şükela:  tümü | bugün soru sor
  • etki, tesir, bulasma (mesela, "habis ur beyne sirayet etmis.") (bkz: ukte dolmasi)
  • içine işleme durumu.. (l harfi unutulmamalı işleme yazılırken)
  • etmek yardımcı eylemiyle kullanılır..*
  • buzdolabında, ağzı açık bırakılmış beyaz peynire sinen dolap kokusunu getirir bu kelime nedense hep aklıma.
  • suret, surat gibi "s r t" kökünden gelmektedir. arapçadır.
  • benim zihnimde baya temel bir yerde duruyor bu kavram. bu gece bir bakayım dedim ne anladığıma anlayamadım. ama temelde durduğunu biliyorum.

    lügat anlamından bana pek bir şey gelmiyor geliyorsa da spekülasyon yapmama bile yetmiyor. sanki sirayetde akışta denk gelmeden sonraki anlara bu akışın oluşturduğu formlanmalara gönderme var gibi. ama belki de yok.

    yayıldı da ne yayıldı?
    madde mi (formlu olan ve form veren form) yayıldı?

    şöyle sorular:
    sirayet bir ilişki, bir bağ formu mu?
    eğer öyleyse, sirayet ilişkisi nasıl kuruluyor?
    sirayet ilişkimiz ne temelinde olur?
    şey bize nasıl sirayet ediyor?
    sadece var olmak mı gerek koşul?
    değilse başka hangi gerek koşullar vardır?
    zamanda ve mekanda denk gelme ve o denk gelmeden sonra o ana kadar benle aidiyet ilişkisi olmayan ama varlık olması hasebiyle bene ait olma potenti olanı alıp ondan sonra o ve ben dediğimiz şeyle aidiyet ilişkisinin kurulması mı sirayet?

    ve en önemlisi; olması veya olmaması arasında fark var mıdır?
    eğer varsa arasındaki fark nedir?
    eğer böyle bir fark varsa bu farkın dereceleri var mıdır?
    varsa bu dereceleri hangi ölçüyle değerlendirmek gerekir?

    amma sorular bunlar. ben sittinsene uğraşsam cevaplayamam bunları. ki zaten doğru sorular olma olasılıkları da olasılık. o kadar.
    kestane kebap o zaman acele cevap.
  • karakter transferinin tasavvuftaki karsiligidir.
  • yayılma. bulaşma. tesir etme. etkisi altına alma.
    arapça kökenlidir. birinden diğerine geçen manasındaki sâri kelimesinden türetilmiştir.

    "her hastalık evvelâ ruhta başlayıp sonra vücuda sirayet etmiş bir isyandır."
    peyami safa ( yalnızız)