şükela:  tümü | bugün
  • albert camus'nün le mythe de sisyphe adlı eserinin türkçeye çevirisi. en son can yayınları tarafından yayımlandı. çevirmen tahsin yücel. kitabın başında tahsin yücel'in kısa bir notu var terminoloji üzerine.
    sisyphos'a sisifos denmesinin yanında "absurd" de "uyumsuz" olarak çevrilmiştir.
  • camus'nun intihar hakkında ipe sapa gelmez düşünceleri derleyip toparladığı, uyumsuz'un dünya görüşünü anlamaya çalıştığıeseri. anlaması zor, okurken bol bol not alınması gereken, birçok intihara sebebiyet veren, intiharla sonuçlanmasa da dünyanın yaşanılabilirliğinin sorgulanmasına neden ve yardımcı olan güzel deneme. insan hayatında zamanın ve zamanda insan hayatının yerinin en etkili sorgulandığı yazılardandır.
    nick drake'in ölümünde de önemli rolü olduğu söylenir.
  • camus harikasi. deneme bir eserdir. sacma - absurd kavramina yaslanip insanin kendi gercekleginden cikarmasi gerekeni degil o gercekligin ne kadar pencesinde oldugunu farketmesi uzerine gider kitap.
    turkce cevirisi icin tahsin yücel elinden gelenin en iyisini yapmistir.
  • sisifos söyleni, fransız yazar ve düşünürü albert camus`nün ıı. dünya savaşı ortasında yayımlanan deneme kitabıdır.orijinal ismi ise le mythe de sisyphe'dir. kitap, adını yunan mitolojisinden alır. yaşamı ve intiharı sorgularken, saçmayı başka bir deyişle uyumsuzu anlatır.
    sisifos da neyin nesi dersek eğer şöyle bilgilendirme yapabilirim: olimpos tanrıları, zeus’un isteği üzerine korintos kralı sisifos’u cezalandırmaya karar verirler. cezası, koca kayayı bir tepenin zirvesine kadar çıkartarak yerine oturtmaktır. sisifos, bazen sırtı ile dayanarak ve bazen de kolları ve de bacakları ile kayayı kucaklayarak büyük kayayı akşama doğru büyük zorluklarla tepeye çıkarır. tam tepenin oyuğuna yerleştirecektir ki, kaya yeniden aşağıya yuvarlanır. bu işlem her gün böylece devam eder gider… sisifos, homeros’un yorumu ile “yararsız ve umutsuz bir çaba ile cezalandırılmış olduğunu” anlar.
    sisifos bu cezaya karşı durarak tanrılara karşı bir tür zafer kazanabileceğini ispat etmek üzere her gün bu kaya ile aynı şekilde boğuşmaya devam eder. çünkü kendisinin varoluş nedeninin bu çabası olduğunu kabullenmiştir.
    camus, insan denilen varlığın kendisi,hayatı ve dünyayla uyumsuz halde bulunmasına bu ilginç denemesinde değinmiştir.bu uyumsuzluk nedeniyledir ki, insan öncelikle varoluşuyla kendisi arasındaki uçurumu kapatmalıdır.bu ise intihar sorunuyla yüzleşebilmesine bağlıdır.
  • 160 sayfadan oluşan, başlanıldığında kolay anlaşılır ve çabuk biter gibi gelse de ilerleyen sayfalarda oldukça ağırlaşan, sindirilerek okunmadığı sürece kimilerine anlamsız gelebilecek bir kitap.
  • 1942 yılında "yabancı" romanı ile birlikte, önce deneme olarak yayınlanan sonrasında camus'nün "saçma/absürd" karşısında yaşamla yüzleşme yeteneğinin, yeni modern ahlakın sözcüsü haline gelişini simgeleyen kitabı.
    sisyphos söyleni'ne adını veren klasik yunan karakteri, her seferinde yeniden geriye yuvarlanan ağır bir kayayı ebedi olarak bir dağın tepesine çıkartma cezasına çarptırılır. camus ise, bunun hepimizin kaderi olduğunu öne sürmekle işe başlar.
    aslına bakıldığında, evet bütün enerjimizi, yarasız çaba ve düş kırıklıklarına karşı koymaya harcıyoruz. varoluştaki bu "saçmalık"* , sisyphos'un ölümsüz olduğunu düşünsek bile az acı verici olamaz şeklinde yorumlanıyor.
    dolayısıyla, camus tarafından ortaya konulan felsefenin birincil görevi, -yaşamın yaşamaya değer olup olmadığına- ya da farklı bir deyişle -intihar edip etmemeye karar vermek- olarak tanımlanabilir.

    bu sorulardan birincisine camus'nün verdiği yanıt coşkulu bir evet iken, ikincisine verdiği yanıt ahlâki olarak hayır idi. camus'nün sisyphos'u anlamlı bir biçimde kendisini anlamsız tasarısına adıyor ve böylece onu anlamlı kılıyordu.

    camus, "sisyphos'un mutlu olduğunu düşünmek gerekiyor" sonucuna varıyordu. böylece kendi yaşamlarımızın saçmalığına kendimizi atarak ve bunu kabullenerek biz de mutlu olabiliriz.
  • "yaşama nedeni denilen şey, aynı zamanda çok güzel bir ölme nedenidir de!"

    ilgili kitabın aklımda kalan en vurucu cümlesidir.