şükela:  tümü | bugün
  • bünyesindeki şişli teknik lisesi'nden 1990 yılında mezun olduğum okul. 3000* kişilik okulda tek 4. sınıf olmanın ayrıcalığını dibine kadar kullanırdık.

    (bkz: eskiden buralar hep dutluktu)
  • türkiyenin nüfusça en büyük lisesiydi. belki hala o birincilik devam ediyordur. istanbulun heryerinden öğrencisi vardı.

    http://www.sisli.k12.tr/
  • istanbul motor lisesi diye de bilinir.
  • halen 6000 öğrencisi olan şişli endüstri meslek lisesi üzerinde bulunduğu kıymetli ve rantsal dönşümcülerin dikkatini yıllar önce çekmiş bir araziye sahip. bir şekilde organize olup, bulgar vakfina devredilip, hemen akabinde taş yapıya satılıyor. bu nedenle kanun değişikliği bile yapılmış. şimdi de imar planı için değişiklik yapılıyor, 30 kasım'a kadar itiraz hakkı var, şu an askıda. bu nedenle 18 yaşının üzerinde ve bu yıkıma dur demek isteyen herkes itiraz etmelidir. okulumu yıktırmam insiyatifi iki yıldır bir çok eylemle karşı duruş göstermiştir ama maalesef ne medya ne de hükümet tarafından görülmemiştir. işin ucunda proje dahil 10-15 milyar usd rant vardır, sorun bu bakımdan da oldukça vahimdir.

    şişli endüstri meslek lisesi yıkılıp yerine avm, çok katlı binalar, residans gibi yapıların yapılmasının önünü açan düzenlemeye karşı çevre ve şehircilik il müdürlüğü (barbaros bulvarı no:137 balmumcu, beşiktaş) önünde 27 kasım çarşamba saat 11:00’da basın açıklaması yapılacak ve akabinde itiraz dilekçeleri teslim edilecektir. tüm ilgililere duyurulur.
  • yeni adı şişli mesleki ve teknik anadolu lisesi olmuştur.
    yıkılıp yerine avm yapılmak istenmektedir.
    detaylı bilgi
  • vay be... yakında maçka akif de gider yanındaki diğer liselerle birlikte.
  • nüfus itibari ile türkiyenin en büyük lisesidir.
  • yanındaki avm inşaatı nedeniyle sıklıkla yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu haberleri yapılıyor. sanki birileri buraya çoktan göz koymuş da millete haklı bir bahane bulmaya çalışıyor gibi yıkmak için.

    gerçi ben buranın o iğrenç sakil mimarisini görünce lan yıkın şurayı artık diyorum içten içe çünkü gerçekten orta çağdan kalmış bir yapı ama bu sefer de onun yerine başka bir şeyler yaparlar korkusu basıyor. yani burayı park falan yapacaklarsa yıksınlar, illa bir şey dikilecekse kalsın amk 100 sene daha olduğu yerde.
  • şu haberde görülen binada 2 yılım geçti ve bu görüntünün türkiye'deki rant ve inşaat sevdasının ne kadar vahşileştiğini göstermesi açısından önemli olduğunu düşünüyorum.

    şişli meslek konumu ve meslek lisesi olması itibariyle genellikle akademik yönden zayıf hatta "serseri" diye nitelendirilebilecek öğrencilere ev sahipliği yapsa da, binaları vs fiziksel olarak kötü durumda olsa da türkiye'de (özellikle motor ve elektrik-elektronik bölümü) özel sektörle en yakın ilişkilere sahip; belki inanılmaz gelecek ama mesleki eğitimde ekol diyebileceğimiz 8-10 liseden biridir.

    lakin arsasının bulgar vakfı'na verilmesi ve vakfın taşyapı adlı firmayla anlaşmasının ardından okula yer dahi tahsis edilmeden çalışmalara başlanmış 4000'den fazla öğrenci 300'den fazla öğretmen hukuksal ve ahlaki boyutu tartışmalı kararlarla mağdur edilmişlerdir. sözlükte yer bulmaması da ayrıca düşündürücüdür.
  • 59.000 m2lik arazisi zaten bulgar eksarhlığı vakfina aitti ve 2011'de iade edildi. bulgar eksarhlığı da taş yapı ile anlasip buyuk bir rezidans, avm yapimina kadar verdi. arazi turkiye'nin en degerli arazisi belki de. bu projeyi sisli belediyesi defalarca durdurdu ama çevre ve şehircilik bakanlığı’nın şişli belediyesi’ni devre dışı bırakarak 37 ser katli 4 gokdelene izin verdi.

    bu konu ocak ayinda restorasyon sonrasi acilisi tantanayla yapilan balat'taki sveti stefan bulgar kilisesi ile baglantili . bulgar eksarhlığı ortodoks kilisesi vakfı başkanı vasil liaze güzel rte yalayip ihya olduk demisti zaten restorasyon sonucu.

    vakif baskani vasil liaze o donem 2014'te soyle demisti:
    “taş yapı ile kat karşılığı anlaşmamız var. 59 bin metrekarelik arazinin tamamında imar değişikliği yapıldı. bu arazinin üzerinde okul ve üniversite binaları var. çevre ve şehircilik bakanlığı’na başvurarak imar değişikliği yaptık. müteahhit ( tas yapi) uğraşıyor. ön anlaşma yaptık. sıfır geliri olan bir vakıfız. bulgaristan’dan senede bir 100 bin tl geliyor. bu proje olursa kira almayı düşünüyoruz. bunu da kurumlarımıza dağıtmayı düşünüyoruz. devlet piyangosu vurdu. piyangodan birşey çıkınca ne yapacağınızı düşünürsünüz. şu anda o haldeyiz". simdi bu vakfin gorusu mallarini degerlendirmek istiyorlar. istanbul'un siluetine bir hancer de bu sefer anadolu comarlarindan degil ekaliyetten geliyor.

    projenin rendering'ini gordum devasa birsey. son hali ise tasyapi sitesinden bu. muhtemelen tc hukumetinin bulgar kilisesinin restorasyonu ustlenmesi de kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mantigidir. yoksa pek de ozgurlukcu bir hukumet degil bunlar bilindigi gibi. lakin sifirlamaya calistiklari bu paralarin orijini hem mal sahiplerinden, hem yuklenici firmalardan insaat projelerinde topladiklari kickback. en nihayetinde konunun ozu bu:

    (bkz: tayyip erdoğan'ın ihalelerden %20 komisyon alması)