kirpan gul$en'den 12 bin mil otede raquel welch ile hawaii'de ceviz* kirdigi icin bunu goremez. buna kederlenen gul$en, 78 saat orhan gencebay dinler ve kiz kulesinin kulesinden atlar. o sirada a$agidan gecmekte olan sandala du$er ve kor olur. sandalci huseyin ekmek teknesini paramparca eden gul$en'den intikam almak icin onu evine goturur. durust olmak gerekirse ziyadesiyle cirkin bir insan olan huseyin nihayet bir kiz bulabilmi$tir. bayginliktan faydalanip mercimegi firina vermek uzereyken birden gul$en'in poposundaki bene gozu ili$ir ve onun yillar once cami avlusuna birakip kactigi kizi oldugunu animsar. "$ansa bak yaw" diye diye onu tekrar goturup suleymaniye'nin avlusuna caktirmadan birakir. kor gul$en, kalkip gezinirken galata koprusunu gecer ve karakoy zurafa sokak civarlarinda du$up yine bayilir. pezo murtaza kendisini bulur ve sadece insaniyet icin evine goturur. kaderin 27. cilvesi ise murtaza'nin evinin ruhsatsiz olmasi sebebiyle basilmasidir. baygin durumdaki gul$en'in boy boy resimleri gazetelerde cikar.

    iyi kalpli bir komser olan hulusi, gul$en'in aslinda bir fahi$e olmadigina inanir ve onu zimbabve teknoloji enstitusu tip fakultesini birincilikle bitirmi$ doktor kenan'a goturur. doktor kenan'a "bu kizin gozlerini ac, ben insan sarrafiyim onun super bir insan olduguna eminim" der. doktor kenan gul$en'in aslinda hafizasini kaybettigini ve gozkapagi acma refleksini unuttugunu ilk baki$ta anlami$tir zaten. gul$en'in hafizasini bir turlu yerine getiremeyen doktor kenan kadini bogmak uzereyken, odadaki saksiyi gorur ve onun kafasina firlatir. mucizevi bir $ekilde kendine gelen gul$en hemen doktor kenan'a a$ik olur ve ikisi beraber eminonu'nde romantik bir yuruyu$e cikarlar.

    ote yandan hawaii'de birlikte ceviz kirdigi raquel'in durduk yerde frijit olmasi sonucu deli olan bulent ilk ucaga atlar ve ucak antartika semalarindayken du$er. hostes sema ve bulent di$inda herkes soguktan donarak olmek uzereyken bu ikisi sadece birbirlerine ya$amsal destek vermek icin sevi$ip isinirlar. bu ve akabindeki onlarca isinma ile hic farketmeden guney afrika cumhuriyeti'ne ula$an ikiliyi sahil balikcilari farkeder ve ate$li ikiliyi kurtarana kadar canlari cikar. karaya cikinca zulu kabilesindeki bir erkege hayran olup hayatinin geri kalaninda orda kalmayi tercih eden hostes selma'yi orda birakarak trene atlayan bulent 237 gun sonra sirkeci'ye ula$ir.

    artik fellik fellik gul$en'i aramak isteyen bulent, istasyon onunde bir cocugun elindeki gazetede gul$en'in resmini "fuhu$ bitmiyor!" surman$eti ile gorur. "ver ordan bir gunaydin koc" der, ama cocuk aslinda bulent'in yillar once kaybettigi cuce babasidir. cuce ihsan "oglum!!!!" der; cunku bulent'i $ip diye ka$larindan tanimi$tir. bulent de "baba?babacigimm!!!" diye kar$ilik verir zira kendisinde bir fil hafizasi vardir ve en son 20 gunlukken gordugu babasini hemen tanir. baba ogul kucakla$irken ordan yolboyu yuruyu$u guzergahi caki$masi sebebiyle gecmekte olan gul$en bulent'i boyle bir erkekle sarma$ dola$ gorur ve ona "hakkinda cok yanilmi$im, demek sen bir homoseksuelmi$sin" deyip bir tokat a$keder. bulent ona gercegi anlatmanin bir hugeriste integral anlatmak kadar zor oldugunu du$unup "evet lan, ne var, hem bu senin yanindaki doktor kilikli labunya da tekerlege benziyor zaten surtuk!" diye kar$ilik verir. cuce ihsan bir anda korkunc gercegi farkeder, zira kendisi gencliginde cok capkin bir insan oldugu icin bir suru cocuk yapip yapip kacmi$tir. evet doktor kenan'in babasi da odur, gul$en'in de. durumun vehameti inanilmayacak boyutlara sicrar, ulke ekonomisi krize girer zira cuce ihsan ayni zamanda donemin tedbil-i kiyafet dola$an ba$bakanidir ve artik ya$amak istememektedir. tabancayla cenesine ate$ eder. ama bulent atik davranir ve kur$un daha ihsan'in cenesindeyken elini onun agzina sokarak durdurur. ihsan sakladigi ba$ka bir gercegi yani bulent'in annesinin aslinda kriptonlu mualla bo$be$ik oldugunu itiraf etmek zorunda kalir.

    bunca yildir farkinda olmadigi ucma yetenegini bir anda ke$feden bulent hemen ucar ve film bitmek uzereyken rehavet ailesinden serbulente rastlar. serbulent ile guclerini birle$tirip dunyadaki butun cinlileri oldurmeye karar verirler.
  • bu film boyunca calan siiralardaki heyecaaaaaaan hebebe hebebe beeee gibisinden cok nadide bir eser de mevcuttur.

    ayrica bu filmi izledikten sonra gulsen bubikoglu nun film hakkindaki su anki fikirlerini almak istemistim buyuk bir arzuyla.
  • devlet hastanesinde rontgen çektirdikten sonra sonuçları almak için gittiğimde sırada evet bugün ssk kuyrugunda kim ölecek heyecanıyla geçen saatleri hatırlatan cümle öbeği.

    not: $ıralarda heyecan diye film yapan yaratıcılıkta yönetmenimiz yoktur dimi?
  • okulda geçen sahneleri de ışık lisesi'nin nişantaşı kampüsünde çekilmiştir. (bkz: nişantaşı ışık lisesi)

    okulumuzun eski halini görmek için heyecanla sahneleri tek tek izleyerek film hakkinda bu tanımdan öte bir yorum yapabilecek kıvama gelmiş olsak da, daha fazla yoruma gerek yok sanki...
  • delikanlı bülent'in okul numarasının 241 olduğu film.
  • --- no country for old men filmi için spoiler (şaka değil) ---

    javier bardem'in no country for old men'deki performansına her sinemasever gibi ben de bayılmıştım (bkz: anton chigurh). o ne rol kesiştir, nasıl bir imajdır, sen ne büyük katilsin javier abi dedim, kendimden geçtim. ta ki bugüne kadar. az önce bir arkadaşla* bülent ersoy'un en büyük başyapıtı olan bu film hakkında konuşuyorduk ki, bülent ersoy'un bu filmdeki saç modeli bir anda gözümün önüne geliverdi. ve javier bardem de, anton chigurh da, no country for old men de gözümde bitti. artık anton chigurh dendiğinde aklıma bülent ersoy'un erkek olduğu o dönemdeki korkunç saçı gelecek. son sözüm de coen biraderlere: orijinal bir karakter yarattığınızı sanmıştım, yanılmışım. allahınızdan bulun.

    --- no country for old men filmi için spoiler (şaka değil) ---
  • filmin açılış sahnesi, çok ilginçtir. serdar ortaç'ın bülent ersoy'un gençliğine ne kadar benzediğini bu filmde etraflıca görürüz.
  • bülent ersoy'un, koreli parlak dizi oyuncularına benzediği filmdir. baharı bekleyen kumrular gibi şarkısını efsane biçimde söylemiştir tabi orası ayrı.
    http://www.youtube.com/watch?v=37etvwdqwue
    edit: link düzeltildi. (la bu arada videodaki reklamla alakam yok yemin ederim.)
  • bülent ersoy'lu filmin gölgesinde kalmış olması ilginç, kimse yazmamış. aliki vuyuklaki'nin türkiye'de çevirdiği filmlerden biri.

    http://www.youtube.com/watch?v=traedaev4ay

    http://www.youtube.com/watch?v=squurvbx8re

    "arabacı arabacı
    bırak elinden kırbacı"

    özür editi: aliki vuyuklaki'li olan sıralardaki heyecanlar imiş. trt'nin yanlış yazışına kurban gitmişim.
  • 1976 yapımı, sınıftakilerin gülşen bubikoğlu'na şaka amaçlı "cinsel sorunlarınız" kitabını armağan ettiği film. kitabın yazarının haydar dümen olmasıyla güldürmüştür.