şükela:  tümü | bugün
  • "meşrubat şişesi kapağını, ana yemekten önce getirdiği için, gazı da kaçmasın diyerekten, yarım açıp üstten bastırıp o şekilde bırakan ve giden garson" diye açmak istedim, sığmadı.

    bu benim için, dünyanın en sinir bozucu şeyler ilk 100 listemde her daim ilk 10'a oynar. kimi zaman da girer bu listeye.

    bazı yerlere gidiyoruz yemek yemeye, garson açıyor şişeyi, bardağa da dolduruyor. başka bir arzunuz var mı diye de soruyor banka reklamı gibi. ama bazı yerlere de gidiyoruz, ne içersin abi diyor, yayık ayranım var diyor, enfes. ver diyoruz biz de haliyle. bu tip yerlerde bazen gazoz, bazen soda istiyoruz. yalnız niye 1. çoğul başladık anlatmaya onu anlamadım.

    veriyor abi de gazozu. yalnız yemekten önce getiriyor. o arada çorba mı gelmiş bir şey gelmiş. ya da hiçbir şey gelmemiş. yemeğimiz hazırlanıyor o sıra. cevval garson içeceği baştan kitliyor, belki 2.'yi de içerler diye. ve o malum üzücü an geliyor...

    açıyor açacağıyla şişenin kapağını cıpppıks diye. ve grılopt diye ince bir bastırıyor kapağı üstten yine. kapak tıkt diye oturuyor şişenin ağzına tekrar. ve evet. kederimiz de burada başlıyor. yemek geliyor. garson kalender bir edayla uzaklaşıyor. evet. kapak açılmıyor. hınk ediyoruz mınk ediyoruz kapak açılmıyor.* dişlesek olmaz. millet bakabilir ne yapıyor bu dunkof diye. parmaklar acıyor artık. masanın ucuna koyup üstten laps diye koysak kapak fırlayabilir ve aşırı ses çıkabilir. garsonu çağırıp bir daha açtırmak da olmaz. e açtı ya zaten??! hofff..... gıda tarım ve hayvancılık bakanlığı buna bir şey yapsın.