şükela:  tümü | bugün
  • önemsizdir diyen yalan söyler.
    söylesin, herkes yalan söyler.

    edit: ilk entry olan "önemsizdir" silinmiş, başlık başıma kalmıştır.
  • kişinin yağ fazlalıklarının olmasıdır.
  • ortamların aranılan kankası olmaktır. kızların en iyi arkadaşı olmaktır. kötüdür lan.
  • kendini arkadaş olarak konumlandırmak isteyen münasebetsizin mantık evliliği yapmamı salık vermesine neden olan durum: beyefendinin o çok yüksek beğeni kriterlerine uymadığım, çevremde de sevgili namında biri olmadığı için evde kalacağımı düşünmüş kendileri ve buna çare olarak da kendi uzun boylu, yine şişman olan arkadaşıyla benim çöpümü çatmaya karar vermiş. bu kararı almasında da en büyük etken boy ve kilolarımızın denkliği olmuş. bu düz mantık karşısında zaten bir an tutulmuştu dilim, ama açık açık "zaten siz kendiniz gibisiyle evlenmelisiniz, başkasıyla olmayacağını sen de biliyorsun" gibi bir laf duyunca hepten kalakaldım ortada. daha doğrusu o sırada dilimin ucuna kadar gelen küfürün iş ortamında yeri olmadığı için sesimi çıkaramadım.

    demekki neymiş? şişman olmak, normal kiloda olanlara hiç yaklaşmadan kendi kilona yakın olanlarla arkadaşlık etmeni ve onlardan birine kapak atıp (bana ait değil bu laf) evlenmeni gerektiren bir durummuş. ortak ilgi alanları, dünyaların uyuşması, tensel çekim falan bahane: maksat, başkasına musallat olup dükkanın önünü kapatmayalım.

    hadi ikiledim ben, anca giderim.
  • gidilecek yolu ağır ağır adımlarken insanlarla göz göze gelmemeye çalışmaktır. *
  • her akşam yuvarladığım bir paket milka karamelli yüzünden yavaş yavaş yaklaştığım nokta. son nokta olmamasını dilerim.
  • gittikçe eşiği düşen ve konuya, zamana, coğrafyaya göre de değişiklik gösteren bir olay.

    şişmanlık ve şişman olmak farklıdır denmiş; doğru denmiş. şişman olmak için daha çok kişinin kendisini nasıl hissettiğine bağlı bir durum diyebiliriz çünkü. şişmanlık belli tıbbi kriterleri olan bir durumken "şişman olmak" anoreksik bir insanın kendi algısı dahilinde 45 kilo olması dahi olabilir. doğrudan şişman diyebileceğimiz insanlar, gözle görünür şekilde kilo fazlası olanlar ve bunu bir fiziksel bozukluk gibi taşıyanlardır. oysa bazen sadece balık etli denebilecek hoş bir kadın şişmanlığından yakınabiliyor, hatta benim zayıf diye sınıflandırabileceğim insanlar kendi meslekleri ve çevreleri gereğince birbirleri için rahatça "şişman" diyebiliyorlar. bu sosyete içinde ikinci teknesini alamayan gencin kendini fakir hissetmesi gibi olsa gerek.

    şişman olma eşiğini böylesine düşürmemek gerek. insanların üzerindeki türlü streslerin içine gün geçtikçe görünüm ve estetik kaygısı da yüklendikçe yükleniyor. tabii insanoğlu her zaman "hoş" görünmek ister, tek sıkıntı türlü görsel dayatmalar desteğiyle bu "hoş" tanımını gittikçe sabitleşen çok dar kalıplara sokmaya başlamamız. bu nedenle elinizden geldiğince şişman hissetmemeye, hissettirmemeye çalışın. bu sizin değil, insan bedenini kalıplaştırmaya çalışan zihinlerin ayıbı. ama şişmanlığın da sağlığınız için kötü olduğunu unutmayın tabii, toplumun acımasız ve ayrımcı yüzünü de.
  • sisman olmak ustesinden gelinebilecek bir durum olmakla beraber, bir secim degildir.

    istahli olmayan birisinin istahli insanlari degerlendirirken anlamasi nispeten daha zor olan sey, istahin en az sigara bagimliligi kadar kuvvetli bir gercekligi olmasidir. istah denen olgu irade ile zararsiz bir hale sokulabilir, bu imkansiz degildir. ancak kuvvetli bir istahla savasmak, zayif gelip zayif giden insanlarin haberinin bile olmadigi degisik bir varolustur. hepimizin de bildigi uzere saglikli beslenme ve spor ikilisi dunya uzerinde anlamasi en kolay kilo verme yontemidir-- halinden memnun olmayan kimi sisman insanlarin ise sisman olmaya devam etmesi ya da liposuction, diyet haplari gibi alternatiflere yonelmesinin sebebi, nasil kilo verilmesi gerektigini bilmemeleri degil, istahlarinin inatciligi yuzunden bildiklerini uygulamanin son derece zor olmasidir.

    kisinin medya ve cesitli diger organlar uzerinden pazarlanan mukemmel insan imajina uymayan bir vucut yapisina sahip olmamasi da son derece dogaldir. ha demiyorum ki spor yapmayalim, hic bir seyi takmayalim, sadece yemek yiyelim, istah iyidir superdir oh. aksine, cocuklukta kazandirilacak duzenli beslenme yontemleri, spor aliskanligi, saglikli bir istaha sahip saglikli bireylerin yetismesinde cok buyuk rol oynayacaktir. ayrica, sisman insanlarin istahli olduklarini kabullenmelerinin uzerine, midelerini yag, sodyum, seker, tatlandirici, ya da misir surubu iceren besinler yerine, mideyi dolduracak ve lif acisindan zengin (sossuz) salata malata yemeleri, kendilerine saglik acisindan kisa ve uzun vadede yardimci olacaktir. kilo vermeyi yemek yemeyi birden bire cok azaltip istahlarini daha da kamcilamaktansa, nispeten daha yavas, ama daha kararli adimlarla gerceklestirmeleri kendileri yararina olacaktir.
  • bundan 2-3 sene once, layikiyla icinde bulundugum sifattir. dile kolay, 1.70 boy ile tam tamina 120 kilo olmak.. o zamanlar ne yedigimi ne ictigimi bile hatirlamiyorum. sosyal acidan da her an depresyonda olmak durumunda hissettigimden kendimi yemeye ve icmeye vermis olmam olasi, cunku toplumun gercekleri bize boyle dayatiyor, arkadaslara yonelen "neden benim kiz arkadasim olmuyor, olamiyor" sorularina alinan " abi biraz kilo versen olur", "bak az zayifla goreceksin kizlar pesinden kosacak" turu gazlari alan yari depresif bunye, biraz da " ulan bugune kadar ye ye ye bu hale geldik, ee noldu yani, ne kazandik, bundan sonra yemicem ulan" da diyerek; arkadaslarin da destegiyle spora baslar, haftada 2-3 kez, once yaklasik 30-40 dakika basketbol oynanir, daha sonra kosu bantlari ve agirliklar..

    ilk baslarda tabi salonda agirliklarla ugrasmak daha karizmatik gorunur, zamanin tumu neredeyse kas calisilarak gecirilir. arkadaslarin, " abi bak biraz da bantta yuru, airwalk yap, senin icin daha yararli, biraz gobegi erit o zaman kas yap acayip olur" gazlari pek dinlenmez cunku bantta yurumenin dis gorunuse etkisi olmayacagi dusunulur..
    zaten spora yeni baslanan zamanlarda kilo degisiminin kolay olmadigini bircok kisi bilir, ben de " abi olmuyo iste spor da yaptik bir ise yaramiyo, birakacam ben" diyerek caymaya cok calistim; sagolsunlar biraktirmadilar. az biraz da kas oldu tabi o aralar, agirliklar yukseldikce yukseldi, kollar kalinlasti falan " olm ayibogan gibi oldun" diyorlardi bir ara, en azindan sisman ama kaslicaydim da.. kas yapmak kilo vermekten daha kolay gelmisti bana ilk zamanlar..

    ondan sonra dedim ben zayiflayacam da, bu boyle olmaz. basladim haftada 3 gun kosu bantlarinda, airwalk aletlerinde kalori saymaya, aletlerin dedigine gore 1000 er 1000 er yaktik kalorileri.. dustuk 90-100 kilo civarlarina, tabi bu arada da gunde 3 ogun yenen burger king bilmemne xxl menuleri oldu kucuk boy tavukburger menu, cunku ozellikle spordan sonra istahimin asiri bicimde kesildigini farkettim, tabi biraz da az da olsa zayiflayabilmenin verdigi mutluluk..

    dersler kotu gidiyordu tabi o zamanlar, hayatta dogru durust hicbirseyi basaramamis bana zayiflayabilmek inanilmaz bir ozguven depolamisti, en azindan bunu basarabiliyordum, yapmam gereken tek sey bantta deliler gibi kosup, az yemekti, gerisi geliyordu kendiliginden..

    85 kilo civarlarindaydim sanirim ki, olan oldu; "buraya kadar indim, ben en zayif olacagim" dedim, zaten bir suredir sadece aksam yemegi yiyordum ama istedigim kadar yiyordum, bundan sonra ise sadece aksam, bir tabak sebze yemegi, onun disinda litrelerce su, kahve ne olursa artik.. kahvemden ve cayimdan sekeri tamamen cikardigim nokta da bu zamana tekabul eder.. bu noktadan sonra, yaklasik bir sene oncesince 57 kiloya kadar dustum.

    simdi mi? bu sabah 59.8 ciktim, su anda halimden cok mutlu degilim, 56-57 kilo civariyken kendimi daha mutlu hisettigimi hatirliyorum, son birkac aydir sporu da tamamen kestim, aslinda son zamanda arada abur cubur da yiyorum ama iste 3-4 kilo fark etti ancak birkac ay once bunlari asla yapamazdim, cunku tamamen anoreksiyaya teslim olmus durumdaydim, gercek anlamda anoreksiya olmasa bile, yemek yemeyi tamamen reddediyordum, en yagsiz sebze yemeklerinden gunde bir tabak belki.

    herseyi en limitlerinde yapmak, iyi birsey degil ancak benim yaptigim buydu, en sismanken de en zayifken de doktor kapisindan gecmedim, kan sekeri kolesterol umurumda olan seyler degildi, zira hala degil..

    ancak bildigim tek bir sey var ki sisman olmak insanin ozguvenini yerle bir eden bir olgu, zayiflandiginda, etrafdan duyulan iltifatlar ( tabi basta iltifat, benim gibi sonuna kadar giderseniz " olecen lan artik ye biraz, bu ne hal iskelet olmussun" yorumlarina donusebiliyor) gercekten yasama dair birseyler basarabildigimi hissettirdi bana.

    ha kiz mi, 4-5 aydir amerikadayim, ortamlara da takiliyorum ama hala yok, kizlarla konusabilmek bambaska bir olaymis onu da anladim..
    hayat zor, sismanina da zayifina da...

    edit: ozel istek uzerine, okumayi kolaylastirmak amaciyla paragraflarin aralarina birer satir bosluk konuldu..
  • bir nevi kapitülasyondur.

    insanlar sizi çok kolay hatırlar. adınızı bilmezler ama şişman olduğunuzdan hemen akıllara gelir ve bir tatlı tebessümle anılırsınız. çünkü güzel hatırlanmak ayrıcalıktır.

    şişmanlar, kışın da tişörtle dolaşabilirler. taşıdıkları yedişer kat et ve yağ tabakası, onları sibirya soğuklarına da, balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı hava tabakasına da karşı korur. çirozların soğuktan götü donarken, biz şişmanlar, evet, biz şişmanlar terden sırılsıklam oluruz. gerçi, hiçbir şey yapmasak da, koltukta-sandalyede boş boş otursak da yine sırılsıklam terleriz, napalım, böyle yazmış yazımızı ulu manitu! ya yemek vaktini bekleriz ya da beklemeyiz hemen yeriz. ama yine de herkes üşürken, tişörtle dolaşmak, değişik haz verir insana...

    vücut kitle indeksini ortalamış, optimum değerleri tutturmuş olan insanlarla beraber balık etli insanlar, zayıf insanlara karşı mesafeli dururlar. çünkü inanışa göre zayıf insanlar; kinci, sinsi ve kıskanç olurlar. halbuki şişman insanlar sempatik ve mutlu diye bilinir. * şişman insanları geçtim, hiçbir insanın mutlu olamadığı şu gezegende, mutlu insan olarak addedilmek de bir ayrıcalıktır.

    diyetteyim bozamam şekerim, bu akşam çok yemişim daha fazla yiyemem, formumu korumalıyım gibisinden cümleler hiç ağzımızdan çıkmaz. çünkü böyle dertlerimiz yoktur. şişman olmak, rahatlıktır. kalıplaşmış yağlar, etler kendi kendini korur zaten. korumamız gereken tek şey, kırmızı yanaklarımızdır.

    halı sahada kaleci olmaya zorlansak da, kendini bilmezler tarafından yastık muamelesi görsek de, oy tombulum tombulum diyerek dalga geçseniz de şişman olmak okuduğunuz üzere ayrıcalıklı bir durumdur, kullanışlıdır.