1. obesite amerika kıtasından dünyaya yayılan bir hastalık sayılmadan öncesinden beri dillendirilen bir inanç. gerçekten de şişman kategorisinde gördüğünüz kişilere bakın, genellikle güler yüzlü, bol kahkalı, vazgeçtim dünyadan, ben keyfimi sürüyorum, ohh biraz daha çukulata daha çok mutluluk modunda takılan kişiler olduklarını fark edeceksiniz. ancak biraz içlerine girdiğinizde, genellikle kendilerine bir nedenle eziyet eden ve pek de mutlu olmadıkları gibi, acı çeken insanlar olduklarını görebilirsiniz. sakın şaşırmayın...

    tersi bir önerme için; mutlu insanların şişmanladıkları görüşünü de gözden geçirebiliriz ama ekstra kestra kilolar yüzünden bu kadar da mutlu olmanın alemi yok.
    (bkz: sismanladikca gozlerin guzellesmesi)
  2. (bkz: yalan) "ne kadar iki boyutlu isen o kadar insansın, ancak boy-kilo oranın anoreksi sınırlarına yakınsa güzel, çekici, beğenen, istenen bir kişi olarak addedilebilirsin, çeşitli ruhsal gereksinimlerini karşılayabilirsin." diyen halihazırdaki bulimik üreteçi dünya görüşü sayesinde artık hemen hemen tüm şişmanlar halinden hoşnutsuz insanlardır. mutsuz ama neşelilerdir - o da şansları ve dayanma güçleri varsa.
  3. "şişmanım ve bununla gurur duyuyorum" diyen insanlardır. kendileriyle barışık olduklarını göstermenin bir yoludur bu. -bunu sadece şişmanlarla sınırlandıramayız- fiziksel bir bozukluğa sahip her insan bilinçaltında eziklik -ağır olmuş farkındayım, "zihinsel bir sorun" diyelim- taşır malesef. bu tarz insanlar kendilerine yeterince sevgi veremediklerinden her zaman etrafında birileri olsun isterler, çünkü onlardan alacakları sevgiye ihtiyaç duyarlar. -her insan sevgiye ihtiyaç duyar, ama bu tarz insanlar daha fazla...-

    yanlış anlaşıldığı için devam ediyorum. şişman oldukları için bunalıma girip kendilerini eve kapatıp kimseyle görüşmemek yerine bu yolu seçmişlerdir, ki böylesi çok daha mantıklı. fakat bir ihtimal bu amaç uğruna kendilerini mutlu etmek adına başkalarını üzme yoluna girebiliyor. bunun haricinde mutlu olsunlar tabi ki, kendilerini sevsinler mutlu olsunlar, hepimiz olalım, hiçbirimiz mükemmel değiliz.

    ayrıca tüm bu yazdıklarım bir genellemedir, her şişman için geçerli değildir demekte yarar görüyorum.
  4. 130kg biri olarak soleyebilirim ki tamamen yalandır
  5. mulu ve çok gülen insanlarda seratonin hormonu fazla salgılanır. benim bilmediğim bir mekanizmadan dolayı da seratonin vücutta yağ birikimini arttırır. dolayısıyla şişmanlar mutlu insanlardır. (bkz: fesatların zayıf olması)
  6. şişman insanın mutlu olmasinin nedeni yıllardır kendiyle dalga gecebilme basarısının ardından artık cevrede gordugu herseyin komik yanını farketmektir. yolda yururken ondeki amcanın beyaz corap giymesi, alterno hatunun profilden neşe karaböcekebenzemesi, ya da 5 kiloluk papates filesini atlas edasıyla tasıyan genç gibi her şey gülmeye neden olabilir. ama aslında sisman insanlarında içinde fırtınalar kopuyordur onlar yıllardır sevdikleri hoslandıkları insanlar tarafından reddediliyordur ama olsun ne farkeder zaten kız regl gunlerinde kendini kraliçe elizabeth sanmaktadır denir.
    bana kalırsa ben gayet mutlu ve mesudum bir şişman olarak su ana kadar tek şişman ve mutsuzluğu birleştirdiğim an southparkta southparks flag bolumunun sonunda kahpe wendynin cartmani opup sonra zayif olan stane donmesidir. ama olsun zaten ilerleyen bolumlerde wendy iyice işi orospuluga vurup zengin zenci tokenla cikar kahpedir işte.şişman gururlu mutlu gencle oynamis ve terketmiştir.
  7. superiority kisvesi altına saklanmış bi inferiority olabilir.ama bazılarına da sismanlık cidden yakışıyo yaw.hepsini yargılamamak lazım bu herifler aslında mutlu falan değil ayak yapıyolar diye
  8. bu aslında şişman insanların zayıf insanlara nispeten daha mutlu olması anlamına gelen bir ifadedir ve ardında sakladığı gerçek aslında şişmanların daha mutlu değil de zayıfların daha mutsuz olduğudur; çünkü zayıfların bir kısmı (kasten zayıf olup zayıf kalmak için abartmadan da olsa çaba gösterenler) şişmanlamamak için kendilerini kıymalı börek,fırın makarna olsun efenim keşkül, kazandibi veya alkolün envai türü olsun çeşitli nimetlerden uzak tutmakta, yedikleri zaman bile bir vicdan azabı çekmektedirler. zayıflamak isteyen bazı şişmanlar da bu vicdan azabını çekseler de zayıfların azabı daha fazladır; çünkü mecazi anlamda kaybedecek birşeyleri vardır (bkz: kaybedecek birşeyi olmamak); yani hali hazırda zayıftırlar. şişmanların ise, mecazi anlamda kaybedecek birşeyleri yoktur; zaten şişmandırlar; en fazla zayıflamazlar. ayrıca bu nimetlerden faydalanmayan bu zayıf grubu, bu nedenle toplantı olsun, gece partisi olsun yeme içme toplantısı olsun (var böyle birşey) bu tip yerlere fazla karışmaz, sosyalleşmelerini daha ziyade spor salonlarında gerçekleştirirler. bu nedenle zayıf kalmak isteyenlerin bilinçaltında sinsice yerleşmiş bir stres faktörü vardır; zayıf kalmak, yememek, içmemek, ne bileyim spor yapmak falan. şişmanlarda ise bu stres faktörü olmadığı için (onların da başka entrylerin konusunu oluşturan başka sorunları vardır) şişmanlar zayıflardan daha mutludur. ayrıca (bkz: bu da dahil bütün genellemeler yanlıştır)
  9. belki de kendilerini açlık grevine sokmak yerine istedikleri gibi yemeyi seçmiş olduklarından dolayı beyinlerinde bol miktarda glikoz bulundurup fütursuzca serotonin salgılayabilmeleriyle açıklanabilecek durumdur. hangimiz bir porsiyon iskenderle dünyalar mutlusu olmuyoruz, hangimiz yiyememe*** halinde 20 sıfırcı hoca uyuzluğunda ters aksi ve huysuz olmuyoruz ki?

şişmanların mutlu insanlar olması hakkında bilgi verin