şükela:  tümü | bugün
  • pek çok insan hayat boyu sırlarını açığa çıkarmamak için çok acı çekiyor. ama bu sırların geliştiği bağlamın incelenmesi, güçlerini yok etmenin anahtarıdır.

    bunu bir örnekle inceleyecek olursak;

    ahmet ile ayşe ilgiden yoksunlaşan ve sevgi eksikliğinin her geçen gün artmakta olduğu evliliklerinin onbirinci yılındadırlar, ayşe bir iş arkadaşıyla flörtleşmeye başlamıştır. ayşe'nin komik ve dünyevi olduğunu düşünmesine rağmen, ilk motivasyonu yalnızca "evde bir şeylerin olup olmadığı" nedeniyle evlilik dışı seksinin berbat olup olmadığını anlamaktı.

    iş arkadaşı mehmet ile yaptığı her buluşmada bu sorunun cevabını kendisine verdi.
    "mutlu hissettim ve biraz mutlu olmayı hak ettiğimi sanıyordum", ayrıca o "beni kendimden geçirdi." sonra mehmet'e gerçekten aşık oldum ve bağlandım.

    bu saplantılı düşünceler ayşe'nin en çok konuştuğu kişiyi ahmet'den gizlemesini zorlaştırıyordu. "ahmet'e başkasıyla kurduğu bu güçlü duygusal bağlantıyı kısacası ayşe'nin başına gelen en büyük şeyden bahsedemezdi. fakat ayşe'nin iş yerinde yaşadıklarını sürekli ahmet ile paylaşmak gibi bir huyuda vardı. kısa bir süre sonra mehmet ile ilişkisinde ileri bir noktaya gelen ayşe hamile kalır, bunu mehmet'e hiç söylemeden doğrudan kürtaj yaptırmaya karar verir zira ayşe hem evli hemde iki çocuğu vardı evliğini bozup çocuklarını ve kocasını kaybetmek istemiyordu. kürtaj olduktan sonra ayşe eve gider ve akşam gelecek olan kocası ve okuldan dönecek çocukları için akşam yemeği hazırlar aynı zamanda yüzüne de sahte bir mutluluk ifadesi yerleştirmek zorundadır. ayşe şimdi bir sır içinde acı bir sır daha tutuyordu.

    neredeyse her insanın etrafında taşıdıkları milyonlarca sırrı vardır, bu sırlar en aptalca şeyler ya da çok önemli olaylar olabilir.derin sırlar, genellikle geçmişten bir tecavüz gibi travmatik olaylardır, bir hastalık, damgalanmış bir kimlik (mesela, yasadışı göçmenlik), bir bağımlılık ya da ayşe'nin ilişkisindeki aldatma olayı gibi derin sırlar; dış olaylara bağlı değildir. insanların yüksek sesle konuşmaya cesaret edemedikleri umutlar ve rüyalar da aslında bir sırdır. araştırmalara göre bu sırlar insanı derinden etkiliyor ve gündelik tavırlarında farklılıklar yaratabiliyor.delice bir dualite derin sırları karakterize eder: gizli bile olsa, bize ve çevremize zarar verebilir.kendimize karşı dürüst olmak için sırlarımızı içtenlikle kabul etmeliyiz, ama eğer kimliğimize karşı çok derin bir meydan okurlarsa, kendimizi yetkisiz hissetmemizi sağlayabilirler. sır tutmayı öğrenmek için evrimleştik, bağımsız yetişkin olmak zorunda olan çocuklar ve karmaşık bir toplumda gezinmek zorunda olan yetişkinler gibi. bazı şeyleri kendimizden uzak tutmak için de evrimleştik. tıpkı en derin sırları kendi günlüklerimizde tuttuğumuz gibi bunlar da doğrudan kabul etmediğimiz sırlardır.

    kısacası, kendi içimizde tuttuğumuz sırlar ile barışık yaşamalıyız onların kişisel ilişkilerimizde önümüze geçmesine engel olmalıyız.

    anlamsal ayrılık editi:

    kimi yazarlarımız olayı çok yanlış anlamış burada bahsedilen konu eşinizi sevgilinizi aldatın ama sırrınızı koruyun ya da onu aldatın ama ona da söyleyin gibi saçma bir konu değil, burada bahsedilen insanın sakladığı kendi sırrının kendini yiyip bitirmesi ve akabinde toplumsal ilişkiyi ya da (sevgili ile olan ilişkiyi) etkilemesi, ya da yok etmesidir. burada bahsi geçen sonu kişinin eylemi gerçekleştirdikten sonrası için geçerlidir. yani bir adam karısını aldatmış ama sakladığı bu sır karısına karşı olan davranışlarını ve duygularını da etkiler, işte bu yazıda bundan bahsediliyor, karını aldat sırrını sıkı tut demekten değil.
  • en iyisi derhal sevgilimi aldatıp,saklayıp hayatıma şerefsiz bir orospu çocuğu olarak devam edeyim.ne de olsa yediğim haltlar vicdanımı sızlatmaz.yaptığınız her türlü yanlışa kılıf uydurma şekliniz,bunu bile mantığa bürümeye çalışmanız gerçekten mide bulandırıcı.
  • sırlar her insanın hayatında olmak zorundadır. sır dediğin şey senin iradendir, senin sadece sana ait özelindir. bunlarda bir sıkıntı yok evet. fakat kendine ait sır tutmak tabiriyle ilişkiye ait sır tutmak tabiri birbirinden burada ayrılıyor. arkadaşın verdiği örnek ayşe’nin kendine ait sırrı değil. ailesine olan ihaneti ve saygısını bitiren ilişkiye ait bir sırdır. bu sırrı tutamazsın, belli edersin.
    bir arkadaşlık ilişkisi düşünün, ilk defa tanışıyorsunuz ve birlikte takılmaya başlıyorsunuz. bir süre sonra karşılıklı kişiliklerinizi, hobilerinizi, fobilerinizi öğreniyorsunuz ve o ilk başlardaki “resmi saygı” gittikçe “ kişisel saygı”ya dönüşüyor. burada noluyor daha baskın kişilikli olan diğerine daha az saygı duyuyor. insanın doğası gereği bir rekabet duygusu olduğu için insanlar arası birbirinin üstüne baskın olma duygusu da otomatik olarak devreye giriyor.
    saygı bitmişse içeri ihanet girer. aldatma demiyorum ihanet diyorum. ilişkiye, aşka, vaziyete ihanet.
  • sırlar ilişkiyi yozlaştırır, gerçekler yok eder.
  • sırlarla örülmüş bir şey nasıl ilişki olabilir ki?
    ortada zaten bir ilişki yok. yok olan şey söz konusu olan aldatmaksa bu kişinin ruhsal ve cinsel yönden hasta ya da şeref yoksunu olduğunu gösterir. tecavüz ise bambaşka bir şey. mağdur kişinin ruhsal sağlığını düşünemiyorum. tecavüze uğradığını söylemeyebilir. ancak aldatmak, aldatılmak düşmanın başına bile gelmesin... her türlü travma.

    geç gelen edit: cümle düşüklüğü düzeltilmesi